YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24548
KARAR NO : 2023/10363
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı kaldırılarak mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 27.10.2016 tarihli ve 2016/90011 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (h) bentleri, 53 üncü maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.12.2017 tarihli ve 2016/326 Esas, 2017/410 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (h) bentleri, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.07.2018 tarihli ve 2018/754 Esas, 2018/1033 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulüne karar verilerek, duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin mahkumiyet hükümünün kaldırılmasına ve sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (d) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü ve dördüncü fıkralarının birinci cümlesi, 62 nci maddesi ve 58 inci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Soruşturma aşamasında ve ilk derece mahkemesindeki yargılama esnasında teşhis işlemi yaptırılmayıp Bölge Adliye Mahkemesince yaptırılan teşhis işleminin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın atılı suçtan beraat etmesi gerektiğine,
3. Diğer iki sanığın beraat etmiş olması ve eylemi birlikte gerçekleştirdikleri iddia edilen dördüncü şahsın varlığı tespit edilememesine karşın sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin (c) bendi ile uygulama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
4. Suçta kullanıldığı iddia edilen bıçak bulunmamış olup varlığı somut delille ispat edilemediğinden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin (a) bendi ile uygulama yapılmasının usul ve yasaya aykırı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde gece saat 20.30 sıralarında sanığın parkta oturan katılandan cep telefonunu istediği, aldığı olumsuz yanıt üzerinde katılana çakı bıçağı göstererek “telefonunu bana ver, vururum seni” dediği sırada dava dışı … olduğu iddia edilen şahsın “ver telefonu” demek suretiyle sanığı desteklemesi üzerine korkan katılanın suça konu cep telefonunu sanığa teslim ettiği kabul edilmiştir.
2. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği anlaşılmıştır.
4. Beraat eden sanık K.A.’nın katılan beyanlarını doğrular nitelikteki beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Dosya içerisinde 25.10.2016 tarihli Yakalama tutanağı mevcuttur.
6. Bölge Adliye Mahkemesinin 11.07.2018 tarihli celsede yaptırılan usulüne uygun yüzleştirme işleminde katılanın sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiği görülmüştür.
7. Bölge Adliye Mahkemesince yapılan yargılama esnasında katılanın zararının bir kısmının sanığın yakınları tarafından karşılandığı, katılanın kısmi iade nedeniyle sanık hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına muvafakat gösterdiği anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından, sanığın ve katılanın aşamalarda yüzleştirmelerinin yapılmadığının, sanığa iddianame okunmayarak savunma hakkının kısıtlandığının ve eksik incelemeyle karar verildiğinin tespit edilmesi üzerine duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükmü kaldırılarak yeniden mahkûmiyet hükmü kurulduğu belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebeplerine İlişkin Olarak;
1. Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın aşamalardaki tutarlı beyanları ile bu beyanlarını doğrular nitelikte tanık beyanları, usulüne uygun yüzleştirme işlemi, sanığın suçtan kurtulmaya yönelik aşamalarda farklılık arz eden kaçamaklı savunmaları ve tüm dosya içeriği karşısında, sanığın eylemi sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Teşhis İşleminin Usul ve Yasaya Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Kovuşturma aşamasında Bölge Adliye Mahkemesince 11.07.2018 tarihli celsede sanık müdafii huzurunda yapılan usulüne uygun yüzleştirme işleminde katılanın sanığı kesin olarak teşhis etmiş olduğu anlaşılmakla bu husustaki temyiz itirazları reddedilmiş ve bu yönüyle kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin (c) bendinde yağma suçunun birden fazla kişi tarafından birlikte işlenmesi hali nitelikli hal olarak düzenlenmiş olup, sanığın yağma eylemini birlikte gerçekleştirdiği şahsın açık kimlik bilgilerinin kesin olarak tespit edilmesi gerekliliği bulunmayıp, sanığın eylemi tek başına gerçekleştirmemiş olduğu sabit olduğundan, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
4. Silahla Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Katılanın ve aynı zamanda tanık sıfatı bulunan beraat eden sanık K.A.’nın birbirleriyle uyumlu beyanlarına göre sanığın yağma eylemini 5237 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin 1 inci fıkrasının (f) bendi uyarınca fiilen saldırı ve savunmada kullanılmaya elverişli bıçak ile gerçekleştirdiği sabit olup, söz konusu bıçağın ele geçirilmemiş olmasının sonuca etkili olmayacağı hususları ile hep birlikte dikkate alındığında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (a) bendinin uygulanmış olmasında hukuka aykırılık görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 11.07.2018 tarihli ve 2018/754 Esas, 2018/1033 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.