YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25401
KARAR NO : 2023/9217
KARAR TARİHİ : 09.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 27.07.2009 tarihli iddianamesiyle sanık hakkında hukuki ilişkiden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 150/1 inci maddesi delaletiyle 106/1-2-(a,c), 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 31.07.2009 tarihli ve 2009/1006 Esas, 2009/910 Karar sayılı kararı ile sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-c maddeleri kapsamında nitelikli yağma suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delillerin takdir ve tartışılmasının Ağır Ceza Mahkemesinin görevi dahilinde bulunduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verilmiştir.
3. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2010 tarihli ve 2009/367 Esas, 2010/195 Karar sayılı kararı ile sanığın hukuki ilişkiye dayalı alacağını tahsil etmek amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 150/1 inci maddesi delaletiyle 106/1, 62/1, 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.06.2010 tarihli ve 2009/367 Esas, 2010/195 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.05.2018 tarihli 2015/8068 Esas, 2018/3661 Karar sayılı ilâmıyla;
“Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Olayın oluşu ve dosya kapsamına göre; sanığa iftira etmesi için hiçbir sebep bulunmayan katılanın aşamalardaki değişmeyen ifadelerinde, sanıkla aralarında herhangi bir hukuki ilişki olmadığını ve borcunun da bulunmadığını beyan ettiği; buna karşılık alacaklı olduğunu bu nedenle senetler aldığını savunan sanığın, mağdurdan olan alacağının kaynağını ve nedenini açıklayamadığının, çelişkili anlatımlarda bulunduğunun anlaşılması karşısında; sanık savunmasına hangi nedenlerle üstünlük tanınarak alacak/borç ilişkisinin varlığının kabul edildiğinin, karar yerinde açıklanıp gerekçelendirilmeden yazılı şekilde TCK’nın 150/1 inci maddesi delaletiyle 106/1. maddesiyle hüküm kurulması ..”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
5. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2018 tarihli ve 2018/342 Esas, 2018/546 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hukuki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanun’un 150/1 inci maddesi delaletiyle 106/1, 62/1, 53 üncü maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
6. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 31.10.2018 tarihli ve 2018/342 Esas,2018/546 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 10.02.2021 tarihli ve 2019/1380 Esas, 2021/2137 Karar sayılı ilâmıyla;
“.. Sanık … hakkında katılan …’a yönelik hukuki ilişkiye dayalı alacağı tahsil etmek amacıyla tehdit suçundan kurulan mahkumiyet hükmünün incelenmesinde, Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hâkimler Kurulunun takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Olayın oluşu ve dosya kapsamına göre; katılanın 03.03.2009 tarihli şikayet dilekçesi ve aşamalarda alınan beyanlarında özetle; “..Etlik Forum AVM de terzilik yaparım … Var benim gibi terzilik yapan eski arkadaşımdır, beni sanık … ve … İş Bankası şubesi güvenlik görevlisi … isimli kişilerle tanıştırdı.. bu kişilerin para çeken kişilerin zorla para gasp ettiklerini söyledi, … birlikte iş yapmayı teklif etti kabul etmedim, bu kişileri 3-4 yıl görmedim.. şimdiki işimi yapmadan önce kendime ait fason imalat yapıyordum, sanık …i ortak olarak almıştım, işler kötü gidince helalleştik ayrıldık..sanık … benim aracılığımla sanık …’in yanında işe başladı telefonla görüşmeye devam ettik, sanık … ile yaptığım görüşmelerden birinde bana … le görüşüyor musun diye sordu bende banka işleriyle uğraşıyor, şerefsizlerle işim olmaz dedim.. bu konuşmayı hoparlörden dinleyen … ve … yanıma geldiler, olaydan …e bahsettiğim için beni tehdit eden …, bundan sonra Yalçıngille görüşürsün, … herşeyi göze almış dedi…. bu olaydan 1 hafta sonra …, kardeşi ve tanımadığım 4 kişi çalıştığım iş yerine geldiler.. banka olayından bahsettin diyerek söze girdiler ve konuyu … ile sona ermiş ortaklığıma getirerek, …in benden 5.000 TL alacaklı olduğunu ve alacağın kendilerine geçtiğini 2 adet boş senedi imzalamamı istediler, sanık … montunu kaldırıp belindeki silahı bana gösterdi.. silahlı olduklarını gördüğüm şahıslar karşısında olay büyümesin diye imzaladım….. bana seni vurur öldürürüm buradan aşağıya atarım parayı gün ve saatinde ayarla dedi. .03.03.2009 günü saat 16.21 de sanık … beni 554 … .. .. No.lu telefondan aradı parayı ayarladın mı diye sordu param olmadığını söyledim.. 