YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24147
KARAR NO : 2023/10040
KARAR TARİHİ : 13.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke Cumhuriyet Başsavcılığının 27.09.2019 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, 35, 53 ve 58 maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2020 tarihli ve 2019/389 Esas, 2020/107 Karar sayılı kararı ile sanığın nitelikli yağma suçundan beraatine karar verilmiştir.
3. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 12.03.2020 tarihli ve 2019/389 Esas, 2020/107 Karar sayılı kararına yönelik o yer Cumhuriyet savcısı tarafından istinaf talebinde bulunulması üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince duruşma açılarak yapılan yargılamada, 10.06.2021 tarihli ve 2020/1754 Esas, 2021/1662 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararının kaldırılmasına ve sanık hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 62, 53. maddeleri gereğince 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebebi
Suçu işlemediğine beraat kararı verilmesi gerektiğine,
B.Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
Suçun ispatlanmadığına, aralarında husumet bulunması nedeniyle mağdurun beyanlarına itibar edilemeyeceğine, beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın ifadelerinde, tatil pazarının içerisinde bulunduğu sırada pazar tezgahının üzerine çıkıp uyuduğunu, o sırada kendi telefonunun yere düştüğünü, mağdur …’ın telefonu gelip yattığı tezgahın altından aldığını, mağdurun yanında bulunan …’ın kendisine “abi senin telefonunu … aldı, götürüp uyuşturucu madde satıcılarına verdi karşılığında …’ı kandırıp ona limon tuzu verdiler, telefonu almak istersen 200 TL para istiyorlar” demesi üzerine sanığın mağdurun babası katılan …’in dükkanına giderek durumu anlatması üzerine katılanın kendisine 200,00 TL ödeme yaptığını, bu parayı …’a vererek cep telefonunun getirmesini istediğini, telefonunu geri aldığında ise sim kart girişinin bıçakla açılmaya çalışılıp bozulduğunu görünce yeniden katılanın dükkanına giderek zararına karşılık para istediğini ancak katılanın para ödemediğini, olay günü mağduru görüp cep telefonunu neden çaldığını sorduğunu, mağdurun kendisine cep telefonunu sattığını, şahsın kendisine limon tuzu verdiğini ayrıca babasının cep telefon için 200,00 TL ödediğini söyleyince kendisine kızıp bağırdığını bunun üzerine mağdurun “bekle babam gelecek” diyerek bakkala gittiğini, mağdurdan veya babasından zorla para istemediğini beyan ettiği; mağdurun babasının telefon dükkanında bulunan tanık M.B ise ifadesinde, “mağdurun babasıyla sanığın aralarında telefon meselesini konuştuklarını duyduğunu, mağdurun babasının telefon meselesi nedeniyle sanığa 200,00 TL verdiğini, kendisinin yeğeni olan mağdurun yaramaz olmasından olaya karışmadığını” beyan ettiği, mağdur hakkında düzenlenen 02.07.2019 tarihli adli raporda, “sol omuz üstünde sıyrık, boyun sağ kısmında ödem, sol göz alt kısmında ve sağ göz üstünde kabuklu yara olduğu ayrıca basit tıbbi müdahale ile iyileşebilir” şeklinde belirtildiği, ancak mağdurun kovuşturma aşamasındaki ifadesinde, “bu yaralanmaların köpeğin saldırısı sonucu gerçekleştiğini” belirttiği ayrıca sanığın kendisine bıçak gösterip para istemesi akabinde olay yerinden bir fırsatını bulup kaçtığını beyan ettiği, sanığın mağdura bıçak gösterip boğazını sıkması akabinde mağdur olan çocuğun bir fırsat bulup olay yerinden kaçmasının mümkün görülmediği, yine mağdur beyanında sanığın kendisine bıçak gösterip para istemesinden 1 ay sonra … pazarının orada sanığı gördüğünü, sanığın kendisini yanına çağırdığını, yanında elektrikli bisikleti olduğunu ve bırakıp gidemediğinden dolayı sanığın yanına gitmek zorunda kaldığını, sanığa ”abi özür dilerim hakkında şikayetçi olmayacağım” dediğini beyan ettiği, ancak aralarında bulunan husumete rağmen bisikletini bırakıp gidemeyeceğinden sanığın yanına gitmesinin de hayatın olağan akışına uygun olmadığı, ceza yargılamasının en önemli ilkelerinden biri olan kuşkudan sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gerekçesiyle sanığın beraatine karar verildiği, anlaşılmıştır.
