Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/24784 E. 2023/10492 K. 08.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24784
KARAR NO : 2023/10492
KARAR TARİHİ : 08.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, sanık hakkında hükmedilen cezanın süresine göre duruşmalı incelenmesi olanaklı bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 299/1 inci maddesi gereğince reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2014/3193 soruşturma numaralı ve 28.12.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (h) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.03.2018 tarihli ve 2015/17 Esas, 2018/180 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası delaletiyle aynı maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci, ikinci ve üçüncü fıkraları uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/1102 Esas, 2018/1869 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığından sanığın beraatine,
2. Eksik inceleme yapıldığına,
3. Suçun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
4. Etkin pişmanlık hükümleri yönünden sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarının uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay gecesi mağdurun internet kafeye gittiği, aynı kafede sanık … ve dava dışı …’ın da bulundukları, bir süre kafede oturduktan sonra mağdurun içtiği kolanın parasını vermek için cüzdanını çıkardığı, bu sırada cüzdan içindeki paraları sanık … ile …’nin gördükleri, mağdur …’un kafeden çıkıp hastaneye doğru yürüdüğü sırada mağduru takip eden sanık … ve …’nin karanlık bir alanda aniden mağdurun üzerine saldırarak yumruk vurmaya başladıkları ve mağdurdan para istedikleri, bu esnada sanık …’un elinde bulunan bıçakla mağdurun yüzüne vurduğu ve darp ettiği sırada bir yandan da üzerini arayarak, “Bize paraları vereceksin” diye bağırdığı, mağdurun aldığı darbeler sonucunda olay yerinde bayıldığı, sanık ve …’nin mağdurun 200,00 TL parasını aldıktan sonra olay yerinden kaçtıklarının, kabul edildiği anlaşılmıştır.

2. Mağdurun basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve kemik kırığı oluşacak şekilde yaralanmasını gösterir adli rapor, dava dosyasında mevcuttur.

3. Sanık savunmasında özetle, mağdur ile kız meselesi yüzünden kavga ettiklerini ancak parasını almadıklarını beyan ederek tevil yollu ikrarda bulunduğu görülmüştür.

4. Dava dışı … hakkında, … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.02.2015 tarihli, 2014/427 Esas ve 2015/55 Karar sayılı dosyası ile yapılan yargılama neticesinde hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin kararın, Dairemizin 30.10.2017 tarihli, 2015/9296 Esas ve 2017/3778 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği belirlenmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
1. Delil Bulunmadığından Sanığın Beraatine ve Eksik İnceleme Yapıldığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Mağdurun aşamalarda değişmeyen ısrarlı anlatımları, mağdur beyanı ile uyumlu adli rapor, sanığın tevil yollu ikrarını içeren savunması, dava dışı diğer suça sürüklenen çocuk … hakkında tayin edilen ve Dairemizce onanan hapis cezasına ilişkin ilam ve dosya içerisinde mevcut diğer tutanak ve belgeler ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin sabit olduğu, yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, dosya içerisinde bulunan delillerin mahkumiyete yeterli olduğu, başkaca delillerin dosyaya bir yenilik katmayacağı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmakla kararın usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suçun Maddi ve Manevi Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır.
Cebir veya tehdit, ”Yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı” şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.
Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır.
Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; sanık ve dava dışı …’nin, geceleyin ellerinde bulunan bıçak ile mağdurun yüzüne vurarak mağdurun parasını aldıklarının sabit olduğu anlaşılmakla, mağdura yönelik zor unsurunun gerçekleştiğini ve eylemin nitelikli yağma suçunu oluşturduğunu kabul eden ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Etkin Pişmanlık Hükümlerine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinde yer alan “Etkin pişmanlık” hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır.
Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın, rızai iade iradesi ile mağdurun uğradığı zararı gidermek istediği ancak mağdurun, zararının giderilmesini istemediği belirlenmiş ise de; etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesinin şartlarının, rızai iadenin yanı sıra zararın giderilmesi zorunluluğu olduğu gözetildiğinde, yağmalanan 200,00 TL paranın, mahkeme veznesine depo ettirilmek suretiyle zararın giderilmesi lüzumu gözetilmeden, sanık hakkında yazılı gerekçe ile etkin pişmanlık hükümleri uygulanarak cezadan indirim yapılması nedeniyle hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmuştur. Ancak anılan husus aleyhe temyiz bulunmadığından eleştiri konusu yapılmakla yetinilerek bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 14.12.2018 tarihli ve 2018/1102 Esas, 2018/1869 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, gerekçeli bölümün (3) numaralı paragrafında belirtilen, eleştiri dışında, hukuka aykırılık görülmediğinden aynı sayılı Kanunun 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 2. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

08.05.2023 tarihinde karar verildi.