05.03.2009 günü parayı ayarla almak için kendim gelirim veya çocukları gönderirim dedi..” şeklinde beyanda bulunduğu; buna karşılık sanık …’ın kovuşturma aşamasında alınan savunmalarında özetle; “.. … iş yeri açacağını söyleyip 5.000,00 TL istedi verdim, ilk üç ay ödemeyecek sonrasında ayda 2.000,00 TL olarak 3 ayda ödeyecekti.. ortadan kayboldu daha sonra çalıştığı iş yerini öğrendim kardeşim ve … ile gittik onlar araçta beklediler tek başıma gittim kendisiyle görüştüm, resmiyete dökmek için senet vereyim dedi kabul ettim üzerimde taşıdığım senetleri verdim 2 adet senet imzaladı neden miktar yazmadığını sordum bana sen iyiniyetli davrandım bende sana güveniyorum boş senet veriyorum … parayı 2 yıl önce anne babamın yanında 5.000,00 TL olarak verdim duruşmada ise “.. katılana 5.000,00 TL verdim düğün için biriktirdiğim paramı verdim.. aylık 250 faiz olmak üzere 6.000,00 TL geri ödeyecekti.. parayı babamın yanında verdim..” şeklinde çelişkili beyanlarda bulunduğunun; katılanın kolluğa şikayeti üzerine seri numarası tespit edilen paraları almaya gelen ve hakkında beraat kararı verilen sanıklar … ve …’un parayı teslim aldıktan sonra kolluk tarafından yakalandıkları olayda; sanığa iftira etmesi için hiçbir sebep bulunmayan katılanın aşamalardaki değişmeyen ifadelerinde sanığa herhangi bir borcunun ve alacağının olmadığını beyan ettiği, hakkında beraat kararı verilen sanık … …’ın “Katılan ile aramızda küçük alacak meseleleri oldu ancak kesinlikle büyük bir alacağım yoktur”diyerek sanık …’ı
tanımadığını beyan ettiği, katılanın iş yerine sanıkla birlikte gittiğini söyleyen kardeşi sanık …’in ifadelerinde, “.. olay günü …’ın bir arkadaşını görmek için Etlik Forum AVM’ye gittiklerini” belirterek, ağabeyi olan sanık …’ın alacağını almaya gittiklerine dair herhangi bir beyanının bulunmadığının, katılandan 5.000,00 TL alacaklı olduğunu savunan sanığın evinde 04.03.2009 tarihinde yapılan aramada, katılana ait 2 adet açık senedin ele geçirildiği, katılanın sanık ve beraat eden suç arkadaşlarına hukuki ilişkiye dayalı herhangi bir borcunun bulunmadığının ve sanığın aşamalardaki savunmalarının tutarsız ve suçtan kurtulmaya yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; sanığın 5237 sayılı TCK’nın 149/1-a, c ve d bendleri gereğince mahkumiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeyerek yazılı şekide hüküm kurulması..”
Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.
7. … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2021/95 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararıyla sanık hakkında yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 148/1, 62/1, 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müafiinin Temyiz Sebepleri;
Savunma hakkının kısıtlandığına ve mahkeme kararının yok hükmünde olduğuna, müvekkiline iftira atıldığına, mahkumiyeti gerektirir yeterli delil bulunmadığına, katılanın çelişkili soyut beyanlarıyla hüküm kurulamayacağına, şüpheden sanığın yararlanması gerektiğine, cebir ve tehdit unsurunun bulunmadığına, açık senetlerin kullanılmadığına ve açık senet alınmasının suç oluşturmayacağına,
B. Katılan Vekilinin Temyiz Sebebi;
Gerekçe belirtmeden usul ve yasaya aykırı hükmün bozulmasına,
C. O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebebi;
Sanığın eylemine uyan 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c ve d maddeleri gereğince cezalandırılması gerektiğine,
D. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Katılanan aşamalardaki ifadelerinde özetle eskiden arkadaşı olan temyiz dışı sanık …’in kendisini sanık … ve … isimli kişiyle tanıştırıp yasa dışı iş yapmayı teklif ettiğini bunu kabul etmediğini aradan uzun bir süre geçtikten sonra daha önce ortaklık yaptığı temyiz dışı sanık … ile yaptığı telefon sohbetinde bu olaydan bahsettiğini, konuşmaya tanık olan temyiz dışı sanık …’in kendisine, “bundan sonra Yalçıngille görüşürsün, … herşeyi göze almış” dediğini ve bu olaydan 1 hafta sonra 2009 yılı Şubat ayının ilk haftası içerisinde Etlik AVM’de ki iş yerine gelen sanık …, kardeşi ve tanımadığı 4 kişinin “banka olayından bahsettin” diyerek söze girdiklerini ve konuyu … ile sona ermiş ortaklığına getirip, …’e 5.000,00 TL borcu olduğunu ve parayı kendilerine ödemesi gerektiğini söyleyerek 2 adet boş senedi imzalamasını istedikleri, sanık …’ın montunu kaldırıp belindeki silahı gösterdiği ve katılana senetleri imzalatarak “seni vurur öldürürüm buradan aşağıya atarım parayı gün ve saatinde ayarla” diyerek tehdit ettiği ve iş yerinden ayrıldıkları, sonraki süreçte sanık …’ın katılanı cep telefonu ile arayıp parayı ayın 05.03.2009 tarihine kadar ayarlamasını söylediğini, sanıkla aralarında herhangi bir hukuki ilişki bulunmadığını, borcunun olmadığını beyan ettiği, 04.03.2009 tarihinde de katılandan 400,00 TL para almak için buluşma yerine gelen temyiz dışı sanıklar … ve …’un oyuncak tabanca ve fişeklerle yakalandıkları, ayrıca sanık …’ın ikametinde yapılan aramada katılandan yağmalanan senetlerin ele geçirildiği anlaşılmıştır.
