YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24226
KARAR NO : 2023/9809
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Karabük Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/915 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında yağma ve tehdit suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesi, 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Karabük Agır Ceza Mahkemesinin 26.04.2018 tarihli ve 2016/137 Esas, 2018/90 Karar sayılı kararıyla sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi, 63 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve mahsubuna karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Ceza Dairesinin 07.02.2019 tarihli ve 2018/2059 Esas, 2019/259 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında Ilk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, davaya katılma hakkı bulunmayan ve kendisini vekil ile temsil ettiren Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı İl müdürlüğü lehine vekalet ücretine hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi nedeniyle hüküm fıkrasından “Katılan Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’ne göre hesap edilen 4.360 TL vekalet ücretinin sanıktan alınarak katılan kuruma verilmesine,” ilişkin bölüm çıkartılmak suretiyle düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Suça konu telefonun sanık ve mağdur’un ortak kullanımında olması nedeniyle yağma suçunun maddi unsurlarının oluşmadığına,
2. Sanığın raporla %82 engelli olduğu sabit olduğundan eylemlerini kontrol edemediğine,
3. Mahkumiyet hükmünün ölçülülük ilkesine aykırılığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanık …’in olay günü mağdur kız kardeşine ait telefonunu almak istediği, mağdur …’nin telefonu vermek istememesi üzerine, saldırıp boğazını sıkarak mağduru basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaraladığı ve seni öldürürüm diyerek telefonu zorla mağdurun elinden aldığı anlaşılmıştır.
2. Mağdurun aşamalarda değişmeyen kendisine ait telefonun zorla alındığına ilişkin, tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Karabük Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından düzenlenen, işitme azlığı ve şizofreni tedaviyle çalışma olanağı vermeyen tanısıyla %82 engel oranı olduğunun tespit edildiği, 18.02.2015 tarihli kurul raporu dava dosyasında bulunmaktadır.
4. Karabük Adli Tıp Şube Müdürlüğü Adli Tıp Uzmanı tarafından düzenlenen cezai sorumluluğunun tam olduğunun bildirildiği 18.02.2016 tarihli rapor dava dosyasında bulunmaktadır.
5. Dördüncü Adli Tıp İhtisas Kurulunun 52581731-101-01.02-2017/103743/500 sayılı dosyada bulunan raporuna göre; sanığın, sanığı bulunduğu suça karşı cezai sorumluluğunun tam olduğu anlaşılmıştır.
6. … Toplum Sağlığı Merkezi Hekimi tarafından düzenlenen, mağdurun yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun tespit edildiği 06.07.2015 tarihli genel adli muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.
7. Tanıklar C.Ö.’nün mağdurun beyanlarını doğruladığı 07.07.2015 tarihli kolluk beyanı dava dosyasında bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. Suç Konu Telefonun Sanık ve Mağdur’un Ortak Kullanımında Olması Nedeniyle Yağma Suçunun Maddi Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayın Olay ve Olgular başlığı altında A paragrafı 1 numaralı bentte izah edildiği şekilde kabul edildiği ve sanığın cebir ve tehdit kullanarak mağdura ait mağdurda bulunan cep telefonunu alması şeklinde gerçekleşen eyleminde, nitelikli yağma suçunun unsurlarının oluştuğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın Raporla %82 Engelli Olduğu Sabit Olduğundan Eylemlerini Kontrol Edemediğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Olay ve Olgular başlığı altında A paragrafı 4 ve 5 numaralı bentlerde bilgilerine yer verilen Adli Tıp Kurumu raporlarına göre, sanığın cezai ehliyeti tam olduğu kabul edilmekle, sanık müdafiinin temyiz sebebine yönelik hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Mahkumiyet Hükmünün Ölçülülük İlkesine Aykırı İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden Yapılan İncelemede;
Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme Hakime ait ise de bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu bağlamda suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu, geçmişi hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosya ile uyumlu olması zorunludur. Bu açıklamalar ışığında mahkemenin 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca ölçülülük ilkesine uygun bir biçimde temel cezayı ve etkin pişmanlığa ilişkin indirim oranını belirlediği anlaşılmakla ileri sürülen temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Ceza Dairesinin 07.02.2019 tarihli ve 2018/2059 Esas, 2019/259 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Karabük Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesinin 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.