Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/25628 E. 2023/8698 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25628
KARAR NO : 2023/8698
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağmaya teşebbüs
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Sanık hakkında … Cumhuriyet Başsavcılığının 2010/19656 soruşturma No.lu 22.12.2010 tarihli iddianamesi ile 5237 sayılı Kanunu’nun 106 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendi ve 53 inci maddesi uyarınca birden fazla kişi ile tehdit suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.10.2011 tarihli ve 2010/760 Esas, 2011/779 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 inci maddesi, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

3. … 1. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 27.10.2011 tarihli ve 2010/760 Esas, 2011/779 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 07.04.2016 tarihli ve 2016/2995 Esas, 2016/2813 Karar sayılı kararı ile;
“21.12.2010 tarihli iddianame anlatımına göre; sanık hakkında, yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığının anlaşılması karşısında; davaya bakma, delilleri değerlendirme ve takdir etme yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı biçimde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanık …’in temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenle isteme aykırı olarak BOZULMASINA, 5320 sayılı yasanın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin gözetilmesine,”
Karar verilmiştir.

4. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2016 tarihli ve 2016/183 Esas, 2016/348 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesi, 50 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 52 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, karar verilmiştir.

5. … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 01.11.2016 tarihli, 2016/183 Esas, 2016/348 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 17.11.2020 tarihli ve 2018/1037 Esas, 2020/4099 Karar sayılı kararı ile;
“Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
1) Oluş ve dosya içeriğine göre, sanık …’in, aynı işyerinde çalıştığı … …’in azmettirmesi ile 1500 TL parayı istemek için katılanın çalıştığı … Eczacılar Odasına yanında … … ile giderek burada katılana hitaben “Akşam saat: 05.00’a kadar para hazır olmazsa gözlerine yazık olacak” şeklinde tehdit ettiğinin anlaşılması karşısında; sanığın eyleminin birden fazla kişi ile birlikte işyerinde yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2) Kabule göre de; 28.06.2014 tarihinde Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Yasanın 81. maddesi ile değişen 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkındaki Kanunun 106/3. madde ve fıkrasındaki düzenlemeye aykırı olarak, hükümde infaz yetkisini de kısıtlayacak şekilde sanık hakkında hükmolunan adli para cezasının ödenmemesi durumunda hapse çevrileceğinin ihtarına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık … savunmanının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA,”
Karar verilmiştir.

6. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.01.2021 tarihli ve 2020/473 Esas, 2021/15 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağmaya teşebbüs suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 35 inci maddesinin birinci ve ikinci fıkraları ve 62 inci maddesi uyarınca 4 yıl 2 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanık hakkında daha önce mahkememizce aynı eylem nedeniyle yargılama yapıldığı, sanığın neticeten 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın sadece sanık müdafii tarafından sanık lehine temyiz edildiği, bu durumun sanık lehine usulü kazanılmış hak teşkil ettiği anlaşılmakla; sanığın cezasının 5271 sayılı Kanun’un 265 inci maddesi uyarınca 5 ay hapis cezasına indirilmesine, sanığa verilen kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın, sanığın kişiliği, sosyal ve ekonomik durumu, suçun işlenmesindeki özellikler dikkate alınarak, 5237 sayılı Kanun’un 50/1-a, 52/2 nci maddeleri uyarınca beher günü takdiren 20 TL’den hesaplanmak suretiyle sanığın 3.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.12.2021 tarihli ve 2021/30838 No.lu Tebliğnamesi ile “Sanık hakkında birden fazla kişi tarafından birlikte işyerinde yağmaya teşebbüs suçundan kurulan hükümde, CMUK.’nun 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığa verilen cezanın 3.000,00 TL adli para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, 5237 sayılı TCK’nın 149/1-c-d, 35/1-2, 62/1. maddeleri gereğince 4 yıl 2 ay hapis cezası belirlendikten sonra, sanığın cezasının 5 ay hapis cezasına indirilip, beher günü 20,00 TL’den olmak üzere sonuç cezanın 3.000,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesi, Yasaya aykırı olduğundan, hükmün CMUK’nın 321. maddesi gereğince BOZULMASI; ancak bu durumun yeniden duruşma yapılmaksızın aynı Kanunun 322. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümden kazanılmış hak hükmünün uygulandığı fıkra ve hapis cezasının adli para cezasına çevrilmesine ilişkin fıkra çıkartılarak yerine “1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak nedeniyle sanığın cezasının 3.000,00 TL adli para cezası üzerinden infazına” ibaresinin yazılması suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASI’na karar verilmesi görüşü belirtilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebebi,
1.Beraat kararı verilmesi gerektiğine
2. Taraflar arasında borç ilişkisi bulunduğuna
3.Lehe hükümlerden olan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmamasına
4.Vesaire
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın, akrabası olan … …’in katılandan alacağı olan miktar olarak ileri sürdüğü 1500 TL parayı istemek için katılanın çalıştığı … Eczacılar Odasına yanında temyiz dışı sanık M.Z.P. ile giderek burada katılana hitaben ”akşam saat: 05.00’a kadar para hazır olmazsa gözlerine yazık olacak” şeklinde tehdit ettiği anlaşılmıştır.

