Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24502 E. 2023/8487 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24502
KARAR NO : 2023/8487
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2017 tarihli, 2017/19867 Soruşturma No.lu iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (a), (c) ve (h) bendi, 53 ve 63 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması amacıyla kamu davası açılmıştır.

2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.12.2017 tarihli ve 2017/599 Esas, 2017/461 Karar sayılı kararı ile dava dosyasının … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/420 Esas sayılı dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiş, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/420 Esas, 2018/14 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (a), (c) ve (h) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/2115 Esas, 2018/2113 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık müdafiinin temyiz istemi, sanığın suçu işlediğine dair maddi ve somut delil olmadığına, …’in soyut beyanı dışında delil olmadığına, teşhis işleminin hukuka aykırı olduğuna, müştekinin kendisine yönelik eylemlerin nasıl, ne şekilde ve kim tarafından yapıldığını net olarak açıklayamadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk derece Mahkemesince, olay tarihi olan 11.07.2017 tarihinde gece vakti sayılan saat 03.00 sıralarında sanık … ve hakkındaki mahkumiyet kararı kesinleşen dava dışı suça sürüklenen çocuk …’un, katılan …’in temizlik işlerine baktığı Antakya Parkı içerisinde faaliyet gösteren … Çay Bahçesi isimli işyerine geldikleri, katılanın yanına gelip yemek yemek için para istedikleri, katılanın ise kendisinde para olmadığını söylediği, bunun üzerine suça sürüklenen çocuk ve sanığın ele geçirilemeyen ancak oluşturduğu etkiye göre silahtan sayılan bıçakları katılana gösterip korkutucu etkisinden faydalanmak suretiyle birlikte silahla tehdit ederek katılanın kemerine kılıfı ile takılı vaziyette bulunan ve içerisinde sim kartı takılı olan cep telefonunu zorla aldıkları, bu surette suça sürüklenen çocuk ve sanığın fikir ve eylem birliği içerisinde eylemlerine uyan silahla birden fazla kişi tarafından birlikte gece vakti yağma suçunu işledikleri kabul edilerek cezalandırılmalarına karar verildiği ve bu şekilde uygulama yapıldığı anlaşılmıştır.

2. Katılanın yaralanmasına ilişkin adli raporun ve teşhis tutanaklarının dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.

3. Dava dışı suça sürüklenen çocuk katılanın beyanını destekler nitelikte beyanda bulunmuştur.
4. Sanık üzerine atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, katılan tüm aşamalarda sanık ve suça sürüklenen çocuğun eyleminin ilk derece Mahkemesinin kabulü başlığı altında 1 numaralı bentte anlatıldığı şekilde gerçekleştiğine dair beyanda bulunmuş dava dışı suça sürüklenen çocuk ise bu anlatımı doğrulamıştır. Bu itibarla eylemin bu şekilde gerçekleştiğinin kabulünde bir isabetsizlik görülmeyip, sanık müdafiinin sanığın suçu işlediğine dair maddi ve somut delil bulunmadığına yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiş, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Kolluk aşamasında gerçekleştirilen teşhis işleminde bir hukuka aykırılık görülmemiş, katılan mahkeme aşmasında da teşhis işlemini yinelemiştir. Bu itibarla sanık müdafiinin teşhis işleminin hukuka aykırı olduğuna yönelik temyiz sebebi yerinde görülmemiş ve hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Katılan teşhis işlemleri sırasında ve duruşmadaki beyanlarında cep telefonunun kim tarafından alındığına yönelik çelişkili beyanlarda bulunmuşsa da sanık ve dava dışı suça sürüklenen çocuğun iştirak halinde yağma eylemini gerçekleştirdiği sabit olduğundan bu husus esasa ilişkin bir çelişki olarak değerlendirilmemiş, sanık müdafiinin bu hususa yönelik temyiz sebebi de yerinde görülmeyerek hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 22.11.2018 tarihli ve 2018/2115 Esas, 2018/2113 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.