Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24146 E. 2023/9967 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24146
KARAR NO : 2023/9967
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 07.04.2017 tarihli ve 2017/16476 Soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) ve (e) bentleri, 53 ve 63 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.03.2019 tarihli ve 2017/152 Esas, 2019/138 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.02.2021 tarihli ve 2019/1750 Esas, 2021/420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi,
Katılanın telefonunu yere düşürdüğü ve sanığın yere düşen telefonu alması dolayısıyla tehdit ve cebir kullanılmadığı böylece suçun maddi ve manevi unsurları itibariyle oluşmadığına ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ile hakkında güveni kötüye kullanma suçundan mahkûmiyet kararı verilen …’ın arkadaş oldukları, …’ın katılandan babasına ait kaynak ve spiral makinesini bir süreliğine ödünç istediği, katılan tarafından makinelerin verildiği, aradan bir hafta geçmesi üzerine … tarafından makinelerin iade edilmediği bunun üzerine katılan ile …’ın makineleri almak üzere makinelerin bırakıldığı yere gittikleri sırada … ile husumetli olan sanık ile karşılaştıkları, katılan ile …’ın ayrı yöne kaçtıkları, katılanın tekrar makineleri almak için tek başına makinelerin bulunduğu yere döndüğü, katılanın bu esnada yani 08.03.2017 günü saat 22.00 sıralarında sanık ile karşılaştığı, …’ın katılanı aradığı, telefonda …’ın sesini duyan sanığın telefonu katılanın elinden aldığı, katılan telefonunu sanıktan geri isteyince sanığın katılana tokat atarak telefonu geri iade etmediği ve bu telefonu tanık …’ye 200,00 TL karşılığında sattığı, kolluk ekiplerince katılana ait cep telefonunun tanık …’den alınarak teslim edildiği, sanık …’in suçtan elde ettiği parayı tanığa iade etmeyerek zararı gidermediği maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Katılanın kovuşturma aşamasındaki beyanında sanığın kendisine telefonunu geri vermemek için bıçak çektiğini beyan ettiği görülmüştür.

3. … soruşturma aşamasındaki ifadesinde, sanık ile karşılaştıklarını ve katılanın sonradan makinelerin olduğu yere tek başına döndüğüne dair ifade de bulunduğu belirlenmiştir.

4. Tanık …’nin telefonun sanık tarafından kendisine satıldığına ve zararının giderilmediğine dair beyanları dosya içerisindedir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Yağma Suçunun Unsurları İtibariyle Oluşmadığına Dair Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın aşamalarda değişmeyen istikrarlı beyanları, …’ın suç tarihinde katılanın yanında olduğuna ve husumetli olduğu sanık ile karşılaştığına dair aşamalarda değişmeyen beyanları, tanık …’nin katılana ait telefonun sanık tarafından kendine satıldığına dair beyanları, sanığın suç tarihinde katılanın telefonunu düşürdüğüne ve kendisinin aldığına dair beyanları karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 26.02.2021 tarihli ve 2019/1750 Esas, 2021/420 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.