YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24258
KARAR NO : 2023/9898
KARAR TARİHİ : 10.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 24.06.2016 tarihli ve 2016/21956 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (h) bentleri ve 35 inci maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 8. Ağır Ceza Mahkemesinin, 30.10.2018 tarihli ve 2016/238 Esas, 2018/419 Karar sayılı Kararı ile; sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2019/274 Esas, 2019/396 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin başvurularının kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile, sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 2 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. 17.10.2015 tarihli olayı gören tanık olmamakla birlikte, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine,
2. Alt sınırdan uzaklaşılarak ceza tayinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Teşebbüs indirim oranı 1/4 oranına kadar yapılabilecekken 1/2 oranında teşebbüs indirim oranı belirlenmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin uygulanmamasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın ilk olarak 15.10.2015 tarihinde gece saat 00.00 sıralarında katılanın kapalı olan iş yerine gelerek kilitli olan kapıyı tıklatıp katılana açmasını söylediği, katılanın açmaması üzerine “açmazsan camlarını indiririm” dediği, katılanın kapıyı açmayıp camı açması üzerine “Oradan 50,00 TL ver” demesi üzerine katılanın para vermeyip kolluğu aradığı ve sanığa kolluğun geleceğini söylemesi üzerine sanığın olay yerinden ayrıldığı, olay tarihi olan 17.10.2018 günü sanığın katılanı bu kez yolda gördüğü ve yanına gelerek “Ben sana demedim mi benim paramı ver, parayı hazırlamadın mı lan” diyerek arka cebinden çıkarttığı bıçağı katılanın bacağına doğru salladığı, bu esnada bıçağın yere düşmesi üzerine bıçağı almaya çalışan katılanı tekme ile vurmak suretiyle yaralandığı, katılanın çevreden yardım istemesi üzerine parkta bulunan insanların geldiğini görmesi üzerine sanığın olay yerinden uzaklaştığı anlaşılmıştır.
2. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.
4. Olay yeri kamera görüntülerine göre olay yerinden kaçarken görülen şahsın sanık olduğuna dair Bilirkişi Raporu dosya içerisinde mevcuttur.
5. Katılanın sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiğine ilişkin 23.04.2016 tarihli araştırma ve fotoğraf teşhis tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
6. Dosya içerisinde bulunan 23.06.2016 tarihli katılana ait adli muayene raporuna göre, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı görülmüştür.
7. 28.04.2016 tarihli CD izleme tutanağı dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, iddia, sanık ve katılan beyanları ile tüm deliller birlikte değerlendirilmek suretiyle, suç vasfının nitelikli yağma suçunu oluşturduğu ancak sanık hakkında değer azlığı hükümlerinin uygulanması gerektiğinin kabulü ile sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
1. Beraat Etmesi Gerektiği Yönünden
Sanık hakkında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları ile bu beyanlarını doğrular nitelikteki yaralanmasına ilişkin adli rapor form içeriği, olay yerini gösterir kamera görüntülerinin çözümlenmesine ilişkin tutanak ve bilirkişi raporu, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik kaçamaklı savunmaları, teşhis tutanakları ve tüm dosya içeriği karşısında, sanığın eylemi sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ölçülülük İlkesine Aykırılık Yönünden
Ceza hukukunun temel ilkelerinden olan cezanın şahsileştirilmesi kuralının da amacı ceza ve sanık arasında uygun dengeyi sağlamaktır. İki sınır arasında cezayı belirleme Hakime ait ise de bu yetkinin kullanılmasında adalet ve nesafet kurallarına bağlı kalınması bu bağlamda suçun işleniş şekli, önemi, sebepleri, kanun ve nizamlara muhalefet derecesi, kastın yoğunluğu, sanığın sosyal durumu, geçmişi hususlarının göz önünde tutulmasının yanında bu konudaki gerekçenin dosya ile uyumlu olması zorunludur. Bu açıklamalar ışığında mahkemenin 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesi uyarınca ölçülülük ilkesine uygun bir biçimde temel cezayı, teşebbüs ve değer azlığına ilişkin indirim oranlarını belirlediği anlaşılmakla ileri sürülen temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Teşebbüste Orantılık İlkesi Yönünden
Teşebbüs uygulamasında suçun geldiği aşama da gözetilmek suretiyle meydana gelen zarar ve tehlikelerin ağırlığı dikkate alınarak 5237 sayılı Kanun’un 35 inci maddesi uygulanırken yapılan indirim oranında bir isabetsizlik görülmemiş olup, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Takdiri İndirim Yönünden
Hakim, failin geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkilerinin yanında her somut olayda değişebilecek ve önceden öngörülemeyecek nedenleri değerlendirerek bu hususta hak, adalet ve nesafet kurallarına uygun bir şekilde uygulama yapacaktır. Hakimin takdir yetkisi sınırsız değildir. Bütün kararlarda olduğu gibi takdiri indirimi uygulama ve uygulanmamasına ilişkin kararlar da gerekçeli olmalıdır. Bu gerekçe hak, adalet, nesafet kuralları ve dosya ile uyumlu olmalıdır.
Bu açıklamalar ışığında mahkemece “…Sanığın sabıka kaydına göre saptanan suç işlemeye eğilimli kişilik özelliği dikkate alınarak hakkında TCK’nın 62.maddesinin uygulanmasına yer olmadığına…” şeklindeki gerekçe ile sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 inci maddesinin birinci fıkrası gereği takdirî indirim sebebi uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiş ve sanık müdafiinin bu yöndeki temyiz istemi yerinde görülmemiş ve hükümde hukuka aykırlık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 27.02.2019 tarihli ve 2019/274 Esas, 2019/396 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 8. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
10.04.2023 tarihinde karar verildi.