YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/24959
KARAR NO : 2023/8701
KARAR TARİHİ : 07.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2008/22628 soruşturma numaralı ve 29.04.2008 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/1-2-c ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2011 tarihli ve 2009/638 Esas, 2011/529 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106/2-c, 43/1, 62 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.10.2011 tarihli ve 2009/638 Esas, 2011/529 Karar sayılı kararının o yer Cumhuriyet savcısı ile sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 25.03.2019 tarihli ve 2016/2977 Esas, 2019/1931 Karar sayılı kararı ile;
“Yakınanın … İnşaat isimli iş yerinin bulunduğu, berber arkadaşı tanık …’ın müşterisi olan sanık …’in kiralık ev aradığını söylemesi üzerine sanık … ile anlaşma yaparak yakınanın gösterdiği bir evi sanığın kiraladığı, evin 3 gün içerisinde teslim edilmesi karşılığında yakınanın sanıktan 400,00 TL para aldığı ancak 3 gün içinde evi teslim edememesi nedeniyle sanığın evi kiralamaktan vazgeçmesi üzerine yakınanın 400,00 TL parayı sanığa iade ettiği, sanık …’in gecikme sürecinde pansiyonda kalması sebebiyle yakınandan 500,00 TL daha para istediği, yakınanın borcu kabul etmeyip vermek istememesi üzerine sanık …’in diğer sanık … ile birlikte gerek telefon ile gerekse de iş yerine gelerek “Oğlum bu parayı ödeyeceksin, ister polise git, isterse kralı gelsin bu parayı ödeyeceksin, ben parayı alacağım, kafaya koydum” diyerek tehdit ettikleri olay nedeniyle; sanıkların eyleminin yağmaya teşebbüs suçu yahut 5237 sayılı Türk Ceza Kanununda düzenlenen yağma suçunda daha az cezayı gerektiren hal başlıklı 150/1 inci maddesi kapsamında kalıp kalmadığı hususundaki delilleri takdir ve tartışmanın, üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,”,
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma kararı üzerine … 9. Asliye Ceza Mahkemesinin 24.05.2019 tarihli ve 2019/570 Esas, 2019/500 Karar sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir.
5. Görevsizlik kararı üzerine … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2019/482 Esas, 2020/389 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c-d, 35/2, 62/1 ve 53 üncü maddeleri uyarınca 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, aksi halde sanık ile alacaklı … arasında kuvvetli arkadaşlık ilişkisinin bulunduğuna, sanığın eyleminin başkasına ait olan bir malın alınmasını kapsamayıp arkadaşına ait olduğunu düşündüğü bir malı tahsil etme amacıyla gerçekleştirdiğine, beraat eden dava dışı sanık …’ın olaya dahli bulunmayıp buna göre eylemin birden fazla kişi ile birlikte işlendiğine ilişkin, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c maddesinin şartları oluşmadığından uygulanamayacağına, “Oğlum bu parayı ödeyeceksin, ister polise git, isterse kralı gelsin bu parayı ödeyeceksin, ben parayı alacağım, kafaya koydum” şeklindeki söylemin tehdit oluşturmadığına, bu sözden sanığın müştekiye herhangi bir konuda zarar vereceğinin anlaşılamadığına,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Mağdur … İnşaat isimli iş yerinin bulunduğu, berber arkadaşı tanık H.D.’nin müşterisi olan temyiz dışı diğer sanık …’nin, kiralık ev aradığını söylemesi üzerine temyiz dışı diğer sanık … ile anlaşma yaparak mağdurun gösterdiği bir evi sanığın kiraladığı, evin 3 gün içerisinde teslim edilmesi karşılığında mağdurun sanıktan 400,00 TL para aldığı ancak 3 gün içinde evi teslim edememesi nedeniyle sanığın evi kiralamaktan vazgeçmesi üzerine mağdurun 400,00 TL parayı sanığa iade ettiği, temyiz dışı diğer sanık …’in gecikme sürecinde pansiyonda kalması sebebiyle mağdurdan 500,00 TL daha para istediği, yakınanın borcu kabul etmeyip vermek istememesi üzerine temyiz dışı diğer sanık …’in sanık … ile birlikte gerek telefon ile gerekse de iş yerine gelerek “Oğlum bu parayı ödeyeceksin, ister polise git, isterse kralı gelsin bu parayı ödeyeceksin, ben parayı alacağım, kafaya koydum” diyerek tehdit ettiklerinin kabul edildiği anlaşılmıştır.
2. Sanığın aşamalardaki ifadelerinde, temyiz dışı diğer sanık …’in söylemi üzerine mağdurdan para istediğini ancak tehdit etmediğini belirterek tevil yollu ikrarda bulunduğu görülmüştür.
3. Mağdurun aşamalardaki beyanlarında, olayı (1) numaralı paragrafta belirtildiği şekilde anlattığı belirlenmiştir.
4. Tanık H. D.’nin anlatımlarında; temyiz dışı diğer sanık …’in mağdurdan pansiyon parası istediğini, temyiz dışı diğer sanık …’in arkadaşı olan kişilerin iki köpekle iş yerinin önünde dolaştıklarını söyleyerek mağdurun beyanlarını doğruladığı belirlenmiştir.
5. Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyularak gereğinin yerine getirildiği belirtilmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri Yönünden
1. Mağdurun aşamalardaki beyanları, mağdur beyanı ile uyumlu tanık H. D.’nin anlatımı, sanık …’un tevil yollu ifadesi ile Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Sanığın mağduru temyiz dışı diğer sanık … ile birlikte tehdit ettiği anlaşılmakla, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c maddesinin uygulanamayacağına ilişkin temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. …’in, sanık … ile birlikte gerek telefon ile gerekse de iş yerine gelerek “Oğlum bu parayı ödeyeceksin, ister polise git, isterse kralı gelsin bu parayı ödeyeceksin, ben parayı alacağım, kafaya koydum” diyerek tehdit ettikleri, bir keresinde de mağduru … Çarşısı’na çağırıp buluşma yerine vahşi köpeklerle geldikleri anlaşılmakla, sanığın eylem ve söylemlerinin yağma suçunda aranan cebir, şiddet ve tehdit boyutuna ulaştığı, bu nedenle sanığın söyleminin sair tehdit kapsamında kaldığına ilişkin temyiz sebebi yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Vesaire İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
1. Sanıkların mağduru … Çarşısı’na çağırıp buluşma yerine silahtan sayılan vahşi köpeklerle gelerek mağduru korkuttukları gözetildiğinde, sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin 1 inci fıkrasının (c) ve (d) bentlerinin yanı sıra (a) bendinin de uygulanması gerektiği düşünülmeden anılan bentler ile uygulama yapılması, mahkemece gösterilen teşdit gerekçesi nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden ve aleyhe temyiz bulunmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 01.12.2020 tarihli ve 2019/482 Esas, 2020/389 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden, eleştiri dışında, herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
07.02.2023 tarihinde karar verildi.