2. Mağdurun soruşturma aşamasındaki ifadesinde olayın meydana geliş şekliyle ilgili anlatımlarında, “.. … isimli bir çocuğun cep telefonu bulduğunu söyleyip kendisine verdiğini, yolda karılaştığı …’ın kendisine cep telefonunun sanığa ait olduğunu, bir iki gün önce cep telefonuna reset attığı için telefonu tanıdığını söylemesi üzerine telefonu …’a verdiğini ve birlikte gittikleri evinde …’ın cep telefonunu annesine verdiğini, …’ın annesi …’nin kendilerinden uyuşturucu madde almalarını istediğini, aldığı maddeyi babasına götürdüğünde babasının polise haber verdiğini daha sonra maddenin limon tuzu olduğunun anlaşıldığını, ertesi gün sanığın babasından önce cep telefonu parasını isteyip 200,00 TL aldığını, cep telefonundaki hasar nedeniyle de ayrıca para istediğini ancak babasının para vermediğini, sanığın olay tarihinde kendisini yakalayıp boğazını sıkarak siyah kılıf içerisinde yandan açılıp kapanan bıçağı çektiğini ve üzerinde ne var ne yok bana ver dediğini, bakkaldan alıp getireyim diyerek elinden kurtulduğunu” beyan ettiği; kovuşturma aşamasında ise, “.. sanığın cep telefonunu …’in verdiğini, o dönem uyuşturucu madde kullandığı için B.K.’nin uyuşturucu madde karşılığında birilerine veririz demesi nedeniyle kendisinin de B.K.’ye verdiğini, B.K.’nin telefonla yanından ayrılıp küçük poşet içerisinde bir şey getirdiğini bunun limon tozu olduğunu öğrendiğini olay günü alınan rapordaki yüzündeki ve kolundaki yaralanmaların köpeğin saldırısı sonucu gerçekleştiğini, para istenmesi ve telefonunun çalınmasıyla ilgisinin olmadığını, bu işleri B.K.’nin planlamış olabileceğini, olaydan 1 ay sonra gördüğü sanığın kendisini yanına çağırdığını, bu sırada elektrikli bisikletinin şarjının bitmiş olması nedeniyle bırakıp gidemediğinden sanığın yanına gitmek zorunda kaldığını ve şikayetçi olmuşsun hakkımda demesi üzerine “abi özür dilerim hakkında şikayetçi olmayacağım” dediğini beyan etmiştir.
3. Sanık aşamalardaki ifadelerinde özetle, “.. tatil pazarı içinde çakmak gazı çeken mağduru görünce kızarak nasihat ettiğini, sonrasında oturduğu bankta uyuya kaldığını bu sırada cebinden düşen cep telefonunu mağdurun aldığını gören …’ın kendisine, mağdurun cep telefonunu uyuşturucu madde satıcılarına verdiğini onu kandırıp limon tuzu verdiklerini, cep telefonunu alan kişilerin telefonu geri vermek için 200.00 TL istediklerini söylemesi üzerine mağdurun babasına durumu anlattığını 200,00 TL aldığını bu parayı …’a verip onun vasıtasıyla cep telefonunu geri aldığında arka kapağının, sim kartının bozuk olduğunu görünce tekrar mağdurun babasının dükkanına giderek telefonun halini gösterip 150,00 TL daha istediğini ancak para vermediklerini, olay günü de mağduru görüp telefonu neden çaldığını sorduğunda mağdurun kaçtığını, kendisine kızıp bağırdığını ancak vurmadığını ve bıçak çekmediğini” belirterek suçlamayı kabul etmemiştir.
4. Katılan … aşamalardaki ifadelerinde özetle, sanığın dükkanına gelerek oğlunun cep telefonunu çaldığını ve uyuşturucu satıcılarına verdiğini, kendi telefonunu almak için 200,00 TL para istediğini söyleyip para istediğinin bunun üzerine kendisine 200,00 TL para verdiğini, ertesi gün tekrar gelerek cep telefonunun arka kapağının, sim kartının bozuk olduğunu zararının giderilmesini isteyip para istediğini ancak para vermediğini beyan etmiştir.
5. Tanık M.B. ifadesinde, Mağdurun yeğeni, katılan …’in ise eniştesi olduğunu, katılanın dükkanına gittiğinde sanık ile cep telefonu nedeniyle tartışırken gördüğünü sanığın katılana, “oğlun benim telefonu çalmış, bu telefonu götürüp başkalarına satmış, o şahıslar da telefon karşılığında benden para istiyorlar parayı sen vereceksin ben de telefonumu alacağım” dediğini, katılanın 200,00 TL para verdiğini, sanığın ikinci gelişinde ise para vermediğini beyan etmiştir.
