Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24462 E. 2023/8713 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24462
KARAR NO : 2023/8713
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2017/93210 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 149 uncu maddesinin (a,h) bendleri, 53 üncü, 54 üncü ve 63 üncü maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 11. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.11.2017 tarihli, 2017/305 Esas ve 2017/428 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a-h) bendleri, 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli iptal kararından sonra oluşan durumuna göre 5237 sayılı Kanun’un 53. maddesinin birinci, ikinci fıkralarının üçüncü fıkrasının birinci cümlesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin 17.10.2018 tarihli ve 2018/815 Esas, 2018/1420 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi
1. Sanığın kastının yağmaya yönelik olduğunu tereddütsüz bir şekilde ortaya koyan kesin, somut ve yeterli bir delil bulunmadığından mahkûmiyet hükmü kurulması adil yargılanma ilkesine aykırı olduğuna, nitelikli yağma suçundan beraatine karar verilmesi gerektiğine, eylemin hırsızlık ve sonrasındaki eyleminin tehdit olarak kabulü gerektiğine,

2. Suçu kabul etmemek kaydıyla sanığın eylemi yağma olarak değerlendirilse bile sanığın telefonu egemenlik alanına geçirme çabasından gönüllü vazgeçtiğini, suçun sübuta erdiği varsayılsa bile gönüllü vazgeçme yasa kuralından veya isnat edilen suçlamanın teşebbüs aşamasında kaldığının kabulü gerektiğine, eylemin hırsızlık suçunu oluşturup oluşturmadığı tartışılmadan yağma suçundan hükümlülüğüne karar verilmesi yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü gece saat 01.00 sıralarında şikâyetçiler …, … ve … ve arkadaşları A.D.S.’nin birlikte … Mahallesi 1474 Sokakta bulunan Gündoğdu meydanında çimenlik alanda oturdukları, cep telefonu ile müzik dinledikleri, …’ın bir ara cep telefonunu çimenlik alanda arkadaşlarının yanına bırakarak tuvalet ihtiyacı için ayrılmasının ardından sanıkların … ve … ve arkadaşları A.D.S.’nin yanına geldikleri, sanık …’in şikâyetçiler ile konuşup oyalayıp dikkatlerini dağıtırken diğer sanık …’ın …’ın cep telefonunu alarak uzaklaştığı, bu durumun A.D.S. tarafından fark edilerek … ve …’ya söylemesi üzerine … ve …’nın hemen telefonu alıp ayrılan sanık …’ın peşinden giderek telefonu geri istedikleri, aralarında itekleşme olduğu, bunun üzerine sanık …’ın cebinden çıkarttığı bıçağı …’a doğrultup “siz ne diyorsunuz ben çalmadım çekip gidin” diyerek telefonu almalarına engel olduğu, bıçak göstermesi üzerine …’nın araya girmesi ile sanık …’ın kaçtığı, meydanda başka bir kişi tarafından durdurularak yakalandığı, bu sırada 14.09.2017 tarihli kolluk tutanağına göre kalabalık bir grubun tartıştığını gören polis ekibinin olay yerine geldiği, … ve …’nın sanık …’ın cep telefonunu kaçtıkları yerde arabaların altına atıldığının söylenmesi üzerine polis ekibince araçların altı ve çevresi araştırılarak cep telefonunun bulunduğu, cep telefonunun müştekiye ait olduğunun pin kodunu girerek açması ile anlaşılarak teslim edildiği, sanık …’ın ekip otosuna bindirilmeden önce yapılan üst aramasında suçta kullanılan bıçağın da ele geçtiği kolluk tutanağı, sanıkların ikrarı, müşteki beyanlarından anlaşılmaktadır. Sanıkların geceleyin hırsızlık kastı ile hareket ettikleri, birlikte … ve … ve A.D.S.’nin yanına gittikleri, temyiz dışı sanık …’ın elindeki çiçekleri satma bahanesi ile oyalarken sanık …’ın da çimlerin üzerindeki şikâyetçi …’e ait cep telefonunu alarak ayrıldığı, bu ana kadar eyleme iştirak eden temyiz dışı sanık …’in eyleminin geceleyin açıktan hırsızlık suçunu oluşturduğu, ancak cep telefonunu alarak uzaklaşan sanık …’ın kendisini takip ederek durdurarak üzerindeki cep telefonunu geri vermesinin istenmesi üzerine taşıdığı bıçağı göstererek tehditle telefonun geri alınmasını engellediği, cep telefonunun zilyedin tasarruf olanağı ortadan kalktığı anda alınmış olacağından bu ana kadar yapılan cebir veya tehdidin eylemi hırsızlık eylemini yağmaya dönüştürdüğü, cep telefonu ile ayrılması ve fark edilerek park içerisinde durdurulduğunda malın geri alınmasının sanık … tarafından bıçak tehdidi ile engellenmesi ile yağma suçunun tamamlandığı, eylemin geceden sayılan zaman diliminde gerçekleştiği, yakalanacağını anlayan sanığın cep telefonundan kurtulmak için araçların arasına attığı, araçların arasında bulunan cep telefonunun polis tarafından şikâyetçiye teslimi nedeni ile etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasını gerektiren koşulları oluşmadığı, temyiz dışı sanık …’ın başlangıçta telefonu bulunduğu yerden ayağı ile ileri doğru ittirerek diğer sanık …’ın bu telefonu almasını sağlamıyla hırsızlık suçuna iştirak ettiği kesinlik kazanmakla beraber, …’ın kesintisiz takip neticesinde yakalanması nedeniyle sanık temyiz dışı …’ın hırsızlık suçuna iştirakinin teşebbüs aşamasında kaldığı, oysa; sanık …’ın yağmaya dönüşen eyleminin, söz konusu telefonu kendi hakimiyeti altına alıp vermemek için bıçakla direnmesi nedeniyle tamamlanmış olduğu, dolayısıyla sanık … yönünden teşebbüs hükümlerinin uygulanması olanağının bulunmadığı kabul edilmiştir.
2. Mağdurların ve şikâyetçinin aşamalardaki tutarlı ve birbirini destekleyen beyanları dosyada mevcuttur.
3. Sanığın üzerine atılı suçu kabul ettiği görülmüştür.
4. Temyiz dışı sanık …’in olayı doğrulayan ifade verdiği anlaşılmıştır.
5. Tanık A.D.S.’nin kolluk aşamasındaki beyanı ile mağdurları destekleyen ifadelerde bulunduğu görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Mağdurların beyanı sanık ve temyiz dışı sanığın beyanı, şikayetçi … ve tanık A.D.S.’nin kolluktaki beyanı ve olay olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında açıklanan nedenlerle sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden sanık müdafiinin sanık hakkında beraat kararı verilmesi ve suçun vasfına ilişkin temyiz sebepleri yönünden kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanığın mağdurlara yönelik nitelikli yağma eyleminde: 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a-h) bendleri ihlâl ettiğinden birden fazla nitelikli halin ihlâli teşdit sebebi olarak değerlendirilerek alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 17.10.2018 tarihli ve 2018/815 Esas, 2018/1420 Karar sayılı kararında sanık müdafince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda gerekçe bölümünün 2 numaralı bendinde açıklanan eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi (7). Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.