YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25340
KARAR NO : 2023/9689
KARAR TARİHİ : 30.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 28.03.2012 tarihli ve 2011/8808 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 109/2-3-b, 149/1-c,ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.02.2018 tarihli ve 2012/83 Esas, 2018/46 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 149/1-c, 168/1-3 ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 6 ay hapis cezası ve hak yoksunluklarına; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 109/2, 109/3-b ve 53. maddeleri uyarınca 6 yıl 12 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/1554 Esas, 2018/2007 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar ve müdafilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın yararlanma kastı olmadığı, suçun unsurlarının oluşmadığına,
2. Şikâyetçinin çelişkili beyanlarının mevcut olduğu ve tek başına delil niteliği taşımayacağına,
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Yeterli araştırma yapılmadan, eksik inceleme ve usule uygun olmayan delillere dayalı karar verildiğine,
2. Şikâyetçi ve sanıkların çelişkili beyanlarına itibar edildiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Şikâyetçinin 12.11.2011 günü arkadaşı olan sanık …’in arabasına bindiği, araç içerisinde … ve …’nin de bulunduğu, araç ile …’in Bağlarbaşı mahallesi 852. sokakta bulunan evine gittikleri, saat 16.00 itibarıyla eve girdikleri, eve girdikten sonra ilk önce … ve … tarafından sonra da bir süre … tarafından şikâyetçinin darp edildiği, ellerinin ve kollarının bağlandığı, cep telefonunun ve cüzdanının yağmalandığı, ilerleyen saatlerde suça sürüklenen çocuk … …’de söz konusu eve geldiği, onunda şikâyetçiyi “Şikâyetçinin dokuz sayfalık hazırlık beyanında belirttiği” şekilde darp ettiği, 13.11.2011 günü sabah 04.00’e kadar şikâyetçinin daha çok … ve … tarafından, bazen Yasemin tarafından bir kaç kez de … tarafından darp edildiği, olayın başlangıcında Yasemin’in yer almadığı ancak sonradan gelip onunda olaya dahil olduğu, böylece sanıklar ve suça sürüklenen çocukların şikâyetçiyi hem yağmaladıkları hem de zorla evde tutmak suretiyle hürriyetinden yoksun bıraktıkları, şikâyetçinin sabah saatlerinde fenalaştığı ve tekrar geleceğine dair sanıklar … ve …’i ikna etmesi üzerine evden ayrılmasına izin verdikleri, buradan çıkan sanığın yoldan geçen bir araçtan yardım isteyerek Yüksek İhtisas Hastanesine müracaat ederek olayları hastane polisine anlattığı, olayın bu şekilde açığa çıktığı, şikâyetçinin cep telefonunun yağmalandığının söz konusu telefonunun … tarafından kolluk kuvvetlerine intikal ettirildiğine dair kolluk güçlerince tutulan tutanak ve evde yapılan aramada şikâyetçinin cüzdanının ele geçirilmiş olmasıyla sübuta erdiği, böylece sanıkların ve suça sürüklenen çocukların birlikte yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu işledikleri maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Yağmaya konu telefonun temyiz dışı sanık … tarafından olaydan hemen sonra kendi rızasıyla polislere teslim ettiğine dair 13.11.2011 tarihli tutanak dosya içinde mevcutttur.
3. Şikâyetçinin olaydan hemen sonra kollukta alınan ifadesinin olayın (1) No.lu paragrafta yazıldığı şekilde gerçekleştiği tespit edilmiştir.
4. Olay yeri inceleme raporuna, ev arama tutanağına göre olay günü sabah saatlerinde polislerce evin aranması sonrasında evde diğer suç delilleriyle birlikte şikâyetçinin beyanında bahsi geçen cüzdanının bulunmuş olması, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 21.12.2011 tarihli raporuna göre olay yerinde ele geçen eşyalardan alınan kuru kan örneklerinin şikâyetçiden alınan kuru kan örneği ile genotip olarak uyumlu olduğuna dair tespiti dosya içinde mevcuttur.
5. Şikâyetçi hakkında Yüksek İhtisas Hastanesi tarafından düzenlenen 13.11.2011 tarihli rapora göre şikâyetçinin kafa bölgesinde 1 cm kesi, şişlik ve ödem, iki kolu ve omuzlarında ekimozlar, sağ el işaret parmağında dolsol ve proximol kısımda iki cm kesi, sol el ve bilekte şişlik, hassasiyet, sol bacakta yaygın ekimoz ve şişlik ile sağ dirsek patellar lateralinde beş cm kesi, sağ dirsek proximalinde 1,5 cm kesinin mevcut olduğu belirtilmiştir.
6. Olayın olduğu gün düzenlenen, olayın hastane polisine anlatılması üzerine söz konusu eve giden polis memurlarının düzenlendiği, sanıklar …’le … ve suça sürüklenen çocuk …’nin de imzasını taşıyan tutanağa göre şikâyetçinin aşırı derecede darp edilmiş ve yürüyemeyecek halde hastaneye geldiği, şikâyetçinin anlatımları doğrultusunda söz konusu eve gidildiğinde …, … ve …’nin evde bulunduğuna dair tespiti dosya içinde yer almaktadır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/1554 Esas, 2018/2007 Karar sayılı kararı ile;
“…Mağdur ifadesi, adli tıp raporu, olay yeri tespit tutanağı ve tüm dosya kapsamına göre yağma eyleminin konutta ve silahla işlendiğinin anlaşılması karşısında sanıklar hakkında TCK’nın 149. Maddesinin “a” ve “d” fıkralarının da uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi aleyhe istinaf istemi bulunmadığından davanın yeniden görülme nedeni olarak kabul edilmemiştir.
Yapılan yargılamaya, karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, mahkemenin soruşturma ve kovuşturma sonucunda oluşan takdirine suçun sübut ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, cezayı belirleme gerekçelerinin nitelik ve derecesine göre verilen hükümlerde eleştiri dışında bir isabetsizlik görülmediğinden sanıklar ve müdafiileri ile suça sürüklenen çocuklar müdafiilerinin istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 280/1-a maddesinin ilk cümlesi uyarınca esastan reddine,” karar verilmiştir.
IV. GEREKÇE
Sanıklar Müdafilerinin Temyiz Sebepleri Yönünden;
Şikâyetçinin olaydan hemen sonra dokuz sayfalık tutanağa bağlanmış ifadesi, 13.11.2011 tarihli tutanak, 13.11.2011 tarihli ve 05.03.2012 tarihli kesin hekim raporu, ev arama tutanağı, … Kriminal Polis Laboratuvarı Müdürlüğünün 21.12.2011 tarihli raporu ve düm dosya kapsamından sanıkların eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesinin, 14.11.2018 tarihli ve 2018/1554 Esas, 2018/2007 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerce öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenen kararlar yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 13. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
30.03.2023 tarihinde karar verildi.