Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24555 E. 2023/10456 K. 04.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24555
KARAR NO : 2023/10456
KARAR TARİHİ : 04.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddine

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2018 tarihli ve 2018/4161 Soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bendleri, 53 üncü maddesi, inceleme dışı hakaret suçundan 5237 sayılı Kanun’un 125 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 18.12.2018 tarihli ve 2018/108 Esas, 2018/502 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bendleri, 62 nci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına inceleme dışı hakaret suçundan ise beraat kararları karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.02.2019 tarihli ve 2019/202 Esas, 2019/202 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurusu yönünden “… Dairemizce de benimsenen Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 21/03/2013 gün 2010/1805 E, 2013/5583 K sayılı ilamında da belirtildiği üzere , sanıkların müdahilin geçtiği yol üzerinde geçişini engelleyecek şekilde önceden engeller koyarak ve tertibat alarak yolunu kesmek biçiminde hareketlerinin bulunmadığı, bu bağlamda yol kesmekten söz edilemeyeceği gözetilmeden sanık hakkında 5237 sayılı TCY’nın 149/1. maddesinin (c)bendi yanında uygulama koşulları oluşmayan (d) ile de hüküm kurulması,
Hukuka aykırı, sanıklar müdafiinin istinaf istemi bu nedenle yerinde ise de; bu aykırılığın, 5271 sayılı CMK’nın 280/1-a ve 7035 sayılı Kanunun 15. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK’nın 280/1-c maddeleri uyarınca olayın daha ziyade aydınlanması için başka toplanması gerekli delil bulunmadığı kanaatine ulaşılarak, dosya üzerinden inceleme yapılarak düzeltilebilir nitelikte olduğundan,
Sanıklar hakkındaki müdahile yönelik nitelikli yağma eylemi nedeniyle kurulan hükümde, “2” nolu bendindeki “149/1-c-d” ibaresinin çıkartılarak yerine”149/1-c” ibaresinin eklenmesi ve hükmün diğer bölümlerinin aynen muhafaza edilmesi suretiyle hükmün DÜZELTİLEREK İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE, ” dair karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu,
2. Savunma haklarının kısıtlandığına,
3. Delillerin toplanmadığına, delillerin değerlendirmesinde ve kanaatte yanılgıya düşümlesi sonucu hatalı bir karar verildiğine,
4. Tanığın tesadüfen oradan geçen biri olmadığına, katılan ile birlikte yardım toplayan kişi olduğuna, tanık olarak kabul edilmemesi gerektiğine,
5. Katılanın mahalle muhtarına bile başvurup bilgi dahi vermeyerek, gelişigüzel mahalle içinde dolaşarak hububat toplamalarından ciddi olarak kuşku duyarak, dolandırıcılık suçu işledikleri, izinsiz yardım topladıklarından suç işledikleri yönünde kanaate varmaları üzerine, bu kişilerin yanına gidip ne yaptıklarını sormaları üzerine de Ilgın Aşağı Çiğil Kur’an Kursu ve Talebeleri Derneği yetkilisi olduklarını ve bu dernek adına halktan ayni yardımlar topladıklarını bildirince, sanıklarında bu açıklamalara itibar etmeyip, Kimlik ve Yetki Belgesi sorunca, bu tür belgeler de göstermeyip, Ilgın Aşağıçiğil Jandarma Karakol Komutanının kendisinin tanıdığını bildirerek, telefon açtıklarına ve karşıdaki konuşan kişinin kendisini Aşağıçiğil Jandarma Komutanı olduğunu bildirmişsede, bu sese güvenememişler ve ortada suçüstü hali bulunduğundan dolayı da, herkesin suçüstü durumunda faili yakalama yetkisin bulunmasına ilişkin hükümler uyarınca, bu hukuka uygunluk haklarını kullanarak, bu kişilerin mahalle içinde dolaşmalarına engel olduklarına, ellerindeki topladıkları ayni yardımlar olan tahılların çuvallarını umuma açık yerde yere indirtildiği, sanıkların özel mülkiyetine konu edilmediğine,
6. Katılanın olay günü başvuruda bulunmadığına,
7. Gerçeklerin gizlendiğine, kendilerinin yardım toplamalarına engel olan sanıklara kızmak suretiyle yağma suçunun uydurulduğuna ve diğer kişiyi de bu uydurma suçuna tanık delili olarak sunup, gerçek dışı olaylar atfederek şikayette bulunulmuş olduğuna,
8. Muhtar tanık Ş.I.’nın mağdurun kendisiyle görüşmesinde,zorla parasının alındığı yolunda bir söz söylemediğini, eğer bir şikayetleri var ise, zorunlu ulaşım yolları üzerindeki Jandarma Karakol Komutanlığına başvurmaları gerektiğini söyleyerek yol gösterdiğine,
9. Mağdurun böylesine ağır ve korkutucu bir suçun, halkın hareket halinde bulunduğu ve insanların toplu olarak yaşadığı bir yerleşim yeri olan mahallede, bağırıp çağırması ve yardım istemesinin yaşamın olağan gerekleri olduğu halde ve hatta mağdur ve arkadaşının kendi ikametgahlarına dönüş yolu üzerindeki Atlantı Jandarma Komutanlığına giderek kendilerine karşı böylesine suçların işlendiğini bildirmesi gerektiğinden bu yönden de, mağdurun ve yanında olup, gerçekleri açıklamayan tanık arkadaşının doğru ve samimi olarak anlatımlarına hukuksal değer verilmemesi gerektiğine,
10. Malların indirildiği yerin talep edilmesine rağmen keşif yapılmamasına,
11. Atlantı Jandarma Karakolunu iddia edilen olay anında kendilerinin aradığına, kim olduğu belli olmayan kişilerin izinsiz ve belgesiz yardım topladığını söylediklerine ve bu konuda Jandarma Karakolununda şahit olarak dinlenmesini ve telefon kayıtlarının getirtilmesinin talep edildiği halde mahkemece bu huşular göz ardı edildiğine,
12. Sanıkların yüzleştirilmediği, eksik incelemeyle yeterince aydınlatılmadan karar verilmiş olduğuna,
13. Katılanın izin belgesinin yanında olmadığına, tanık muhtarın beyanına bakıldığında kendisine gösterilen herhangi bir izin belgesinden bahsetmemekte olduğuna,
14. Atılı suçun maddi unsurlarına ilişkin herhangi bir icrai hareketlerinde bulunulmdığına,
15. Şüpheden uzak kesin delil bulunmadığına
16. Suç kastı ve iştirak iradesinin bulunmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılanın Ilgın’da bulunan Aşağıçiğil Kız … Kursu’nda hoca olduğu, aynı zamanda Aşağıçiğil Kurs ve Talebeleri Yardım Derneği’nin temsilcisi olduğu ve suç tarihinde katılanın tanık B.Ç. ile birlikte dernek adına ayni ve nakti yardım topladığı, sanıklar … ve …’in yardım toplayan katılanı gördükleri ve aracı durdurarak ne aradıklarını sordukları, katılanın yardım topladığını söylemesi üzerine sanıkların katılana yetki belgesi göstermesini istedikleri, bunun üzerine katılanın yetki belgesini ve makbuzlarını gösterdiği, daha sonra sanıkların katılanın yanında bulunan tanık B.Ç.’nin de kimliğini alarak yetki belgesi ve makbuzlarla birlikte yere attıkları, katılanın telefonla Jandarmayı aradığı, sanık …’ın telefonu katılanın elinden aldığı ve telefonla görüştükten sonra “O Astsubay değilmiş sen yalan söylüyorsun” dediği ve katılanın göğsüne yumruk attığı, daha sonra sanıkların katılandan arabanın ruhsatını istedikleri, katılanın arabanın ruhsatı göstermek için torpido gözünü açtığında sanıkların aracın torpido gözünde bulunan 100,00 TL civarında parayı gider belgeleri ile birlikte aldıkları, ayrıca katılanın üzerindeki 25,00 TL parayı da aldıkları, daha sonra araçta bulunan yaklaşık 15 torba civarı hububatı araçtan indirdikleri, daha sonra katılan ile tanık B.Ç.’nin oradan ayrıldıkları anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesince buna göre uygulama yapıldığı belirlenmiştir.
2. Sanıkların tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.

