Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24535 E. 2023/10279 K. 02.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24535
KARAR NO : 2023/10279
KARAR TARİHİ : 02.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının 24.05.2017 tarihli ve 2017/4098 soruşturma sayılı iddianamesi ile
1. Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesi ve 63 maddesi,
2. Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 53 üncü maddesi, 58 maddesi ve 63 maddesi uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır.

B. … Ağır Ceza Mahkemesinin 17.04.2018 tarihli ve 2017/159 Esas, 2018/59 Karar sayılı kararıyla
1. Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 maddenin birinci fıkrası uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına,

2. Sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 maddesinin birinci fıkrası, 58 inci maddesinin altıncı ve yedinci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine
Karar verilmiştir.

C. … Bölge Adliye Mahkemesinin 4. Ceza Dairesinin, 04.02.2019 ttarihli ve 2018/2512 Esas, 2019/271 Karar sayılı kararıyla
Sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıkların müdafiilerinin istinaf başvurunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanığın olayın tanığı olarak değerlendirilmesi gerekirken delillerin hatalı değerlendirmesi yapılarak mahkûmiyet hükmü kurulmasının hukuka aykırı olduğundan beraat kararı verilmesi gerektiğine,
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Mağdurun uyuşturucu kullandığını babasının öğrenmesinden çekindiği için sanıklara iftira attığına, bu nedenle sanık hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Türk Ceza Kanununun sanık lehine olan hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü saat 17.30 sıralarında mağdur …’nin kendilerini daha önceden tanıdığı sanıklar … ve … ile İznik ilçesi Ziraat Bankası civarında karşılaştığı ve birlikte yürüyerek Selçuk Mahallesi Mahmut Sokağa kadar gittikleri, sanıkların etrafta kimselerin olmadığını görmeleri üzerine sanık …’nin mağdurun kollarından tuttuğu ve sanık …’ın da mağdurun üzerini aradığı, mağdurun üzerinde para bulamayınca mağdurun pantolonunun sağ ön cebinde bulunan I Phone 5 S marka cep telefonunu “ver lan a..an kodumun telefonu” diye hakaret ederek aldığı, ayrıca sanıkların mağdura “sana ceza kestik 500 lira getirirsen telefonu alırsın”, “bizi şikayet edersen babana gider uyuşturucu kullandığını sözleriz, sana iftira ederiz, seni yakarız” diyerek telefonla birlikte olay yerinden ayrıldıkları anlaşılmıştır.
2. Mağdurun aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

3. Suça konu telefonun 900,00 TL olduğuna ilişkin Değer Tespit Tutanağı dosya içeriğinde mevcuttur.

4. Sanıkların telefonu tanık M.K. isimli şahsa satmak istemeleri üzerine tanık M.K.’nın mağdurun babası … ile irtibat kurduğu ve bu şekilde olayın ortaya çıktığı ve suça konu telefonun tanık M.K. tarafından mağdurun babası …’ ye iade edildiğine ilişkin tanık M.K. ve suçtan zarar gören …’ nin beyanları dosya içerisinde mevcuttur.

5. Sanıkların “Mağdurun, sanık …’a 100,00 TL borcunun olduğunu ve bu parayı ödeyemediğinden mağdurun bu borcuna karşılık olarak rızasıyla bu telefonu kendilerine verdiğini” savunarak tevilli ikrarda bulundukları görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Delillerin Değerlendirilmesinde Hata Yapıldığına, Sanıkların Beraatlerine Karar Verilmesi Gerektiğine ve Suçun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurun ve suçtan zarar görenin aşamalardaki tutarlı beyanları, mağdurun ve suçtan zarar görenin ile uyumlu tanıklar M.K’nın beyanı, sanıkların tevil yollu ikrarları karşısında, suçun kesin delillerle sanık tarafından Olay ve Olgular bölümünün 1 numaralı paragrafında belirtildiği şekilde işlendiğinin saptandığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Lehe Hükümlerinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanıklar hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 8 yıl 4 ay hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca, sanığın suç tarihindeki yaşı da gözetilerek erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Ancak,
Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden “ayrı ayrı” sorumlu tutulmaları yerine 5271 sayılı Kanun’un 326 maddesinin ikinci fıkrasına aykırı biçimde “eşit şekilde tahsiline” biçiminde karar verilmesi şeklindeki hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafiilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.02.2019 tarihli ve 2018/2512 Esas, 2019/271 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği ilk derece mahkemesinin hükmünde yargılama giderleri ile ilgili fıkrasından, “sanıklardan eşit oranda tahsiline” ilişkin bölümün çıkartılarak, “sanıkların neden oldukları yargılama giderinin ayrı ayrı alınmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

02.05.2023 tarihinde karar verildi.