Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/25418 E. 2023/11032 K. 29.05.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25418
KARAR NO : 2023/11032
KARAR TARİHİ : 29.05.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi –
SAYISI : 2017/1162 E., 2017/1279 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar müdafileri
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red-Onama

İlk Derece Mahkemesince sanıklar hakkında nitelikli yağma suçlarından hükmolunan cezaların tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı dikkate alındığında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendi uyarınca hükümleri temyizinin mümkün olmadığı belirlenmiştir.

İlk Derece Mahkemesince kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

Hükmedilen cezaların tür ve süresine göre duruşmalı inceleme talebinin, 5271 sayılı Kanun’un 299 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Bingöl Cumhuriyet Başsavcılığının, 26.03.2015 tarihli ve 2015/494 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesi delaletiyle 109 uncu maddesinin ikinci fıkrasının (b), (f) bentleri, 43 üncü maddelerinin ikinci fıkrası, 53, 58 (sanık … yönünden) cezalandırılma istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Bingöl Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.03.2017 tarihli ve 2015/131 Esas, 2017/36 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, aynı maddenin üçüncü fıkrasının (b) ve (f) bentleri, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.10.2017 tarihli ve 2017/1162 Esas, 2018/1279 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafilerin Temyiz Sebepleri
1. Yeterli delilin bulanmadığına,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıkların, hakkında kayıp müracaatı bulunan …’in bazı görüntülerinin mağdurlar … ve …’da bulunduğunu düşünüp bu görüntülerini temin etmek için olay günü saat 21.00 sularında mağdurların konutuna gittikleri, yüzlerini maske ile kapatıp konut kapısının açılması ile içeriye girdikleri, evde bulunan mağdurlar … ve … ile misafir olarak bulunan diğer mağdurlara “…herkes telefonunu bıraksın köşeye çekilin kimse sesini çıkarmasın ayağa kalkmasın…” diyerek telefonlarını alıp hürriyetlerinden alıkoymaya başladıkları, ardından iki sanığın mağdur … ile …’u evin mutfak kısmına götürüp darp ettikleri, diğer iki sanığın ise diğer mağdurların başında bekledikleri, bir müddet sonra sanıkların evden ayrıldıkları olayda sanıkların kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu işledikleri maddi vaka olarak kabul edilmiştir.

2. Kolluk tarafından tutulan tutanaklar, olay yeri inceleme raporları ve tanık anlatımları dava dosyası içerisinde mevcuttur.

3. Mağdurların aşamalarda özde değişmeyen istikrarlı ve tutarlı anlatımları mevcuttur.

4. Sanıkların aşamalarda değişerek gelişen ve birbirleriyle çelişen savunmada bulundukları anlaşılmıştır.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
A. Öne Sürülen Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 109 uncu maddesine göre bir kimseyi hukuka aykırı olarak bir yere gitmek veya bir yerde kalmak hürriyetinden alıkonulması durumunda eylemin kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma suçunu kapsamında kalacağı düzenlenmiştir. Mağdurların aşamalarda özde değişmeyen istikrarlı ve tutarlı anlatımları, sanık savunmaları, tutanaklar ve tüm dosya kapsamına göre somut olay değerlendirildiğinde sanıkların işledikleri yağma suçu için gerekli olan süre sınırını aşacak boyutta mağdurları hürriyetlerinden alıkoydukları anlaşıldığından kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Sanıklar hakkında 5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim oranı uygulanırken sonuç cezanın 5 yıl 2 ay 15 gün yerine 4 yıl 14 ay 15 gün olarak eksik ceza tayini aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
A. Yağma Suçu Yönünden
Ön inceleme bölümünün ilk paragrafında açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak oy birligiyle REDDİNE,

B. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçu Yönünden
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 17.10.2017 tarihli ve 2017/1162 Esas, 2017/1279 Karar sayılı kararında sanıklar müdafilerince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Gerekçe bölümünün (B) paragrafında belirtilen eleştiri dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Bingöl 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

29.05.2023 tarihinde karar verildi.

(Karşı oy)

K A R Ş I O Y

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 24.11.2015 gün ve 2014/14/799 Esas, 2015/419 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere diğer suçun işlendiği süreyle sınırlı bir zaman dilimi içerisinde kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun oluşmayacağı, somut olayda sanıkların … adlı kişiye ait görüntüleri temin etmek için mağdurların ikametine giderek bir kısım mağdurların cep telefonlarını aldıkları, aynı zaman diliminde mağdurlar … ve …’u darp ettikten sonra evden hemen ayrıldıkları dikkate alındığında; sanıkların yağma suçu için gerekli olan süre sınırını aşacak boyutta bir fiillerinin bulunmadığı, bu itibarla kişiyi hürrriyetinden yoksun kılma suçununun unsurları oluşmadığından sanıklar hakkında anılan suçtan beraat karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile kararın bozulmasına karar verilmesi gerekirken sayın çokluğun onanması yönündeki görüşüne katılmıyorum.