Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/25672 E. 2023/10256 K. 27.04.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25672
KARAR NO : 2023/10256
KARAR TARİHİ : 27.04.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İlk derece mahkemesinin mahkûmiyet kararı
kaldırılarak yeniden kurulan mahkûmiyet

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 2011/5177 soruşturma numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d), (h) bentleri, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 5 inci maddesi uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 1. Ağır Mahkemesinin, 08.03.2018 tarihli ve 2011/189 Esas, 2018/66 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h) bendi ve 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2018/2460 Esas, 2019/310 Karar sayılı kararı ile, suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kabulüne karar verilerek, duruşma açılarak yapılan yargılama neticesinde, İlk Derece Mahkemesinin mahkûmiyet hükümünün kaldırılmasına ve suça sürüklenen çocuk hakkında 5237 sayılı Kanunun 148 inci maddesinin birinci fıkrası, 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 3 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemleri
1. Yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına,
2. Suçun teşebbüs aşamasında kaldığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurlar … ve …’ın olay günü saat 20.45 sıralarında mağdurlardan …’ın babasına ait olan 64 .. … plaka sayılı motosikleti gezmek amacıyla aldıkları, mağdur … yönetimindeki motosikletin … ili … Akif Ersoy mahallesi Şehit … Çetin caddesi üzerine geldiği sırada suça sürüklenen çocuğun yolun ortasına geçerek motosikleti durdurmak istediği, motosikleti kullanan mağdur …’ün durmayarak yoluna devam etmek istemesi üzerine suça sürüklenen çocuğun motosiklete tekme ile vurduğu ve motosikletin mağdurlar ile birlikte yere devrildiği, ardından suça sürüklenen çocuğun suça konu motosikleti yerden alarak olay yerinden uzaklaşmak istediği, mağdurların suça sürüklenen çocuğa motosikleti vermesini söylemelerine rağmen suça sürüklenen çocuğun mağdurlara “benden kimse motosikleti alamaz” diyerek olay yerinden uzaklaştığı, bunun üzerine mağdurların durumu kolluk görevlilerine iletmeleri üzerine, 2. Cihan sokak üzerindeki boş arsanın önünde suça sürüklenen çocuğu motosikleti götürürken yakaladıkları ve motosiklete el koydukları maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.

2. Mağdurların aşamalarda tutarlı beyanlarda bulundukları görülmüştür.

3. Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçlamayı inkar ettiği anlaşılmıştır.

4. Suça sürüklenen çocuk …’in işlediği iddia edilen yağma suçunun hukukî anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince geliştiğine dair Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 31.10.2012 tarihli rapor dava dosyasında mevcuttur.

5. Tutanak tanıkları H.M., A.Ö. H.G.’nin beyanları dava dosyasında mevcuttur.

6. … Atatürk Devlet Hastanesi tarafından düzenlenen 21.04.2011 tarihli “Mağdur …’in yaralanmasının; kişi üzerindeki etkisinin basit bir tıbbi müdahaleyle giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olduğuna” ilişkin adli rapor dava dosyasında mevcuttur.

7. Kolluk görevlileri tarafından düzenlenen yakalama tutanağı ve teslim tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

8. Güneşin doğuş – batış çizelgesi dosyada mevcuttur.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı olarak yapılan inceleme sonucunda, İlk Derece Mahkemesince kurulan hüküm kaldırılarak, suç tarihinde … ilinde güneşin 19.49’da batması, bu nedenle gecenin 20.49’dan itibaren başlaması, eylemin ise saat 20.45’te gerçekleştirildiğinin saptanması karşısında suçun gündüz vakti işlendiğinin kabulüne karar verildiği ve suça sürüklenen çocuk hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Yağma Suçunun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur.

Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.

Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; olayın Olay ve Olgular başlığı altında (A-1) paragrafında izah edildiği şekilde kabul edilmesi suretiyle kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Suçun Teşebbüs Aşamasında Kaldığına İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Ceza Genel Kurulu’nun 23.01.2018 tarih, 2018/18 sayılı kararında “Neticesi hareket ile bitişik bir suç olan yağma teşebbüse elverişli bir suçtur. Failin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle malı alamadığı hallerde, yağma suçu teşebbüs derecesinde kalmış sayılır. Yağma suçunda almanın gerçekleşmesi hırsızlık suçunun aksine, failin malı egemenlik alanına sokmasına bağlı değildir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koymamalıdır. Malın teslim edilmesi veya alınması ise, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hale gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle mağdurun malı alıp gederken yakalanması halinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir. (Nur Centel – Hamide Zafer – Özlem Çakmut, Kişilere karşı İşlenen Suçlar, Cilt: 1,4. Baskı, Beta Yayınevi, … 2017, s. 405-406) Belirtildiği üzere yağma suçunda malın alınması ile suçun tamamlandığı öngörülmüştür.”

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; suça sürüklenen çocuğun suça konu motosikleri aldıktan sonra olay yerinden uzaklaştığı, bunun üzerine mağdurların durumu kolluk görevlilerine iletmeleri üzerine , 2. Cihan sokak üzerindeki boş arsanın önünde suça sürüklenen çocuğu motosikleti götürürken yakalandığı, yağma eyleminin tamamlandığı anlaşılmakla, bu yönüyle kurulan hükümde, hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 20.02.2019 tarihli ve 2018/2460 Esas, 2019/310 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

27.04.2023 tarihinde karar verildi.