Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24102 E. 2023/9511 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24102
KARAR NO : 2023/9511
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1 … Cumhuriyet Başsavcılığının 30.10.2017 tarihli ve 2017/31083 Esas sayılı iddianamesiyle sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c, 39, 53/1, 58, 63. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.03.2018 tarihli ve 2017/302 Esas, 2018/46 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-c, 168/3-2, 62/1, 53/1, 63/1, 58/7. maddeler uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 25.10.2018 tarihli ve 2018/2062 Esas 2018/2331 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1.Sanığın yağma eyleminde bulunmadığına,
3.Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun olay tarihinde saat 16.00 sıralarında İETT otobüs durağında beklediği sırada çantasında bulunan cüzdanının sanık ve yanında bulunan kimliği tespit edilemeyen şahıslarca çalındığı, mağdurun otobüse bindiği sırada … kartını çıkarmak amacıyla cüzdanını kontrol ettiğinde çantasında cüzdanının olmadığını fark ederek otobüsten indiği ve cüzdanının çaldığını düşündüğü sanık ve yanında bulunan şahısların arkasından giderek sanığın yanında bulunan bayan şahsı yakaladığı, bayan şahıstan cüzdanını vermesini istediği bunun üzerine bayan şahsın, suça konu cüzdanı çıkartarak mağdura verdiği, mağdurun cüzdanını kontrol ettiğinde içerisinde 600 USD’nin bulunmadığını görmesi üzerine sanık ve yanında bulunanlardan parasını istediği, bu sırada bayan şahsın kolunu tutması üzerine sanığın yanında bulunan kimliği tespit edilemeyen erkek şahsın üzerinde bulunan bıçağı çıkartarak mağdurun uzaklaşması amacıyla birkaç kez salladığı, bu sırada sanığın, yanında bulunan erkek şahıstan bıçağı aldığı ve yanında bulunan şahıslarla mağdurdan uzaklaştığı, bu sırada mağdurun şahısların kimliğini tespit etmek ve yaşanılanları delillendirmek amacıyla cep telefonu ile kayıt yapmaya başladığı, sanığın elinde bulunan bıçağı uzaktan mağdura göstererek tehdit ettiği, bu sırada olay yerinde bulunan vatandaşların olaya müdahalede bulundukları, polisin de olay yerine gelmesi üzerine sanığın olay yerinde yakalandığı, diğer şahısların ise yakalanamayarak olay yerinden kaçarak uzaklaştıkları, eylemin ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Tanık K.K.’nin mağduru doğrulayan ”Huzurdaki sanığın mağdura bıçak salladığını gördüm” şeklindeki soruşturma ve mahkeme aşamasındaki beyanı dosyada mevcuttur.

3. Yakalama tutanağı dosyada mevcuttur.

4. Mağdurun “Bıçağı sanığın kardeşi çıkardı, ama bıçağı kardeşinin elinden huzurdaki sanık aldı, kardeşi bıçakla benim üzerime geliyordu. Sanık bıçakla benim üzerime yürümedi. Sanık, sanığın kardeşi bana bıçakla zarar vermesin diye bıçağı kardeşinden aldı. Ancak uzaktan telefon kaydına aldığımda bıçağı çıkaran ve bana gösteren huzurdaki sanıktır” şeklindeki beyanı dosyada mevcuttur.

5. Sanığın kimliği tespit edilemeyen diğer şahıslarla birlikte fiili iştirakinin bulunduğu, tevil yollu ikrarı dosyada mevcuttur.

6. Sanığın yakınlarının kovuşturma aşamasında müştekinin zararını giderdiği dosyada mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
B. Sanık hakkında tekerrüre esas alınan 07.05.2016 kesinleşme tarihli … 49. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/238 Esas, 2016/236 Karar sayılı ilamındaki mahkumiyetin TCK’nın 141/1. maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin olması ve hükümden sonra 02.12.2016 tarihinde 29906 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK’nın 253. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendine eklenen alt bendler arasında yer alan ve 5237 sayılı TCK’nın TCK’nın 141/1 maddesinde tanımı yapılan basit hırsızlık suçunun da uzlaşma kapsamına alındığının anlaşılması karşısında; 5237 sayılı TCK’nın 7/2. maddesi uyarınca; ”Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” hükmü de gözetilerek 6763 sayılı Kanunun 35. maddesi ile değişik CMK’nın 254. maddesi uyarınca aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usûle göre uzlaştırma işlemleri yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilip haklarında bahsedilen ilamın esas alınarak TCK’nın 58. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususu infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilerek bozma nedeni yapılmamıştır.

C. Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malı zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır.

Somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun otobüse bindiği sırada … kartını çıkarmak amacıyla cüzdanını kontrol ettiğinde çantasında cüzdanının olmadığını fark ettiği, bu ana kadar mağdurda cüzdanının alındığı bilgisinin olmadığı, cüzdanın mağdurun hakimiyet alanından çıktığı ve mağdurun otobüsten indiği ve cüzdanı aradığı bulamayınca sanık ve yanında bulunan şahısların arkasından giderek sanığın yanında bulunan bayan şahsı yakaladığı, bayan şahıstan cüzdanını vermesini istediği bunun üzerine bayan şahsın, suça konu cüzdanı çıkartarak mağdura verdiği, mağdurun cüzdanını kontrol ettiğinde içerisinde 600 USD’nin bulunmadığını görmesi üzerine sanık ve yanında bulunanlardan parasını istediği, bu sırada bayan şahsın kolunu tutması üzerine sanığın yanında bulunan kimliği tespit edilemeyen erkek şahsın üzerinde bulunan bıçağı çıkartarak mağdurun uzaklaşması amacıyla birkaç kez salladığı, bu sırada sanığın yanında bulunan erkek şahıstan bıçağı aldığı ve yanında bulunan şahıslarla mağdurdan uzaklaştığı, bu sırada mağdurun şahısların kimliğini tespit etmek ve yaşanılanları delillendirmek amacıyla cep telefonu ile kayıt yapmaya başladığı, sanığın elinde bulunan bıçağı uzaktan mağdura göstererek tehdit ettiği eylemde cüzdanın müştekinin hakimiyet alanından çıktıktan sonra, sıcak takip olmadan ve dolayısıyla hırsızlık eylemi tamamlandıktan sonra uygulanan cebir veya tehdidin eylemi yağmaya dönüştürmeyeceğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 142/2-b, 106/2-a-c maddelerinde düzenlenen nitelikli hırsızlık ve birden fazla kişiyle silahla tehdit suçlarını oluşturduğu gözetilmeden delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 25.10.2018 tarihli ve 2018/2062 Esas, 2018/2331 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sonuç ceza miktarı açısından sanığın kazanılmış hakkının dikkate alınmasına,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.