Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/25327 E. 2023/9472 K. 22.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25327
KARAR NO : 2023/9472
KARAR TARİHİ : 22.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı

İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararların; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir oldukları, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/2041 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c-d-h, 53/1, 58. (… ve … hakkında) maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.02.2018 tarihli ve 2017/101 Esas, 2018/84 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-c-d-h, 168/3, 62/1, 53/1-2-3 uyarınca 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar … ve … hakkında aynı Kanun’un 58. maddesi gereği cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.10.2018 tarihli ve 2018/1757 Esas, 2018/1980 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … ve Müdafinin Temyiz Sebepleri
1. Tanık ve mağdurların beyanları doğrultusunda sanığın suça iştirak etmediği ve sanığın suçu işlediğine dair delil olmadığından sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
3. 5237 sayılı Kanun’un 150/2. maddesinin uygulanması gerektiğine,
4. Lehe olan hükümlerin ve takdiri indirim nedenlerinin uygulanmadığına,
5. Engelli raporu olduğundan ceza ehliyeti için rapor alınması gerektiğine,

B. Sanık … Müdafinin Temyiz Sebepleri
1. Tanık ve mağdurların beyanlarının çelişkili olduğuna,
2. Sanığın ne şekilde suçu işlediğinin açıklanmadığına,
3. 5237 sayılı Kanun’un 150/2. maddesinin uygulanması gerektiğine,

C. Sanık … Müdafinin Temyiz Sebepleri
1. Tanık ve mağdurların beyanlarının çelişkili olduğuna,
2. Dosyada delil olmadığına ve şüpheden sanık yarar ilkesinin gözetilmesi gerektiğine,
3. 5237 sayılı Kanun’un 150/2. maddesinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıkların 16.05.2014 günü birlikte alkol aldıkları ve etrafta taşkınlık yapmaya başladıkları, sanıkların alkollü bir şekilde saat 21.00 sıralarında H.G.’ye ait hayvan sayasına geldikleri, bu sırada sayada mağdur …’in de süt almak için bulunduğu, H.G.’nin oğlu olan tanık Y.G. ise mağdur …’a süt getirmek amacıyla hayvanların bulunduğu tarafa doğru gittiği, H.G. ile Destan’ın ise sayanın içerisinde bulunan ve konut niteliğinde olan yapının içerisinde bekledikleri, sanıkların H.G. ile mağdur …’ı önceden tanıdıkları, sanıkların konutun kapısını çaldıkları, H.G.’nin kapıyı açarak sanıkları önceden tanıması sebebiyle içeriye davet ettiği, sanıkların bu şekilde içeriye girdikten sonra mağdur …’i gördükleri, sanıklar … ve …’ın mağdur …’a burada ne aradığını sordukları, mağdurun sanıklara “Süt almaya geldim” şeklinde cevap verdiği, bu sırada sanık …’ın yanında taşıdığı bıçağı çıkartarak mağdurun boğazına dayadığı ve “Süt parasını bize vereceksin lan” dediği, bunun üzerine taraflar arasında kargaşa yaşandığı, H.G.’nin, sanık …’ı kolundan tutarak çekmeye çalıştığı, sanık …’ın yanında taşıdığı silahı çıkartarak kabzasıyla mağdur …’ın kafasına vurduğu, sanık …’ın da mağdur …’a tekme ve tokat ile vurduğu ve mağdur …’ın cebindeki 150,00 TL parasını aldığı, bu esnada tanık Y.G.’nin içeriye girdiği ve yaşanan kargaşayı görünce müdahale etmek istediği, ancak sanık …’ın tanığa, mağdur …’ı kast ederek “Sen karışma biz bunun a… koyacağız” dediği, ancak tanık Y.G.’nin müdahalesiyle sanıkların mağduru bırakıp dışarı çıkarak olay yerini terk ettikleri, yaşanan olay nedeniyle mağdurun basit tıbbi müdahele ile giderilebilecek şekilde yaralandığı, anlaşılmıştır.

2. Mağdurun beyanları dosya arasında mevcuttur.

3. H.G.’nin beyanları dosya arasında mevcuttur.

4. Tanık Y.G.’nin beyanları dosya arasında mevcuttur.

5. Sanıkların aşamalarda alınan savunmaları dosya arasında mevcuttur.

6. Mağdura ait adli muayene raporu dosya arasında mevcuttur.

7. Sanıklara ait adli sicil kaydı dosya arasında mevcuttur.

8. Olay mahallinde keşif yapıldığı, bilirkişi tarafından hazırlanan raporda olayın gerçekleştiği yerin ev olarak kullanıldığının belirtildiği görülmüştür.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Sanık … Hakkında Mağdura Karşı Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Tanık ve Mağdurların Beyanları Doğrultusunda Sanığın Suça İştirak Etmediği ve Sanığın Suçu İşlediğine Dair Delil Olmadığından Sanığın Beraatine Karar Verilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen mağdurun olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanı, mağdurun ilk beyanı ile örtüşen H.G.’nin ve tanık Y.G.’nin soruşturma aşamasında vermiş oldukları birbirleriyle uyumlu ve benzer nitelikteki beyanları olayın akışına ve mağdurun anlatımına uygun olup, sonradan sanığı suçtan kurtarmak amacıyla değiştirmiş oldukları, kovuşturma aşamasında vermiş oldukları beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği kanaatine varılmakla, sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suçun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayın Olay ve Olgular başlığı altında (1) paragrafında izah edildiği şekilde kabul edilmesi suretiyle kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. 5237 Sayılı Kanun’un 150/2. Maddesinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın işlediği nitelikli yağma suçuna konu paranın 150,00 TL olduğu, bu bakımdan suç tarihi itibari ile nitelikli yağma suçunun konusunu oluşturan paranın değerinin az olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması yerinde olup değer azlığı hükümlerine yönelik kurulan temyiz istemleri yerinde görülmemiş, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Lehe Olan Hükümlerin ve Takdiri İndirim Nedenlerinin Uygulanmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, sanık hakkında hükmedilen netice ceza miktarının 6 yıl 1 ay 10 gün hapis cezası olduğu, diğer lehe hükümlerin (5237 sayılı Kanun’un 50 nci maddesi uyarınca seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51 inci maddesi uyarınca erteleme ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması) uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