2. Katılanın aşamalarda değişmeyen beyanları mevcuttur.

3. Sanık aşamalarda atılı suçlamayı kabul etmemiştir.

4. Tanık C.D.’nin kolluk beyanı olayı doğrular niteliktedir.

5. Bölge … Eczacı Odası tarafından gönderilen 30.11.2010 tarihine ait CD dosya arasında yer almaktadır.

6. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (6) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Nedenleri
1. Taraflar Arasında Alacak Verecek İlişkisi Olduğuna ve Sanığın Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Oluş ve dosya içeriğine göre olay tarihinde F.S.nin akrabası olan sanığın F.S.nin katılandan olan alacağını istemek amacıyla katılanın çalıştığı işyerine yanında temyiz dışı sanık M.Z.P. ile birlikte gittiği, burada katılana “Akşam saat: 05.00’a kadar para hazır olmazsa gözlerine yazık olacak” şekilde tehdit ettiği, sanığın aşamalarda alınan savunmalarında, olay tarihinde …ya ait alacağı istemek amacıyla katılanın işyerine gittiklerini beyan ettiği, tanık C.D.’nin kolluk ifadesinde de sarf edildiği iddia olunan sözlerin içeriğinin doğrulandığı, katılan ile sanık arasında alacak borç ilişkisinin varlığı ileri sürülmediği gibi, sanığın savunmalarında, akrabası olan F.S.ye ait alacağı istediğini belirttiği anlaşıldığından, sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanunun 150 inci maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilmesi mümkün görülmediğinden ve hakkında beraat kararı verilmesi yönündeki temyiz sebepleri yerinde görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Lehe Hükümlerden Olan Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılmasının Uygulanmamasına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun 04.03.2008, 6-47/43 ve 23.03.2004, 41/70 sayılı kararlarında da belirtildiği üzere; önceki yanılgılı uygulama nedeniyle ortaya çıkan hafif sonuç cezadan, ikinci kez mahkûmiyetin sonuçlarını da kapsayacak şekilde yararlandırma, sanığa daha önce bir kez tanınmış olan atıfet genişletilmek suretiyle hakkaniyete aykırı sonuçların doğmasına, adalet ve eşitlik ilkelerinin zedelenmesine yol açmış olacağı ile kazanılmış hakkın sonuç ceza miktarı bakımından uygulanması gerekliliği dikkate alındığında sanık hakkında 4 yıl 2 ay hapis cezası yerine kazanılmış hak kuralı gereğince sonuç cezanın 3.000,00 TL adli para cezası olarak belirlenmesi nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılması hükmünün uygulanmaması yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Vesaire Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.01.2021 tarihli ve 2020/473 Esas, 2021/15 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, … 1. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.