2. Sanık bozma öncesi ifadelerinde özetle, iş yeri açacağını söyleyen katılana 5.000,00 TL verdiğini, izini kaybettiren katılanın tespit ettiği iş yerine kardeşi ve … ile gittiklerini onların araçta beklediklerini, katılanın kendisine “sen iyiniyetli davrandın ben de sana güveniyorum” boş senet veriyorum diyerek 2 adet açık senet imzaladığını savunduğu, bozma sonrası 01.06.2021 tarihli duruşma ifadesinde ise kardeşiyle birlikte giderek alacağını istediğini belirterek suçlamayı kabul etmemiştir.
3. Katılanın aşamalarda istikrarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
4. Sanık …’in kolluk ifadesinde, hatırlamadığı bir tarihte ağabeyi …’ın Etlik Forum AVM’de bir arkadaşımla görüşeceğini söylediğini ve abisi … ve … … ile birlikte gittiklerini kendilerinin otoparkta beklediklerini ağabeyinin görüşüp geldiğini beyan ettiği, alacak ilişkisine ilişkin herhangi bir anlatımının bulunmadığı anlaşılmıştır.
5. Kolluk tarafından düzenlenen 04.03.2009 tarihli yakalama ve arama tutanakları dava dosyasında mevcuttur.
6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Savunma Hakkının Kısıtlandığına ve Mahkeme Kararının Yok Hükmünde Olduğuna, Müvekkiline İftira Atıldığına, Mahkumiyeti Gerektirir Yeterli Delil Bulunmadığına, Katılanın Çelişkili Soyut Beyanlarıyla Hüküm Kurulamayacağına, Şüpheden Sanığın Yararlanması Gerektiğine, Cebir ve Tehdit Unsurunun Bulunmadığına, Açık Senetlerin Kullanılmadığına ve Açık Senet Alınmasının Suç Oluşturmayacağına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Katılanın aşamalardaki kararlı ve istikrarlı beyanları, sanığın tevil yollu ikrarı, sanık …’in kolluk beyanı ile genel hatlarıyla olayın oluş şekline ilişkin katılanın beyanlarının temyiz dışı sanıkların ifadelerindeki anlatımlarla doğrulanması, kolluk tarafından düzenlenen yakalama, arama ve teşhis tutanakları, bozma ilamına karşı sanık ve müdafiinin savunmalarının alınarak usul işlemlerinin tamamlandığı, Hukuki Süreç başlığı altında (4) ve (6) numaralı paragraflarında yer verilen Yargıtay bozma ilâmları ile mahkemece gösterilen gerekçeye göre sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden usul ve kanuna uygun olduğu kabul edilen hükümde temyiz sebepleri yönünden, hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Katılan Vekilinin ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Temyiz Sebepleri ile Vesaire Yönünden,
Diğer temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Oluş ve dosya kapsamından sanığın yağma eylemini silahla, birden fazla kişiyle birlikte iş yerinde gerçekleştirdiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 149/1-(a), (c) ve (d) bendlerinde düzenlenen nitelikli yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde yer alan (B) paragrafında açıklanan nedenle … 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.06.2021 tarihli ve 2021/95 Esas, 2021/191 Karar sayılı kararına yönelik sanık müdafiinin, katılan vekilinin ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
09.03.2023 tarihinde karar verildi.