6. Mağdur hakkında düzenlenen 02.07.2019 tarihli adli muayene raporu dava dosyası içerisindedir.
7. Kolluk tarafından düzenlenen 02.07.2019 tarihli tutanakta, “olay günü saat 15.20 sıralarında yapılan anons üzerine gidilen adreste görüşülen mağdurun göstermesi ile cadde üzerinde yürürken görülen sanığın yakalandığı, yapılan üst aramasında pantolon kemerine takılı siyah kılıf içerisinde kabze kısmı 14 cm kesici kısmı 11.5 toplam uzunluğu 25.5 cm uzunluğunda kahverengi ahşap kabzeli çakı bıçağın muhafaza altına alındığı” belirtilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesince duruşma açılarak kurulan 10.06.2021 tarihli ve 2020/1754 Esas, 2021/1662 Karar sayılı kararı ile,
“..mağdur ve katılanın birbiri ile uyumlu beyanlarını destekleyen tanık beyanı, ihbar üzerine kolluk görevlilerince yakalanan sanığın yapılan üst aramasında suçta kullanıldığı bildirilen bıçağın bulunarak muhafaza altına alındığına dair düzenlenen tutanak, mağdurun boğaz kısmındaki yaralanmanın basit nitelikte olduğuna dair alınan adli raporu, adli emanete alınan eşya kapsamına göre; sanığın, suç tarihinden on gün kadar önce, bank üzerinde uyuduğu sırada cep telefonunun çalındığı, cep telefonunu mağdurun çaldığından şüphelenerek katılan …’e durumu anlatıp aldığı 200,00 TL’yi vererek satın alan şahıstan telefonunu hasarlı şekilde geri aldığı, telefonda oluşan zarar nedeniyle katılandan ayrıca 150,00 TL daha istediği, ancak katılanın para vermediği, olay tarihinde yolda karşılaştığı mağdurun boğazını sıkıp bıçakla tehdit ederek üzerinde ne varsa çıkarıp kendisine vermesini istediği, mağdurun sosyal ve ekonomik durumu, sanığın aşamalardaki savunmaları, katılanların beyanları birlikte değerlendirildiğinde sanığın kastının telefon çalınması nedeniyle oluşan zararını gidermeye yönelik olduğu sonuç ve kanaatine varıldığından sanığın eylemlerinin nitelikli yağma suçunu değil, hukuki ilişkiye dayanan alacığın tahsili amacıyla kasten yaralama ve silahla tehdit suçlarını oluşturduğu kanaatine varılmiş, sübut bulan üzerine atılı hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla kasten yaralama suçunu işlediği anlaşılmış ise de, TCK’nun 86/2 maddesinde yazılı suçun takibi şikayet bağlı olduğu, kayden 23/09/2002 doğumlu olduğu anlaşılan suçun mağduru …’ün ilk derece mahkemesinin 12/03/2020 tarihli duruşmasında şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşıldığından kasten yaralama suçundan davanın TCK’nun 73, 223/8 maddeleri uyarınca düşmesine, sanığın, üzerine atılı hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla silahla tehdit suçunu işlediği anlaşıldığından, TCK’nun 150/1 maddesi delaletiyle TCK’nun 106/2-a maddesi uyarınca, suçun işleniş biçimi, suçun işlendiği yer ve zaman, sanığın kastının ağırlığı, meydana gelen tehlikenin ağırlığı dikkate alındığında takdirde alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle cezalandırılmasına”
Gerekçesiyle “Hukuki Süreç” başlığının (3) paragrafında belirtildiği şekilde karar verildiği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suçun İspatlanmadığına, Aralarında Husumet Bulunması Nedeniyle Mağdurun Beyanlarına İtibar Edilemeyeceğine, Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine, İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurun aşamalardaki değişmeyen kararlı beyanları ile mağdur hakkında düzenlenen adli rapor, katılan ve tanık M.B.’nin birbirini doğrulayan uyumlu beyanları, sanığın aşamalardaki tevil yollu ikrarı, kolluk yakalama tutanağı, dikkate alındığında, toplanan tüm delillerin gerekçeli kararda tartışıldığı, suçun kesin delillerle sanık tarafından işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından belirtilen nedenlerle sanık ve müdafiin temyiz sebeplerine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesinin 10.06.2021 tarihli ve 2020/1754 Esas, 2021/1662 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiisince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda kararda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 21. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.04.2023 tarihinde karar verildi.