YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25235
KARAR NO : 2023/10266
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Suça sürüklenen çocuk hakkında … Batı Cumhuriyet Başsavcılığının 2018/127 İddianame No.lu iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesinin 29.05.2018 tarihli ve 2018/76 Esas, 2018/253 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/2467 Esas, 2019/474 Karar sayılı kararıyla suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk ve müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi, teşhis işleminin usulüne aykırı olduğuna, savunma için kendilerine süre verilmediğine ve delillerin yanlış değerlendirildiğine ilişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın, katılanın bulunduğu apartmana girerek, katılanın gireceği evin kapısını açmaya çalıştığı sırada arkadan gelerek katılanı ittiği ve yere düşürdüğü, akabinde ise cep telefonunu alarak kaçtığı anlaşılmaktadır.
2. Katılan aşamalarda tutarlı ve istikrarlı beyanlarda bulunmaktadır.
3. Katılan suça sürüklenen çocuğu soruşturma aşamasında fotoğraf üzerinden teşhis etmiş, kovuşturma aşamasında ise kendisine suça sürüklenen çocuğun güncel fotoğraflarının gösterilmesi üzerine suça sürüklenen çocuğun eylemi gerçekleştiren kişiye benzediğini, fakat emin olarak teşhis yapamadığını belirtmiştir.
4. Suça sürüklenen çocuk aşamalarda suçlamayı inkar etmekte, suça konu telefonu ağabeyinden alarak İtfaiye Meydanı’nda bu işi yapan bir dükkana sattığı belirtmektedir.
5. Suça konu telefonun suça sürüklenen çocuk tarafından satıldığı gösterir, el yazısı, imza ve kimlik fotokopisini içerir belge dosya arasında yer almaktadır.
6. Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’ndan (BTİK) gelen kayıtlara göre, katılana ait telefonun olay gecesinden önce 2 ay süre ile katılandan başka kimse tarafından kullanılmadığı görülmektedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suça sürüklenen çocuğun atılı suçu işlediği katılan soruştuma aşamasındaki teşhisi, BTİK raporları, suça sürüklenen çocuğun çelişki içeren ve resmi belgelerle çürütülen beyanları karşısında sabit olduğu görülmektedir. Katılan kovuşturma aşamasında suça sürüklenen çocuğun güncel fotoğrafları üzerinden her ne kadar teşhisini yenilememiş ise de suça sürüklenen aleyhine dosyada yer alan tek delil teşhis tutanağı değildir. Suça sürüklenen çocuğun suça konu telefonu sattığı, kendi imzası ve kimlik fotokopisini içeren belge ile sabittir. Her ne kadar suça sürüklenen çocuk bu telefonu ağabeyinden alarak sattığını söylese de, ağabeyinin telefonu kendisinin kullandığı beyanı BTİK kurumundan gelen raporla çürütülmüştür. Bu nedenle delillerin değerlendirilmesi ve hukuki uygulamada bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
Her ne kadar suça sürüklenen çocuk müdafi, dosyaya yeni gelen delillerin kendilerine okunmasının akabinde savunma için süre verilmediğini belirtse de, delillere karşı beyanlarının alındığı, savunma için süre talep etmediği görülmektedir. Bu nedenle bu temyiz sebebi bakımından da bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin 28.02.2019 tarihli ve 2018/2467 Esas, 2019/474 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Batı 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.