Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24570 E. 2023/9937 K. 11.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24570
KARAR NO : 2023/9937
KARAR TARİHİ : 11.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık … müdafinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği takdîren reddine verilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 03.11.2014 tarihli ve 2014/9494 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri uyarınca cezalandırılmaları istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2016 tarihli ve 2014/326 Esas, 2016/322 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6’şar yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.11.2016 tarihli ve 2014/326 Esas, 2016/322 Karar sayılı kararının, sanıklar müdafileri ile katılan vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin 15.05.2017 tarihli ve 2017/685 Esas, 2017/740 Karar sayılı ilâmıyla;
“….Sanıkların zorla imzalatılan senetler dışında, kalan paraları kovuşturma aşamasında iade ettiklerinin anlaşılması karşısında; katılana kısmi iadeye rızası olup olmadığı sorularak sonucuna göre sanıklar hakkında hüküm kurulması gerekirken; ne şekilde katılanın olay sebebiyle uğradığı zararın tümünün giderildiği kararda belirtilmeyerek hükümde gerekçesizliğe neden olunması. “
Nedeniyle bozulmasına, karar verilmiştir.

4. Bozmaya uyan … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2017 tarihli ve 2017/131 Esas, 2017/228 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bentleri, 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 10’ar yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

5. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 20.09.2018 tarihli ve 2018/273 Esas, 2018/1236 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafileri ve katılan vekilinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz nedenleri
1. Alt sınırdan uzaklaşılmış olduğuna,
2. Yağma suçunun unsurları oluşmadığına,

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz nedenleri
1. Katılanın kurgulanmış ve çelişkili ifadelerine itibar edildiğine,
2. Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Sanığın eyleminin yardım aşamasında kaldığına,
4. Zararın tamamen giderildiği halde indirim yapılmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Emlakçılık yapan katılan ile yakın yerde esnaf olan sanık …’in daha önceden birbirlerini tanıdıkları, olay günü sanığın katılana “Genç bir kadın var, akşama bira al, hep beraber sohbet edip içelim” dediği, akşam vakti inceleme dışı sanık N.A.’nın kullandığı araçta buluştukları, bira alarak olay yeri binaya gittikleri, biraz sohbetten sonra katılan ve açık kimliği tespit edilemeyen kadının odaya geçip soyundukları sırada her iki sanığın odaya girdiği, sanık …’in elinde silah olduğu, katılanı yere yatırarak el, ayak ve ağzını bantladıkları, darp ettikleri, pantolon cebinde bulunan kredi katları ve parayı aldıkları, sanık …’in evden çıkarak katılanın kartları ile ATM’den para çektiği, inceleme dışı sanık T.A.’nın işyerinde kartla harcama yaptığı, eve döndüğü, katılana 10.000,00 TL ve 25.000,00 TL bedelli iki adet senet imzalattıktan sonra sanık N.A.’nın kullandığı araç ile katılanı evinin önüne götürüp bıraktıkları, katılanın kartları ile yapılan harcama, ATM den çekilen para ve pantolon cebinden alınan paranın kovuşturma sırasında mahkeme veznesine yatırıldığı ancak imzalatılan senetlerin ele geçmediği anlaşılmış,
İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.

2. Sanıkların, üzerlerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettikleri belirlenmiştir.

3. Katılanın olay akışına uygun olarak yaralandığına ilişkin adli muayene raporu dava dosyasında mevcuttur.

4. Olay akışına uygun bulgular içeren olay yeri inceleme raporu, sanık …’in ATM’den para çekişine ilişkin kamera görüntü tutanağı, dava dosyasında mevcuttur.

5. Katılanın kısmi iadeye muvafakat etmediği belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Alt Sınırdan Uzaklaşılmasına İlişkin Olarak
Birden fazla nitelikli halin gerçekleştiği suç nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca alt sınırdan uzaklaşıldığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Olarak
Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.
Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.
Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır.
Cebir veya tehdit, ”yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı” şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.
Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır.
Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde işleyen sanıklar hakkında, eylemin nitelikli yağma suçunu oluşturduğunu kabul eden ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Katılanın Kurgulanmış ve Çelişkili İfadelerine İtibar Edildiğine İlişkin Olarak
Olay ve Olgular başlığı altında (3), (4) ve (5) numaralı paragraflarda yer alan delillerin katılanın anlatımını doğruladığı anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Beraat Kararı Verilmesi Gerektiğine İlişkin Olarak
Olay ve Olgular başlığı altında açıklanan hususlar, sanığın tevil yollu kabul içeren anlatımları ile tüm dosya içeriğine göre suçu sabit görülen sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanığın Eyleminin Yardım Aşamasında Kaldığına İlişkin Olarak
Eylemi diğer sanıkla beraber 5237 sayılı Kanun’un 37 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında fikir ve eylem birliği içerisinde Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde işleyen sanık hakkında kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Zarar Tamamen Giderildiği Halde İndirim Yapılmadığına İlişkin Olarak
Katılanının üzerinden alınan para ile kartlardan harcanan ve çekilen miktarların kovuşturma aşamasında ödendiği, ancak imzalatılan iki adet senedin ele geçmediği, bu haliyle zararın kısmen giderildiği ve katılanın kısmi iadeye muvafakat etmediği anlaşılmakla, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. 1. Konutta işlenen eylem nedeniyle, koşulları oluştuğu halde 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ile de uygulama yapılması gerektiğinin gözetilmemiş olması, aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

2. Suçu birlikte işleyen sanıkların neden oldukları yargılama giderlerinden ayrı ayrı sorumlu tutulmaları yerine, 5271 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesinin ikinci fıkrasına aykırı biçimde ‘yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsil edilmesi’ biçiminde karar verilmesine ilişkin hukuka aykırılığın Yargıtay tarafından giderilmesi mümkün görülmüştür.

V. KARAR
Gerekçe bölümünün (C) paragrafının (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 20.09.2018 tarihli ve 2018/273 Esas, 2018/1236 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi gereği hüküm fıkrasından “Yargılama giderinin sanıklardan eşit olarak tahsiline” ilişkin bölüm çıkarılarak, ‘Sanıkların her birinin sebebiyet verdikleri yargılama giderinin ayrı ayrı tahsil edilmesine’ cümlesinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

11.04.2023 tarihinde karar verildi.