YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24231
KARAR NO : 2023/10183
KARAR TARİHİ : 26.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2016/62190 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-h, 53/1, 63. maddeleri uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 09.10.2017 tarih, 2016/421 Esas ve 2017/354 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a,c,h ,168/3, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 10.04.2018 tarihli ve 2018/378 Esas, 2018/850 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık … müdafii ile sanık …’nun istinaf talebi üzerine,
“… Bu açıklamalar ışığında somut olaya bakıldığında, UYAP kayıtlarına göre, hükmün açıklandığı 09/10/2017 tarihinde, başka bir suçtan … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğu anlaşılan ve duruşmalardan bağışık tutulmaya ilişkin talebi bulunmayan sanık …’ın bizzat veya … göstermesi halinde SEGBİS sistemi üzerinden hazır edilmesi sağlanmadan, yokluğunda kovuşturmanın bitirilmesi suretiyle 5271 sayılı CMK’nun 193/1, 289/1-e maddelerine aykırı davranılması,
Müştekinin aracını açık kimliği tespit edilemeyen bir bayanın durdurması üzerine sanık …’ın araca bindiği ve aracın konsolunda bulunan müştekiye ait cep telefonunu aldıktan sonra elindeki cam kırığını müştekiye göstererek ve kendisini yaralayacağı yönünde tehdit ederek “devam et” dediği ve müştekiye ait telefon ile birilerini aradığı, müştekinin “cep telefonumu geri ver sana para vereyim” demesi üzerine sanık …’ın 500,00 TL istediği, müştekinin yanında o kadar para olmadığını söylemesi üzerine araçla ATM’ye gittikleri, müştekinin ATM’den 200,00 TL para çekerek sanık …’a verdiği, sanık …’ın, parayı almasına rağmen cep telefonunu iade etmediği anlaşılan olayda; sanık …’ın telefonu ve parayı alması sırasında yanında kimliği tespit edilemeyen kadının bulunmadığı ve yağma suçunun birden fazla kişi ile birlikte işlenmediği gözetilmeden sanık … hakkında yağma suçundan hüküm kurulurken TCK’nun 149/1 maddesinin “a, h” bentlerinin yanında “c” bendinin de uygulanması suretiyle temel cezanın belirlenmesi,
Sanık …’ın yakalandığında cep telefonunu …’ya sattığını söylemesi üzerine sanık …’ya ulaşıldığı ve sanık …’nun telefonu tamirciye bıraktığını bildirmesi üzerine Ahmad Nakzan’dan alınan telefonun müştekiye iade edildiği, sanık …’ın cep telefonunu sattığı kişiden ücretini ödemek suretiyle geri alarak mağdura aynen iade etmek gibi bir davranışta bulunmadığı, satın alandan elde ettiği parayı kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma/kovuşturma makamlarına teslim etmediği, yine müştekiden aldığı 200,00 TL’yi de iade etmediği anlaşıldığına göre; sanık …’ın kovuşturma sırasında müştekinin zararını gidermek istediğini bildirmesi ve müştekinin zararının karşılanmasını istemediğini beyan etmesi karşısında; bir ödeme noktası belirlenip sanığa müştekinin 200,00 TL zararı ile kazanç müsderesine konu olabilecek 300,00 TL’yi karşılaması için makul bir süre tanındıktan sonra ve sonucuna göre; sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “kovuşturma sırasında sanığın etkin pişmanlık göstererek kısmi iade de bulunduğundan” bahisle sanık … hakkında TCK’nun 168/3 maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini “
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.06.2018 tarih, 2018/238 Esas ve 2018/299 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a, h, 168/3, 62/1, 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
5. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 07.02.2019 tarihli ve 2018/3380 Esas, 2019/335 Karar sayılı kararı ile “10.04.2018 tarihli bozma kararımızda da belirtildiği üzere; sanık …’ın yakalandığında suça konu cep telefonunu …’ya sattığını söylemesi üzerine suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçundan hakkında verilen mahkumiyet hükmü kesinleşen inceleme dışı sanık …’ya ulaşıldığı ve …’nun telefonu tamirciye bıraktığını bildirmesi üzerine Ahmad Nakzan’dan alınan telefonun müştekiye iade edildiği, sanık …’ın cep telefonunu sattığı kişiden ücretini ödemek suretiyle geri alarak mağdura aynen iade etmek gibi bir davranışta bulunmadığı, satın alandan elde ettiği parayı kazanç müsaderesine konu edilmek üzere soruşturma/kovuşturma makamlarına teslim etmediği, yine müştekiden aldığı 200,00 TL’yi de iade etmediği anlaşıldığına göre; sanık …’ın kovuşturma sırasında müştekinin zararını gidermek istediğini bildirmesi ve müştekinin zararının karşılanmasını istemediğini beyan etmesi karşısında; bir ödeme noktası belirlenip sanığa müştekinin 200,00 TL zararı ile kazanç müsderesine konu olabilecek 300,00 TL’yi karşılaması için makul bir süre tanındıktan sonra ve sonucuna göre; sanığın hukuki durumunun belirlenmesi gerekirken “olayda kazanç müsaderesinin koşulları bulunmadığından ve müştekinin sanıktan herhangi bir şey talep etmediğinden” bahisle sanık hakkında TCK’nun 168/3 maddesinin uygulanması suretiyle eksik ceza tayini, karşı istinaf talebi olmadığından hükmün düzeltilmesi veya davanın yeniden görülmesi nedeni yapılmamıştır. “nedeniyle eleştirerek, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri,
1. Eksik soruşturma nedeniyle delillerin tamamının toplanmadığına,
2. Sanığın lehine ve aleyhine bütün delillerin birlikte değerlendirilmesi sonucunda suçun sanık tarafından işlenmediğinin sabit olduğuna, sadece şüpheye dayalı mahkûmiyet kurulduğuna, beraatine karar verilmesine,
3. Yeniden yapılan yargılama neticesinde 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c maddesinin uygulanmamasına rağmen, sanığa aynı cezanın verilmesi hukuka aykırılık içerdiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın soruşturma aşamasında tevil yollu ikrarı, sanığın mağduru darp ettiğini belirtmesine karşın mağdurun olay tarihinde alınan adli raporunda darp cebir izinin bulunmaması, mağdurun aşamalarada değişmeyen beyanları, dosya kapsamında bulunan 31.08.2016 tarihli İş Bankası Şubesi güvenlik kamera kayıtları, tanık M.D.’ın soruşturma aşamasındaki sanığın kendisini mağdurun numarasından arayarak nerede olduğunu sorduğu ve araç ile alabileceğini söylediğine, sanığın yanında … ismini kullanan bir kızın düz saçlı 18-20 yaşlarında bir kızın gezdiğine yönelik, beyanları nazara alındığında sanık savunmalarının atılı suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Mağdurun aşamalarda özde değişmeyen beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.
3. Sanığın üzerine atılı suçu tevil yolu ile kabul ettiği görülmüştür.
4. 31.08.2016 tarihli İş Bankası Şubesi güvenlik kamera kayıtları görüntüsünü içerir, kolluğun düzenlediği 06.09.2016 tarihli güvenlik kamerası inceleme ve fotoğraflama tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
5. Tanık M.D.’ın kolluktaki beyanı, dava dışı sanık D.A.’nun beyanları dava dosyasında mevcuttur.
6. Sanığın adli sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Delil Yetersizliğine Ve Beraat Kararı Verilmesine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurun aşamalarda özde değişmeyen beyanları, sanığın savunması ile olay ve olgular bölümünde gösterilen diğer deliller karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Yeniden Yapılan Yargılama Neticesinde 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c Maddesinin Uygulanmamasına Rağmen, Aynı Cezanın Verilmesine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanığın kastı, suçu işleme şekli, suçu işlediği yer ve zaman, suç sonrası oluşan zarar göz önüne alındığında sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-h maddesindeki suçu oluşturduğu, birden fazla nitelikli halin ihlali teşdit sebebi olarak değerlendirilerek temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlendiği görüldüğünden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 07.02.2019 tarihli ve 2018/3380 Esas, 2019/335 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 5. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
26.04.2023 tarihinde karar verildi.