Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24566 E. 2023/8954 K. 28.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24566
KARAR NO : 2023/8954
KARAR TARİHİ : 28.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı belirlenerek yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 12.01.2017 tarihli iddianamesi ile; suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

B. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15.02.2017 tarihli iddianamesi ile; sanıklar …, …, …, … ve … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

C. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2017 tarihli ve 2017/37 Esas, 2017/85 Karar sayılı kararı ile; bu dosya ile … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/80 Esas sayılı dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması nedeniyle, iş bu dosyanın 5271 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesine göre … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 2017/80 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

D. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 31.05.2017 tarihli ve 2017/80 Esas, 2017/211 Karar sayılı kararı ile;
1. Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

2. Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
Karar verilmiştir.

E. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 30.11.2017 tarihli ve 2017/2281 Esas, 2017/2229 Karar sayılı kararı ile;
“1. Suça sürüklenen çocuklar …, …, … ile sanıklar …, … ve …’ın aynı yargı çevresi içinde … E Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan tutuklu bulunduklarının anlaşılması karşısında; duruşmadan vareste tutulma talebi bulunmayan sanıkların ve suça sürüklenen çocukların 5271 sayılı CMK’nun 196 ıncı maddesi gereğince duruşmaya getirtilerek, esas hakkındaki savunması sorulduktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yokluklarında yargılama yapılarak,

2. Mağdurun müracaatı üzerine, talik edilen duruşma gününden önce 09/05/2017 tarihinde mahkeme tarafından celse açılarak ve sadece mağdur … vekili hazır olduğu halde mağdurun beyanlarının alındığı, ancak bu beyanların … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin birleşen 2017/37 esas, 2017/85 karar sayılı dosyasında alınan mağdur beyanı ile birebir aynı olduğu ve öyle ki, ifadenin bir yerinde “hazır olan suça sürüklenen çocuklardan” şeklinde, ifadenin alındığı oturumla örtüşmeyen bir durum ortaya çıktığı, buna göre mağdurun beyanının usulüne uygun olarak alınmadığının anlaşılması karşısında; olayın aynı zamanda tek tanığı durumundaki mağdurun beyanı usulüne uygun olarak alınmadan ve duruşmanın atılı olduğu 31/05/2017 tarihinde hazır olan sanıklara mağdurun yokluklarında alınan beyanı tercüman vasıtası ile okunup bu beyana karşı diyecekleri sorulmadan,
Savunma haklarının kısıtlanması suretiyle hüküm kurulması,”
Nedenleriyle hükümlerin bozulmasına karar verilmiştir.

F. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.03.2018 tarihli ve 2018/11 Esas, 2017/113 Karar sayılı kararı ile bozma ilâmına uyulacak;
1. Sanıklar …, …, …, … ve … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına,

2. Suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına,
Karar verilmiştir.

G. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 16.11.2018 tarihli ve 2018/2590 Esas, 2018/2208 Karar sayılı kararı ile; sanıklar …, …, …, …, …, suça sürüklenen çocuklar … ve … hakkında “İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin istinaf başvuruları yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanıklar ve suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine” karar verilmiştir.

II. GEREKÇE
Sanıklar … ve …’ın Suriye vatandaşı oldukları ve kendi beyanlarına göre kimlik bilgilerinin tespit edilmiş olduğunun anlaşılması, bu aşamada Suriye’ye yönelik adli yardımlaşma taleplerine Dışişleri Bakanlığınca yapılacak bildirime kadar ara verilmesi karşısında, sanıkların resmi kimlik bilgilerinin diplomatik yazışmalarla belirlenemeyeceği sabit ise de; soruşturma makamınca sanıkların beyanları üzerine tespit edilen kimlik bilgileri ile, sanıkların kolluk tarafından tespit edilen parmak izlerinin ve fotoğraflarının Göç İdaresi Genel Müdürlüğüne gönderilerek Geçici Koruma Yönetmeliğinin 21 ve 22 nci maddeleri uyarınca sanıkların Türkiye’ye kabul edilen yabancılardan olup olmadığının ve varsa yabancı kimlik numaraları ile adres kayıt sistemindeki kayıtları tespit edilmesi, şayet kimliklerinin bu şekilde belirlenmesinin mümkün olmaması halinde ise bu kez sanıkların fotoğrafları karara yapıştırılmak, parmak izlerinin ise usulune uygun şekilde alınarak karara eklenmesi suretiyle hükümlülüğe karar verilmesi gerekirken, 5271 sayılı Kanun’un 209 uncu maddesine aykırı davranılması, hukuka kesin aykırılık hali olarak saptanmıştır.

III. KARAR
Başkaca yönleri incelenmeyen … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 16.11.2018 tarihli ve 2018/2590 Esas, 2018/2208 Karar sayılı kararının, Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … 4. Ağır Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

28.02.2023 tarihinde karar verildi.