3. Katılanın aşamalarda oluşa uygun bulunduğu belirlenmiştir.

4. Tanıklar B.Ç., A.K., İ.Y., Ş.I., M.A., S.Ç.,’nin beyanlarının alındığı anlaşılmıştır.

5. Kolluk görevlilerine düzenlenen 27.07.2017 tarihli ev arama ve el koyma tutanağı içeriğine göre suça konu hububatların sanık …’ın evinin bahçesinde bulunduğunun belirtildiği belirlenmiştir.

6. Katılana ait 27.07.2017 tarihli darp ve cebir izi bulunmadığını belirten adli muayene raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.

7. Katılana ait … Valiliğince düzenlenen 15.03.2017 tarihli yardım toplama iznine ait kimlik belgesinin dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.

8. Dosyada 27.07.2017 tarihli ayni bağış alındı belgesinin mevcut olduğu belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından düzeltilen kısım dışında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Sanıklar müdafiinin diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
5271 sayılı Kanun’un 280 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince “İlk derece mahkemesinin kararında usule veya esasa ilişkin herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını, delillerde veya işlemlerde herhangi bir eksiklik olmadığını, ispat bakımından değerlendirmenin yerinde olduğunu saptadığında istinaf başvurusunun esastan reddine, CMK’nın 280/1-(b),(c) ve (d) bendleri ile aynı Kanun’un 303/1-(a), (c), (d), (e), (f), (g) ve (h) bentlerinde yer alan ihlallerin varlığı hâlinde hukuka aykırılığın düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine” karar verilebileceği düzenlenmiş olup, nitelikli yağma suçlarından tayin edilen temel cezaların, alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlendiği mahkumiyet kararlarına yönelik istinaf başvurularının incelenmesinde, birden fazla nitelikli halin gerçekleşmediğinin kabulü halinde, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 61 nci maddesi uyarınca temel cezaların aynı sayılı Kanun’un 280 nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendi uyarınca duruşma açılarak ve delil değerlendirilmesi yapıldıktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeksizin, 5271 sayılı Kanun’un 280 nci maddesi ve 303 üncü maddeleri kapsamına girmediği halde, duruşma açılmadan istinaf başvurusunun koşulları bulunmadığı belirlenen uygulama maddelerinin kararlardan çıkartılması ile yetinilmek suretiyle yazılı şekilde düzeltilerek esastan reddine karar verilmesi, aynı Kanun’un 289 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi kapsamında hukuka kesin aykırılık hâli olarak saptanmıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle sanıklar müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 04.02.2019 tarihli ve 2019/202 Esas, 2019/202 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

04.05.2023 tarihinde karar verildi.