YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25284
KARAR NO : 2023/10372
KARAR TARİHİ : 03.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke Cumhuriyet Başsavcılığının 03.05.2017 tarihli ve 2017/2158 Soruşturma numarası ile sanık hakkında nitelikli yağma suçlarından, İbrahim’e yönelik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-h, 63, 53, …’a yönelik 149/1-a-c-h, 63, 53 maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.
2. Söke Ağır Ceza Mahkemesinin 01.02.2018 tarihli ve 2017/76 Esas, 2018/58 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (h) bentleri, 62 nci maddesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 53 üncü maddesi uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin 13.07.2018 tarihli ve 2018/1091 Esas, 2018/1361 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
1. Somut delil olmadığına,
2. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. 11.03.2017 günü saat 00.30 sıralarında katılan …’in babası adına kayıtlı araç ile yanlarında tanık Ç.G, katılan … … ve tanık G.S ile birlikte Söke ilçesi Savuca mahallesine geldiği, araçta geri dönüş için yakıt olmadığından tanık Ç.G.’nin evinden para almak amacıyla tanıkların araçtan indikleri, katılanlar İbrahim ve …’ın ise araçta kaldıkları, katılanların araçta bulundukları esnada sanık … ile haklarında ayrı soruşturma yürütülen meçhul iki şahsın katılanların yanına geldikleri, sanık …’ın araç içerisindeki İbrahim’e “telefonu ver bakalım birini arayacağım” dediği, İbrahim’in telefonu vermek istememesi üzerine Abdurrahman’ın “ne demek vermeyeceğim, biz mi girelim arabanın içine” diyerek İbrahim’i tehdit ettiği, bu sırada meçhul sanıklardan birinin arabanın penceresinden içine sarkarak telefon şarj aletlerinden birini aldığı, İbrahim’in korkarak şoför mahallinden araçtan indiği, sağ ön koltukta oturan …’ın da araçtan inmesi üzerine, sanıklardan birinin aracın içini karıştırmaya başladığı diğer ikisinin dışarıda beklediği, bu sırada katılan …’in arkadaşı Ç.Y’i çağırmak için olay yerinden uzaklaştığı, katılan …’ın aracın yanında kaldığı, sanık …’ın katılan …’tan “birini arayacağım” diyerek cep telefonunu istediği, katılan …’ın telefonu vermemesi ve araçtan bir takım eşyaların yağmalanmasına mani olmak için “yeter gidin artık” demesi üzerine sanık …’ın …’a bıçak çektiği, karın bölgesine dayayarak ileriye doğru götürmeye başladığı, “git arkadaşlarını çağır gel yoksa bıçağı vuracağım” şeklinde söylemde bulunduğu, meçhul sanıklardan birinin aracın içerisinde bulunan katılan …’e ait bir adet Powerbank şarj aletini ve bir adet Iphone 4 şarj aleti ile her iki katılana ait paket içerisinde bulunan antep fıstığı ve çikolatayı aldığı, katılan …’ın arkadaşlarını çağırmaya gittiği sırada sanıkların İbrahim’in babasına ait araca binerek olay yerinden uzaklaştıkları, sanıkların yağmaladıkları aracın saat 02.30 sıralarında kaza yapmış ve terk edilmiş vaziyette bulunduğu, katılan …’ın yapılan canlı teşhiste sanık …’i teşhis ettiği, tanzim olunan adli rapor kapsamında herhangi bir darp cebir izi bulunmayan katılanların şikâyetçi oldukları bu şekilde sanığın nitelikli yağma suçunu işlediklerinin kabul edildiği görülmüştür.
2. Sanık …’ın aşamalarda yapmış olduğu savunmalarında özetle, üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini, …, İbrahim ve Gökhan isimli şahısları tanımadığını, neden kendisini teşhis ettiklerini bilmediği, polisler kendisini almaya geldiklerinde kaçmasının sebebinin polislerin bir keresinde darp etmesinden kaynaklı olduğunu ifade etmiştir.
3. Katılan … esas itibariyle tüm aşamalarda birbiriyle ve olayla uyumlu beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
4. Dosyada mevcut 11.03.2017 tarihli olay yeri inceleme tutanağına göre, yağmaya karışan aracın evin duvarına çarpmış vaziyette olduğunun, çarpmadan dolayı aracın ön kısmının hasar gördüğünün tespit edildiği görülmüştür.
5. Dosya içerisinde mevcut 13.03.2017 tarihli teşhis tutanağı ve katılan …’a ait mahkeme huzurunda alınan beyanları dikkate alındığında, …’ın hem soruşturma aşamasında hem kovuşturma aşamasında sanığa yönelik teşhisinin olduğu görülmüştür.
6. Dosya arasında bulunan 13.03.2017 tarihli olay tutanağında sanığın olayla ilgili savunmasının alınması için evine gidildiğinde, sanığın ani bir hareketle kaçmaya çalıştığının, şahıs zor kullanarak yakalanmaya çalışıldığı sırada şahsın aşırı derecede direnç gösterdiği, kendisini 2. kattan atmaya çalıştığı, polis memurunu yaraladığı hususlarının belirtildiği anlaşılmıştır.
7. Söke Fehime Faik Kocagöz Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 13.03.2017 tarihli genel adli muayene raporları dosya arasında mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13.07.2018 tarihli ve 2018/1091 Esas, 2018/1361 Karar Sayılı Kararının,
5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; iddia, savunma, katılanların beyanı, tanık beyanları, olay yeri görgü tespit tutanağı, olay yeri inceleme raporu ve dosya kapsamındaki diğer deliller birlikte değerlendirildiğinde olayımızda yağma suçunun tüm unsurlarının gerçekleştiği görülmüştür. Bu sebepten sanık müdafiinin yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, sanığın cezalandırılması için somut delil bulunmadığına yönelik temyiz sebepleri yönünden eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 13.07.2018 tarihli ve 2018/1091 Esas, 2018/1361 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve resen incelemesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
03.05.2023 tarihinde karar verildi.