YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24372
KARAR NO : 2023/8735
KARAR TARİHİ : 13.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2013/60903 soruşturma numaralı 18.11.2013 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanun (5237 sayılı Kanun) 141 nci maddesinin birinci fıkrası, 143 üncü maddesi ve 53 inci maddesi uyarınca hırsızlık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.04.2014 tarihli ve 2014/428 Esas, 2014/211 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin (a) ve (h) bentlerinin uygulanması ihtimaline binaen görevsizlik kararı ile dosyanın Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
3. … 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2014 tarihli ve 2014/307 Esas, 2014/518 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı kanunun 150 nci maddesinin birinci maddesi delaletiyle 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
4. … 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 03.12.2014 tarihli ve 2014/307 Esas, 2014/518 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizleri üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.02.2020 tarihli ve 2017/2106 Esas, 2020/461Karar sayılı kararı ile;
“Oluş ve dosya kapsamına göre; müşteki …’ın, sanığın silah satmasına aracılık ettiği, silahların parasını sattığı şahıslardan alamayan sanığın, müştekinin yanına gelerek konuşmak için telefon istediği, müştekinin de …’e ait cep telefonunu sanığa verdiği, telefon görüşmesinin ardından mağdurun telefonu geri istemesi üzerine, sanığın müştekiye bıçak göstererek telefonu vermeyeceğini söylemesi şeklinde gerçekleşen eyleminin, bir bütün olarak yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden, eylemin bölünmek suretiyle ve delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması”
Nedeniyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
5. … 3.Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2021 tarihli 2020/57 Esas, 2021/56 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebebi;
Hükmü temyiz etme iradesine,
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi,
1. Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 155 inci maddesini oluşturma ihtimali nedeniyle şikayet yokluğu ve alacağın tahsili nedeniyle düşme kararı verilmesi gerektiğine,
2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanığın bıçak kullandığına dair delil bulunmadığına ancak sanığın eyleminin sabit bulunması halinde 5237 sayılı Kanunun 144 üncü maddesi uyarınca hüküm kurulması gerektiğine,
4. Lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine,
C. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Oluş ve dosya içeriğine göre; sanığın mağdur … aracılığı ile kendisine ait olan iki adet av tüfeğini tanımadığı bir şahsa 900,00 TL’ye sattığı, sanığın sattığı tüfeklerin parasını alamaması üzerine, olay günü saat 22.30 sularında aracılık yapan mağdurun yanına gittiği, sanığın görüşme yapma bahanesi ile mağdurdan cep telefonunu vermesini istediği, kendi telefonu yanında olmayan mağdurun, arkadaşı olan katılan …’den telefonunu isteyerek görüşme yapması için sanığa verdiği, telefonu alan sanığın bir süre mağduru oyaladığı, daha sonra da telefonu mağdura geri vermediği, mağdur telefonu sanıktan istediği sırada sanığın belinde bulunan bıçağı çıkartıp mağdura doğrultarak “Vermiyorum, benim mallarım gelene kadar da senin canını, her türlü malını alacağım” diyerek tehdit ettiği ve mağdurun yanından katılana ait telefonla ayrıldığı şeklinde olayın gerçekleştiği anlaşılmıştır.
2. Katılan ile mağdurun aşamalarda değişmeyen ve birbiri ile çelişmeyen beyanları mevcuttur.
3. Sanık aşamalarda telefonu alacağına karşılık aldığını fakat tehdit etmediğini savunmuştur.
4. Dosya içerisinde 18.01.2021 tarihli cep telefonunun suç tarihindeki ikinci el değerinin tespitine ilişkin bilirkişi raporu mevcuttur.
5. Zarar giderimine ilişkin 24.02.2021 tarihli PTT dekontu fotokopisi dosya da bulunmaktadır.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Nedenleri
1.Mağdur ve katılanın beyanları, sanık savunmaları, bilirkişi raporu, PTT dekontu ve Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, sanık müdafiinin sanık hakkında beraat ya da düşme kararı verilmesi ya da 5237 sayılı Kanun’un 144 üncü maddesi uyarınca hüküm kurulmasına yönelik temyiz sebepleri yerinde görülmemiş ve hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2.Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 5 yıl 10 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, sanık müdafiinin lehe hükümlerin uygulanmasına yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiş ve hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2021 tarihli ve 2020/57 Esas, 2021/56 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, … 3.Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.02.2023 tarihinde karar verildi.