YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24286
KARAR NO : 2023/9441
KARAR TARİHİ : 21.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 27.06.2016 tarihli ve 2014/71572 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin ikinci fıkrası, 149 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2017 tarihli ve 2016/278 Esas, 2017/450 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü ve ikinci fıkrası, 62 inci ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2018/944 Esas, 2019/71 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Mağdurun soyut beyanları dışında delil bulunmadığına
2.Mağdurun senedi evde imzalamadığına, sanığın mağdura senet imzalatan kişiler arasında bulunmadığına
3.Sanığın beraat etmesi gerektiğine
B.Sanık … … Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Sanığın eyleminin yağma değil, şantaj suçunu oluşturduğuna
2.Olayda bıçak kullanıldığına ve sanığın atılı suçu işlediğine dair mahkumiyetine yeter nitelikte delil bulunmadığına
3.Mağdurun mahkeme beyanında sanık hakkındaki teşhisinden emin olmadığını belirtmesine rağmen, soruşturma aşamasındaki ifadesi ve teşhisine üstünlük tanınmasının hukuka aykırılığına
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun sanık … ile erkek kardeşinin patronu olması vesilesiyle tanıştıkları, sanık …’in eşinin ceza evinde bulunduğu sırada mağdurun sanık …’e para yardımında bulunduğu, sanık …’in eşi cezaevinden çıktıktan sonra mağduru evlerine davet ettikleri, mağdurun sanık …’in evine gittiğinde evde bir başka kadının daha bulunduğu, sanık …’in mağdura kadınla aralarını yapabileceğini söylediği, ertesi gün sanık …’in mağduru tekrar aradığı, mağdurun tekrar …’in evine gittiği, sanığın eşinin evde bulunmadığı, önceki gün karşılaştığı kadının evde bulunduğu, sanık …’in mağdurdan 100,00 TL alıp bakkala gittiği, mağdur ile kadının cinsel ilişkiye girmek üzere hazırlandıkları sırada kadının mağduru evdeki odalardan birisine gönderip tuvalete gidip geleceğini söylediği, mağdurun odaya geçtiğinde eve sanık … ile polis olduğunu söyleyen; ancak kimliği saptanamayan bir kişinin geldiği, sanık …’in elindeki bıçakla mağduru tehdit ederek, mağdurdan 30.000,00 TL’lik senet aldığı, kendisini polis olarak tanıtan şahsın senedi imzalaması yönünde mağdura telkinde bulunduğu, bir miktar para verdiği takdirde senedi alıp kendisine iade edeceğini söylediği, mağdur ile evden çıkıp mağdurun kredi kartından 1.500,00 TL para çekmesini sağlayıp mağdurdan bu parayı aldığı, mağdurun daha sonra toplam 6.500,00 TL’yi doğrudan yada dolaylı olarak kendisini polis olarak tanıtan şahsa verdiği, aradan bir süre geçtikten sonra kimliği belirlenemeyen bu şahıstan imzalamış olduğu senedi geri aldığını düşünerek bir belge aldığı, ancak mağduru tanık olarak dinlenen avukatın arayıp kendisine elinde senedinin bulunduğunu, ödemediği takdirde icra takibi başlatacağını söylemesi üzerine avukatın bürosuna gidip senedi gördüğünde kendisine verilen belgenin imzalamış olduğu senet olmadığını anladığı anlaşılmıştır.
2. Mağdurun soruşturma aşamasında oluşa uygun ve tutarlı beyanları bulunmaktadır.
3. Kolluğun 15.09.2014 tarihli fotoğraftan teşhis tutanağında, mağdurun sanık … …’yı teşhis ettiği belirtilmektedir.
4. Cep telefonu inceleme raporunda; sanık … …’ya ait cep telefonunda 37 adet mağdur ile kimliği saptanamayan kadına ait fotoğraflar olduğu tespit edilmiştir.
5. Sanıklar aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemişlerdir.
6. Tanık Ş.K. soruşturmada alınan beyanında mağdurun borçlu olarak imzaladığı 30.000,00 TL bedelli senedi sanık … … ile temyiz dışı sanık F.S. tarafından icra takibi için kendisine getirildiğini beyan etmiştir.
7. Adli Emanetinin 2014/20976 emanet sırasında kayıtlı 30.07.2014 vade tarihli 30.000,00 TL miktarlı alacaklısı …, borçlusu … olan bono ile Adli Emanetinin 2014/19520 emanet sırasında kayıtlı borçlusu …, düzenlenme tarihi 21.06.2014 olan 30.000,00 TL değerli 1 adet 3 parçaya yırtılmış ve yırtılan parçaların birbirlerine bantla yapıştırılmış olduğu senet aslı bulunmaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Olayda Bıçak Kullanıldığına ve Atılı Suçun Sanıklar Tarafından İşlediğine Dair Mahkumiyetine Yeter Nitelikte Delil Bulunmadığına, Mağdurun Senedi Sanığın Evinde İmzalamadığına, Sanık …’in Mağdura Senet İmzalatan Kişiler Arasında Bulunmadığına ve Sanık …’in Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun aşamalardaki beyanları, sanıklar ile temyiz dışı sanıkların savunmaları ve kriminal raporlar karşısında, sanıkların eyleminin sabit olduğu, sanık …’ün diğer sanık … … ile birlikte olayın başından itibaren fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek, suç ortağının etkinlik ve gücünü arttırdığının anlaşılması karşısında 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca asli fail olarak eyleme katıldığı hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Sanığın Eyleminin Yağma Değil, Şantaj Suçunu Oluşturduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.
Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.
Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır.
Cebir veya tehdit, ”yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı” şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.
Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır.
Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; sanıkların fikir ve eylem birliği içerisinde mağduru bıçak göstererek ve ölümle tehdit ederek 30.000,00 TL bedelli senet imzalattıkları ve bu senedin iadesi karşılığında mağdurdan 6.500,00 TL para aldıklarının sabit olduğu anlaşılmakla eyleminin nitelikli yağma suçuna oluşturduğunu kabul eden ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Mağdurun Mahkeme Beyanında Sanık Hakkındaki Teşhisinden Emin Olmadığını Belirtmesine Rağmen, Soruşturma Aşamasındaki İfadesi ve Teşhisine Üstünlük Tanınmasının Hukuka Aykırılığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Tüm dosya kapsamına göre mağdurun soruşturma aşamasında olayın akışına uygun beyanları ile teşhisi ve sanık … …’nın cep telefonunda mağdura ait fotoğrafların ele geçirilmiş olması, yine tanık Ş.K. ile temyiz dışı sanık F.S.’nin beyanları ve adli emanete kayıtlı ve icra takibine konu senet bir arada değerlendirildiğinde, mağdurun kovuşturmada sanığı suçtan kurtarmak amacıyla teşhisinden emin olmadığına dair beyanına itibar edilmemesi gerektiği kanaatine varılmakla bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 16.01.2019 tarihli ve 2018/944 Esas, 2019/71 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
21.03.2023 tarihinde karar verildi.