Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/25444 E. 2023/9273 K. 14.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25444
KARAR NO : 2023/9273
KARAR TARİHİ : 14.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Yağmaya teşebbüs
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
A. … Cumhuriyet Başsavcılığının 20.10.2017 tarihli iddianamesi ile; sanıklar … ve … hakkında katılan …’a yönelik yağmaya teşebbüs suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 35 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına karar verilmesi talebiyle kamu davası açılmıştır.

B. … 6. Ağır Ceza Mahkemesinin, 17.07.2018 tarihli ve 2017/458 Esas, 2018/32 Karar sayılı kararı ile; sanıklar … ve … hakkında katılan …’a yönelik yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmış ise de; sanıkların üzerlerine atılı suçu işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak kesin ve inandırıcı delil elde edilemediği ve yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması nedeniyle sanıkların 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

C. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2018/2572 Esas, 2019/481 Karar sayılı kararı ile; sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik katılan vekilinin istinaf başvurusu yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekilinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
Yağma suçunun unsurları itibariyle oluştuğu, delillerin mahkûmiyet kararı verilmesine elverişli olduğuna ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanıklar … ve …’ın 11.04.2016 tarihinde saat 15:00 sıralarında, Kemalpaşa ilçesinde … inşaat isimli firmanın sahibi olan ve müteahhitlik yapan katılan …’ın iş yerine gittikleri, bu sırada tanık S.M’nin de iş yerinde olduğu, sanık …’in, 10 yıl önce annesinin vekalet verdiği tanık S.B’den katılanın arsa satın aldığını, annesinin arsanın parasını alamadığını söyleyerek, bu parayı katılandan istediği, katılanın para vermeyi reddetmesi üzerine, sanıkların katılanı tehdit ederek iş yerinden ayrıldıkları, ayrıca bu olaydan 4 gün sonra sanık …’un tabanca ile katılanın park halindeki 35 P…. plakalı aracına ateş ederek zarar verdiği iddiasıyla sanıklar hakkında yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılmalarına karar verilmesi istemiyle kamu davası açılmış ise de; sanıkların bu suçları işlediklerine dair mahkûmiyetlerine yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil elde edilemediğinden “şüpheden sanık yararlanır” evrensel ilkesi gereği sanıkların birden fazla kişiyle birlikte iş yerinde yağmaya teşebbüs suçundan sanıkların 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.

2. Katılanın tüm aşamalardaki tutarlı beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

3. Sanıklar soruşturma aşamasındaki savunmalarında katılan ile herhangi bir alacak verecek ilişkilerinin bulunmadığı, katılandan para talep etmediklerini belirtmişler, mahkeme aşamasındaki savunmalarında ise katılanın iş yerine gittiklerini, sanık …’in annesinin vekaletle satılan arsasının bedelini alamadığını, bu arsayı satın alan katılanın arsa bedelini kendilerine ödemesini istediklerini, ancak tehdit içeren sözler söylemediklerini, katılanın aracını kurşunlamadıklarını belirterek üzerlerine atılı suçlamaları kabul etmemişlerdir.

4. Tanıklar S.M., S.B. ve Ş.E.’nin katılanın beyanlarını doğrular nitelikteki beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

5. Kolluk tarafından düzenlenen tutanaklar dava dosyasında bulunmaktadır.

6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 15.12.2021 tarihli ve 6-2019/33467 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.

C. Dairemizin Kabulü
Her ne kadar sanıklar … ve …’ın katılan …’ın aracını kurşunladıklarına dair dosyada somut delil bulunmasa da; sanıkların 11.04.2016 tarihinde saat 15.00 sıralarında, Kemalpaşa ilçesinde … inşaat isimli firmanın sahibi olan ve müteahhitlik yapan katılanın iş yerine gittikleri, bu sırada tanık S.M’nin de iş yerinde olduğu, sanık …’in, 10 yıl önce annesinin arsa satışını bahane ederek katılandan para istediği, katılanın borcu olmadığını söylemesi üzerine, sanıkların “Bu arsa parası ödenecek, yoksa kötü olur, bu işin sonunda adam düşer, biz kimseye para bırakmayız, her türlü almasını biliriz, görüşürüz o zaman” şeklinde katılanı tehdit ederek iş yerinden ayrıldıkları anlaşılmıştır.

IV. GEREKÇE
Olay ve Olgular başlığı altında bulunan (C) paragrafındaki Dairemizin Kabulü kısmında belirtilen oluş, katılanın tüm aşamalardaki tutarlı beyanları, tanıklar S.M., S.B. ve Ş.E.’nin katılanın beyanlarını doğrular nitelikteki beyanları, kolluk tutanakları ve sanıkların aşamalardaki çelişki içeren savunmalarına göre, sanıkların yağmaya teşebbüs eylemlerinin sabit olduğu anlaşılmakla, sanıkların yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılmaları gerektiği gözetilmeden delillerin takdirinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde beraat kararı verilen hükümlerde, hukuka aykırılık bulunmuştur.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan vekilince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden temyiz istemi yerinde görüldüğünden … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 28.02.2019 tarihli ve 2018/2572 Esas, 2019/481 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi uyarınca takdîren … 6. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

14.03.2023 tarihinde karar verildi.