5. Engelli Raporu Olduğundan Ceza Ehliyeti İçin Rapor Alınması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın temyiz dilekçesi ile sürdüğü ve eki olarak sunduğu 14.09.2017 tarihli engelli sağlık kurulu raporunda bildirilen engelliliğin sanığın cezai ehliyetini etkileyecek nitelikte olmadığı anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanık … Hakkında Mağdura Karşı Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Tanık ve Mağdurların Beyanlarının Çelişkili Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen mağdurun olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanı, mağdurun ilk beyanı ile örtüşen H.G.’nin ve tanık Y.G.’nin soruşturma aşamasında vermiş oldukları birbirleriyle uyumlu ve benzer nitelikteki beyanları olayın akışına ve mağdurun anlatımına uygun olduğu, bu doğrultuda sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanığın Ne Şekilde Suçu İşlediğinin Açıklanmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. 5237 Sayılı Kanun’un 150/2 Maddesinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın işlediği nitelikli yağma suçuna konu paranın 150,00 TL olduğu, bu bakımdan suç tarihi itibari ile nitelikli yağma suçunun konusunu oluşturan paranın değerinin az olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması yerinde olup değer azlığı hükümlerine yönelik kurulan temyiz istemleri yerinde görülmemiş, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Sanık … Hakkında Mağdura Karşı Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
1. Tanık ve Mağdurların Beyanlarının Çelişkili Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanık hakkında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen mağdurun olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanı, mağdurun ilk beyanı ile örtüşen H.G.’nin ve tanık Y.G.’nin soruşturma aşamasında vermiş oldukları birbirleriyle uyumlu ve benzer nitelikteki beyanları olayın akışına ve mağdurun anlatımına uygun olduğu, bu doğrultuda sanık hakkında mahkumiyet hükmü kurulduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Dosyada Delil Olmadığına ve Şüpheden Sanık Yarar İlkesinin Gözetilmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun beyanı, H.G.’nin beyanı, tanık Y.G.’nin beyanı, mağdura ait adli muayene raporu ve sanığın savunması karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. 5237 Sayılı Kanun’un 150/2 Maddesinin Uygulanması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanığın işlediği nitelikli yağma suçuna konu paranın 150,00 TL olduğu, bu bakımdan suç tarihi itibari ile nitelikli yağma suçunun konusunu oluşturan paranın değerinin az olmadığı anlaşılmakla, 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin ikinci fıkrasında yer alan değer azlığı hükümlerinin uygulanmaması yerinde olup değer azlığı hükümlerine yönelik kurulan temyiz istemleri yerinde görülmemiş, kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4.Ancak;
Sanık … hakkında tekerrüre esas alınan Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2011/422 Esas, 2012/161 Karar sayılı ilâmının, kesinleşme tarihinin suç tarihinden sonra 27.11.2014 tarihi olması nedeniyle tekerrüre esas alınamayacağı, ancak adlî sicil kaydında yazılı olan mahkûmiyetleri içinde en ağırı olan Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/136 Esas ve 2010/301 Karar sayılı ilâmına konu yalan tanıklık suçundan hükmedilen hapisten çevrili 6.000,00 TL adli para cezasının tekerrüre esas oluşturacağı gözetilerek tekerrür uygulanması zorunluluğu, Yargıtay tarafından düzeltilmesi mümkün görülmüştür.

D. Edremit’te yaz saati de gözetildiğinde, suçun işlendiği 16.05.2014 tarihinde, güneşin 20.24’de battığı, dosya kapsamındaki beyanlar doğrultusunda olayın 21.00 sıralarında başladığı, sanıkların olay yerinden ayrıldığı saatin belirli olmadığı, şüpheden sanık yararlanır ilkesi doğrultusunda olayın gündüz vaktine denk gelen zaman diliminde gerçekleştiği kabul edilerek, sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149. maddesinin (a), (c), (d) bendi ile yetinilmesi gerektiği gözetilmeden, koşulları oluşmayan (h) bendi ile de hüküm kurulması yapılan uygulama ve ceza miktarına göre bozma sebebi yapılmamıştır.

V. KARAR
A. Sanıklar … ve … Hakkında Mağdura Karşı Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden
Gerekçe bölümünde A ve B paragraflarında açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.10.2018 tarihli ve 2018/1757 Esas, 2018/1980 Karar sayılı kararında sanık …’un, sanıklar … ve … müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda gerekçe bölümünün D paragrafında belirtilen eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

B. Sanık … Hakkında Mağdura Karşı Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden
Gerekçe bölümünün C paragrafının (4) numaralı kısmında açıklanan nedenle sanık … müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 05.10.2018 tarihli ve 2018/1757 Esas, 2018/1980 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi gereği hüküm fıkrasından; sanık … hakkındaki tekerrür ile ilgili bölümün çıkartılarak yerine, “5237 sayılı TCK’nin 58/6-7. maddesi gereğince sanık … hakkında, Edremit 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/136 Esas, 2010/301 sayılı kararında hükmedilen hapisten çevrili 6.000,00 TL adli para cezasının mükerrirliğe esas alınmasına, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

22.03.2023 tarihinde karar verildi.