Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24484 E. 2023/8528 K. 08.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24484
KARAR NO : 2023/8528
KARAR TARİHİ : 08.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Sanık duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; hükmolunan cezanın miktarına göre 1412 sayılı Kanun’un 318 inci maddesi gereğince takdiren duruşmasız yapılan temyiz incelemesinde;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Kastamonu Cumhuriyet Başsavcılığının, 2009/563 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma, kasten yaralama, tehdit ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçlarından, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86/1, 86/3-e, 87/3, 53, 149/1-a,h, 53, 63, 106/1-2-a, 53 ve 6136 Sayılı Kanun’un 13/1. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2010 tarihli ve 2009/29 Esas, 2010/222 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan beraat; kasten yaralama suçundan 5237 sayılı Kanun’un 86/1, 86/3-e, 87/3. maddeleri uyarınca 4 yıl hapis cezası, tehdit suçundan 106/2-a maddesi uyarınca 3 yıl hapis cezası ve 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun’un 13/1 inci maddesi uyarınca 1 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 22.12.2010 tarihli ve 2009/29 Esas, 2010/222 Karar sayılı kararının sanık ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay (6). Ceza Dairesinin 08.10.2020 tarihli ve 2018/2965 Esas, 2020/3424 Karar sayılı kararı ile;
”I-Sanık … hakkında katılan …’a yönelik kemik kırığına neden olacak şekilde silahla kasten yaralama suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün temyiz incelenmesinde;
15.04.2020 gün ve 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanunun 10. maddesi ile 5237 sayılı TCK’nın 53 üncü maddesinde yapılan değişikliğin, infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre, sanık …’un temyiz itirazları yerinde görülmemiş olduğundan reddiyle, usul ve yasaya uygun bulunan hükmün isteme uygun olarak ONANMASINA,
II. Sanık … hakkında katılan …’a yönelik 6136 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelenmesinde;
Sanık …’a yüklenen 5237 sayılı TCK’nın 6136 sayılı Yasanın 13/1, 53 üncü maddesindeki suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; aynı Yasanın 66/1-e ve 67/4 üncü maddelerinde öngörülen 12 yıllık zamanaşımının suç tarihi olan 02.05.2008 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş bulunması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’un temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık … hakkında 6136 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan kamu davasının zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE,
III. Sanık … hakkında katılan …’a yönelik yağma suçundan verilen beraat kararı ile silahla tehdit suçundan kurulan mahkûmiyet hükmünün temyiz incelenmesine gelince;
Oluş ve dosya kapsamına göre; olay günü saat 20.00 sıralarında katılan … ile temyiz dışı bırakılan …’ün buluştukları ve katılana ait otomobil ile mezarlık tarafına doğru gittikleri, burada yaklaşık 1 saat kadar oturarak bira içtikleri, bu sırada …’ün bir kaç kez telefon görüşmesi yaptığı ve …’a arayanın aynı evde birlikte yaşadığı … olduğunu ve gitmesi gerektiğini söylediği, bunun üzerine …’ın, …’ü evine bırakmak için otomobili ile saat 21.30 sıralarında seyir halinde iken …’ün uyarması üzerine durduğu ve yolun kenarında beklemekte olan sanık …’u otomobiline aldığı, …’un otomobilin şoför koltuğunun arkasındaki koltuğa oturduğu ve …’a “Sen benim nişanlımı nasıl gezdirirsin” dediği, …’ın “Daha önceden tanışıklığımız var” demesi üzerine …’e “Bunu tanıyor musun, daha önceden beraber gezdiniz mi” diye sorduğu, …’ün “Yoktur” demesi üzerine belinden çıkarttığı tabancayı katılanın boğazına dayayarak “Biz doğuluyuz, sizi burada yaşatmam”diyerek katılanın sağ bacağına bir el ateş edip, kemik kırığına yol açacak şekilde yaraladığı ve katılanın belinde takılı kılıf içindeki cep telefonu ile pantolonun cebindeki 20 TL’yi alarak otomobilden … ile birlikte indiği, söz konusu cep telefonunun 26.11.2008 tarihinde …’ün bir süre kiracı olarak oturmuş olduğu evin garajında bulunarak emniyete teslim edildiği olayda; sanığın sübut bulan eyleminin yağma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2020/455 Esas, 2021/349 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-h, 62 nci maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanığın Temyiz Sebepleri
Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna
B. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın mahkumiyeti için yeterli delil bulunmadığından beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Söz konusu telefonun olay tarihindeki değeri göz önünde bulundurularak sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 150/2. maddesinin uygulanması gerektiğine,
C. Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay günü saat 20.00 sıralarında katılan … ile temyiz dışı bırakılan …’ün buluştukları ve katılana ait otomobil ile mezarlık tarafına doğru gittikleri, burada yaklaşık 1 saat kadar oturarak bira içtikleri, bu sırada …’ün bir kaç kez telefon görüşmesi yaptığı ve …’a arayanın aynı evde birlikte yaşadığı … olduğunu ve gitmesi gerektiğini söylediği, bunun üzerine …’ın, …’ü evine bırakmak için otomobili ile saat 21.30 sıralarında seyir halinde iken …’ün uyarması üzerine durduğu ve yolun kenarında beklemekte olan sanık …’u otomobiline aldığı, …’un otomobilin şoför koltuğunun arkasındaki koltuğa oturduğu ve …’a “Sen benim nişanlımı nasıl gezdirirsin” dediği, …’ın “Daha önceden tanışıklığımız var” demesi üzerine …’e “Bunu tanıyor musun, daha önceden beraber gezdiniz mi” diye sorduğu, …’ün “Yoktur” demesi üzerine belinden çıkarttığı tabancayı katılanın boğazına dayayarak “Biz doğuluyuz, sizi burada yaşatmam” diyerek katılanın sağ bacağına bir el ateş edip, kemik kırığına yol açacak şekilde yaraladığı ve katılanın belinde takılı kılıf içindeki cep telefonu ile pantolonun cebindeki 20 TL parayı alarak otomobilden … ile birlikte indiği anlaşılmıştır.

2. Katılanın yaralanmasına ilişkin adli tıp raporu dosya içerisinde bulunmaktadır.

3. 03.05.2008 tarihli olay yeri inceleme raporu dosya içerisine eklidir.

4. Tanık E.Y’nin katılanı destekler mahiyette beyanda bulunduğu görülmüştür.

5. Suça konu cep telefonunun temyiz dışı bırakılan …’ün bir süre kiracı olarak oturmuş olduğu evin garajında 26.11.2008 tarihinde bulunarak emniyete teslim edildiğine ilişkin tutanak dosyasında mevcuttur.

6. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Sanığın Mahkumiyeti İçin Yeterli Delil Bulunmayıp Sanık Hakkında Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılan’ın aşamalarda özde değişmeyen istikrarlı ve tutarları iddiaları, bu iddiaları doğrulayan 12.05.2008 tarihli adli tıp raporu, olay yeri inceleme raporu, tanık E.Y’nin ifadesi ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık Hakkında 5237 Sayılı Kanun’un 150/2. Maddesinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen değer azlığının, suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda yasal ve yeterli gerekçeleri açıklanması halinde mümkündür. Somut olayda sanığın kastını sınırlamadan mağdurdan zorla para ve cep telefonunu almaya yönelik eylemi nedeniyle belirlenen cezadan değer azlığı nedeniyle indirim yapılmamasında bir isabetsizlik görülmemiştir.

3. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Kastamonu Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.07.2021 tarihli ve 2020/455 Esas, 2021/349 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.02.2023 tarihinde karar verildi.