YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25312
KARAR NO : 2023/10558
KARAR TARİHİ : 09.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 14.07.2017 tarihli, 2017/5754 Soruşturma Nolu iddianamesiyle sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (a) ve (h) bendi, 53 ve 54 üncü maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 19.01.2018 tarihli ve 2017/267 Esas, 2018/18 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrası, (a) ve (h) bendi, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 09.11.2018 tarihli ve 2018/1444 Esas, 2018/2118 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Somut delil bulunmadığına,
3. Sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. İlk Derece Mahkemesince, mağdur …’un, katılan …’un işletmiş olduğu etli pide salonunda çalıştığı, olay günüde mağdur … gece saat 23.30 sıralarında yoldan geçtiği esnada katılana yapılacak bir şey olup olmadığını sorması üzerine, katılanın mağdur …’e motorun yakıtının olmadığını, yakıt almaya gitmesini, yol üzerinde bulunan yerlere de siparişleri bırakmasını söylediği, bunun üzerine mağdur …’in gece saat 00.00 sıralarında müşteriye servis için çıktığı, Sait Paşa caddesi üzerinde giderken arkasından bir ses duyduğu, motoru durdurduğu, daha önceden aralarında sadece selamlaşmanın olduğu sanık …’ın yanına gelerek “Beni eve götürür müsün” şeklinde söylemesi üzerine mağdur …’in “Şu an servise gidiyorum, seni bırakamam” şeklinde söylediği, bunun üzerine sanık …’ın emanette kayıtlı olan bıçağı çıkartarak mağdur …’e yönelik olarak “Beni bırakmazsan motosikletin tekerlerini keserim” şeklinde tehdit ettiği, bunun üzerine mağdur …’in korkusundan motosikletin arkasına sanığı da alarak servise gittikleri, siparişi verip geri döndükleri sırada sanığın motosikleti kendisinin kullanmayı istediği, mağdur …’in de buna izin vermemek istemesine karşın sanığın ısrar etmesi ve yine sanığın belinde bıçak olduğunu görmesi nedeniyle korkudan motosikleti sürmesine izin verdiği, bir müddet beraber gittikten sonra mağdur …’in sanığın motosikleti dik yamaçlara doğru sürmesi ve sanığın belindeki bulunan bıçaktan korkarak motordan atladığı, koşarak orada bulunan bir apartmanın içine girdiği, apartmanın içinde bulunan bir şahıstan kendisinin kontörünün olmaması nedeniyle ustası katılan …’u aramak amacıyla telefonunu istediği, telefondan katılanı arayarak, kendisini aramasını söylediği, apartmanın 4. katına kadar çıktığı, sanığın da mağdur …’in yanına kadar geldiği, mağdur …’in kullanmış olduğu beyaz renkli telefonu alarak olay yerinden uzaklaştığı, o sırada mağdurun yanında bulunan şahıs tarafından 155 aranarak konunun bildirildiği, bunun üzerine polis ekipleri soruşturmaya başladıkları, olay yerinden sanık …’ın motorla kaçtığını görmeleri üzerine arkasından takip ederek tarlada sanığı yakaladıkları, sanığın mağdur …’den almış olduğu motoru ve telefonu polislere teslim ettiği şeklinde gerçekleşen olayda, sanığın olay tarihinde gece vakti üzerindeki bıçakla mağdur …’i tehdit edip mağdur …’in zilyetliğinde bulunan motoru ve mağdura ait olan cep telefonunu zorla mağdurdan almak suretiyle üzerine atılı “Silahla Gece Vakti Yağma” suçunu işlediği kabul edilerek yağma suçundan cezalandırılmasına karar verilmiştir.
2. Mağdur kolluk aşamasında sıcağı sıcağına alınan beyanında olayı ayrıntılı şekilde anlatmıştır.
3. İhbar üzerine olay yerine gidildiğine ilişkin tutanak mevcuttur.
4. Suça konu telefon ve motosikletin sanıkta ele geçirildiğine ilişkin tutanak düzenlenmiştir. İlk Derece Mahkemesince her ne kadar telefonun mağdura ait olduğu kabul edilmişse de dosya kapsamına göre suça konu telefonun katılan …’a ait olduğu anlaşılmıştır.
5. Katılan … da mağdurla uyumlu beyanda bulunmuştur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından “Yağma eylemi tamamlandıktan sonra mağdurun elindeki cep telefonunu çekip almak suretiyle alıp kaçan sanığın eyleminin TCK’nun 142/2-b maddesinde belirtilen hırsızlık suçunu oluşturacağının anlaşılması karşısında, hırsızlık suçundan zamanaşımı süresince işlem yapılması olanaklı görülmüştür.” eleştirisi dışında bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
1.Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; mağdurun olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanı, mağdurun ilk beyanı ile örtüşen katılan beyanı, Olay ve Olgular bölümünün 2 ve 3 numaralı paragraflarında bahsedilen tutanaklar karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde sanık müdafiinin temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Ancak;
Her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince sanığın mağdurun elindeki cep telefonunu çekip alması eyleminin ayrıca hırsızlık suçunu oluşturacağı kabul edilmişse de; sanığın eyleminin bir bütün halinde yağma suçunu oluşturduğu şeklindeki İlk Derece Mahkemesinin kabulünde bir isabetsizlik bulunmamış fakat cep telefonunun bina içerisinde alınması karşısında sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149 ncu maddesinin (d) fıkrası gereğince artırım yapılması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe temyiz olmadığından bozma sebebi yapılmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 09.11.2018 tarihli ve 2018/1444 Esas, 2018/2118 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Gerekçe Bölümünün (2) numaralı paragrafta belirtilen eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.05.2023 tarihinde karar verildi.