Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24493 E. 2023/10141 K. 25.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24493
KARAR NO : 2023/10141
KARAR TARİHİ : 25.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 07.07.2017 tarihli ve 2016/16839 soruşturma sayılı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 28.12.2017 tarihli ve 2017/345 Esas, 2017/439 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan açılan dava basit yaralama suçu kapsamında kaldığı kabul edilerek 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 73 üncü maddesinin dördüncü fıkrası delaletiyle 5271 sayılı Kanun’ un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca düşürülmesine karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 07.11.2018 ttarihli ve 2018/434 Esas, 2018/2204 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik o yer Cumhuriyet savcısının istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulüne karar verilerek, duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet hükümünün kaldırılmasına sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (h) bentleri, 35 inci maddesinin ikinci fıkrası, 150 nci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci, üçüncü fıkraları uyarınca 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık ve Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Mağdurun kovuşturma aşamasında değiştirdiği kolluktaki soyut iddiası dışında delil bulunmadığına, sanığın sadece kavgayı ayırdığı için suç kastının bulunmadığına, sanığın cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak, kesin, inandırıcı delil bulunmadığına, eksik inceleme ile karar verildiğine sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur, olay günü saat 21.10 sıralarında marketten çıkıp aracına yürüdüğü sırada temyiz dışı sanık M.B. İle karşılaştığı, temyiz dışı sanık önce elindeki suyu istediği, mağdurun verdiği, sonra sigara istediği mağdur bir adet sigara verdiği, bunun üzerine temyiz dışı sanığın, mağdura “Bu yetmez 5-10 tane vereceksin” dediği, mağdurun vermek istememesi üzerine sanık … ile tartışmaya başladıkları bu sırada araçta bulunan sanık …’in yanlarına geldiği ve onunda kavgaya dahil olduğu ve sanıklardan birinin elindeki bira şişesi ile mağdura vurdukları ve sanıkların 51 .. … Plakalı araç ile kaçtıkları, ancak ilk derece mahkemesi mağdurun kovuşturma aşamasında kısmen değiştirdiği ifadesi ve sanıkların ifadelerine üstünlük tanıyarak sanığın, temyiz dışı sanık M.B.’ nin sigara istediği ve bu sebeple kavganın başladığı esnada olay yerinde olmadığı olay yerine sonradan geldiği ve kavgayı aralama esnasında mağdura yumruk attığı şeklinde olay kabul edilmiştir.

2. … N. Fazıl Şehir Hastanesince düzenlenen mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilebilir şekilde yaralandığına ilişkin adli muayene raporu dosya içerisinde mevcuttur.

3. Mağdur kolluk beyanında, ” İki tane şahsın kendisinden sigara istediğini, kendisinin bunu red etmesi üzerine bu iki şahsın kendisini dövdüklerini ” Cumhuriyet Savcılığındaki beyanında ” Temyiz dışı sanığın kendisinden istediği sigarayı vermeyince aralarında tartışma çıktığını bu sırada araçtan inen sanığın yanlarına gelerek ‘Ver işte ne olacak’ diye ikna etmeye çalıştığı, mağdurun kabul etmemesi üzerine her iki şahsın kendisini dövdükleri ” şeklinde beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

4. Sanık savunmasında, ” Temyiz dışı sanık M.B.’nin sigara istediği ve bu sebeple kavganın başladığı esnada araba olup tartışmayı görüp arabadan inip kavgayı aralama esnasında mağdura yumruk attığı” şeklinde olayı kabul etmiştir.

5. Temyiz dışı sanık M.B.’ nin sanığın savunmasını destekler şeklinde ifade verdiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesi tarafından duruşma açarak ve ilk Derece Mahkemesinin kararını kaldırarak mağdurun soruşturma aşamasındaki beyanlarına üstünlük tanıyarak sanığın, diğer temyiz dışı sanığın mağdurdan sigara istediği, mağdurun da ret etmesi nedeniyle tartışma çıktığı, hatta sanığın mağdura temyiz dışı sanığın sigara istediğini kastederek ‘Ver işte ne olacak’ diyerek daha fazla sigara vermek istemeyen mağduru ikna etmeye çalıştığı, mağdurun polisi arayacağını söyleyerek araçta bulunan telefonunu almaya çalıştığı sırada her iki sanığın mağdura vurmaya başladıkları, ayrıca sanıklardan birinin mağdurun kafasına elindeki bira şişesi ile vurduğu, böylece sanığın, temyiz dışı sanık ile mağdur arasındaki tartışmanın mağdurun, temyiz dışı sanığa sigara verme istediğinin reddetmesi olduğunu bildiği ve bunu bilerek mağdurdan sigara almak amacı ile darp ettiği kabul edilmiştir.

IV. GEREKÇE
1. Mağdurun Soruşturma Aşamasındaki Soyut İddiası Dışında Delil Bulunmadığına, Suç Kastının Bulunmadığına, Eksik İnceleme İle Karar Verildiğine ve Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malı zilyedinin rızası olmadan cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.

Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.

Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.

Cebir veya tehdit, ”yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı” şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.

Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehdidin, kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamasına elverişli olması gerekir.

Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanık hakkında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen mağdurun olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanı ve Cumhuriyet Savcılığındaki beyanları, sanığın ve temyiz dışı sanık M.B.’ nin tevil yolu ikrarı karşısında, mağdurun ilk beyanına öncelik tanınarak sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu, suçun kesin delillerle sanık tarafından işlendiğinin saptandığı, eksik veya araştırılacak bir delil kalmadığı anlaşıldığından, hükümde bu yönleriyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. 5237 sayılı Kanun’ un 53 üncü maddesinin uygulaması yönünden, 15.04.2020 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7242 sayılı Yasanın 10 uncu maddesinin infaz aşamasında gözetilmesi olanaklı kabul edilmiştir.

3. Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’ un 35 inci maddesinin ikinci fıkrasının, 150 nci maddesinin ikinci fıkrasından önce uygulanması suretiyle aynı kanunun 61 inci maddesine aykırı davranılmış ise de sonuç cezaya etkili olmayacağından bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 07.11.2018 tarihli ve 2018/434 Esas, 2018/2204 Karar sayılı kararında sanık ve müdafiilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’ un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda gerekçe bölümünün 2 ve 3 numaralı paragraflarında açıklanan eleştiriler dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

25.04.2023 tarihinde karar verildi.