YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25707
KARAR NO : 2023/10287
KARAR TARİHİ : 02.05.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının, 30.11.2017 tarihli ve 2017/19346 soruşturma sayılı iddianamesi ile; suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a-c, 31 ve 63 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 06.03.2018 tarihli ve 2017/592 Esas, 2018/102 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a, 31/3 ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2018/2928 Esas, 2019/2229 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca ilk derece mahkemesince kurulan hükmü kaldırarak “5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-c, 31/3 ve 62 nci maddesi uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına” karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Bıçak bulunamadığından teşdit uygulanmaması gerektiğine,
2. Beraat etmesi gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
Olay tarihinde saat 10.00 sıralarında katılan … ve katılanın kızı tanık F. E.’nin yolda yürüdükleri esnada, suça sürüklenen çocuğun katılanın çantasını almaya çalıştığı, katılanın vermemesi üzerine suça sürüklenen çocuğun katılanı vücudunun muhtelif yerlerinden 5 kez bıçakladığı ve çantasını keserek içerisinden katılana ait eşyaları alarak kaçtığı olayda silahla yağma suçunun oluştuğu mahkemece kabul edilmiştir.
İlk derece mahkemesince suça sürüklenen çocuğun müsnet suçtan cezalandırılmasına, ancak yanında olduğu iddia olunan kişinin eyleme katkısının bulunmadığından bahisle hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149/1-c maddesinin uygulanmamasına karar verildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
1. Suç tarihinde gündüz saatlerinde saat 10.00 sıralarında Suriye uyruklu olan katılan … ile kızı tanık F.E’nin yolda yürüdükleri esnada arkalarından gelen iki kişinin katılanın çantasını almaya çalıştıkları, katılanın direnmesi üzerine bu şahıslardan birinin elinde bulunan ve düğmesine basarak açtığı bıçak ile katılanın vücuduna 10 defa vurduğu ve katılanın elindeki çantayı aldığı, çantayı bıçakla yırtarak içinde bulunan 350,00 TL para ile katılana ve ailesine ait tanıtım kartlarının bulunduğu cüzdanı alarak kaçtığı Bölge adliye mahkemesince kabul edilmiştir.
2. Katılanın şikâyetçi olması üzerine başlatılan tahkikatte katılanın ve kızı olan tanık F.E’nin suça sürüklenen çocuğu fotoğraftan teşhis ettikleri dosyasından anlaşılmaktadır.
3. Adli rapora göre, katılanın vücudunda 10 adet kesici delici alet yaralanmasının bulunduğu, ancak iç organ, büyük damar lezyonu tanımlanmadığı, yaralanmanın katılanın yaşamını tehlikeye sokmadığı, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte olduğu tespit edilmiştir.
4. Katılan, tanık ve suça sürüklenen çocuğun 23.01.2018 tarihli duruşmada, huzurda hazır bulundukları, katılanın ve tanığın olayı aynı şekilde anlattıkları ve eylemi gerçekleştiren kişi olarak suça sürüklenen çocuğu kesin ve net olarak teşhis ettikleri görülmüştür.
5. Suça sürüklenen çocuğun tüm aşamalarda suçlamayı reddettiği ve olayı kendisinin gerçekleştirmediğini savunduğu belirlenmiştir.
6. Suça sürüklenen çocuk hakkında düzenlenen 31.01.2018 tarihli sosyal inceleme raporu içeriğinde suça sürüklenen çocuğun Hilmi Kahraman isimli kişinin kendisine ikizi gibi benzediğini, eylemi bu şahsın gerçekleştirmiş olabileceğini beyan etmiş olması sebebiyle, Hilmi Kahraman isimli çocuğun açık kimlik ve adres bilgileri Dairemizce araştırılmış, tanık H.’nin Sincan Çocuk ve Gençlik Kapalı Ceza İnfaz Kurumunda bulunduğunun tespit edilmesi üzerine, duruşmada katılan, tanık F.E., tanık H. ve suça sürüklenen çocuğun hazır bulunması sağlanmış, katılanın ve tanık F.E.’nin beyanları tekrar tespit edilerek eylemi gerçekleştiren kişinin suça sürüklenen çocuk mu, yoksa tanık H.’mi olduğu açık bir biçimde sorulmuş ve hem tanığın, hem de katılanın, katılanı bıçaklayarak eylemi gerçekleştiren kişinin suça sürüklenen çocuk olduğunu beyan ettikleri, katılanın tanık H.’nin olay esnasında suça sürüklenen çocuğun yanında bulunan şahıs olduğunu söylemesine karşın, tanık F.E.’nin tanık H.’yi daha önce hiç görmediğini beyan ettiği görülmüştür.
7. Bölge Adliye Mahkemesince mağdur ve tanığın olayın akabinde verdikleri ilk ifadelerinde kendilerini iki şahsın takip ettiğini, ara sokağa girmeleri üzerine her iki şahsın da arkalarından gelip ara sokağa girdikten sonra katılanın kolunda bulunan çantayı almaya çalıştıklarını, katılanın direnmesi üzerine şahıslardan birinin katılanı bıçaklayarak çantanın içindeki cüzdanı aldığını ve birlikte kaçtıklarını beyan ettikleri, hatta tanık F.E’nin olay sırasında her iki şahsın da bıçak gösterdiğini söylediği, ilk derece mahkemesinin 23.01.2018 tarihli duruşması sırasında katılanın açık bir biçimde suça sürüklenen çocukla yanındaki bir şahsın çantayı almaya çalıştıklarından bahsettiği, tanığın ifadesinin de aynı yönde olduğu, dolayısıyla suça sürüklenen çocuğun ve yanında bulunan ancak kimliği tespit edilemeyen şahsın fiil üzerinde hakimiyet kurdukları, bu şahsın kimliğinin tespit edilememesinin suça sürüklenen çocuk yönünden suçun vasfını değiştirmeyeceği dolayısıyla suça sürüklenen çocuğun eylemini birden fazla kişi ile birlikte gerçekleştirdiği sonucuna varılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Teşdit Uygulanmaması Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 149/1 inci fıkrasının (a) bendine göre, yağmanın silâhla işlenmesi nitelikli bir hâl sayılmıştır. Silâhın cebir veya tehdit amaçlı olarak kullanılmasının bir önemi yoktur. Bu bakımdan, silâhın mağdura gösterilmesi veya yöneltilmesi suretiyle tehditte bulunulması ya da cebir aracı olarak kullanılması hâlinde, bu nitelikli unsur dolayısıyla cezaya hükmolunacaktır.
Bu açıklamalar sonucunda suça sürüklenen çocuğun mağduru bıçaklayarak yağmaladığı somut olayda yağma suçunun nitelikli halinin uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suça Sürüklenen Çocuğun Beraat Etmesi Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Mağdurun beyanı, suça sürüklenen çocuğun tevil yollu ikrar içeren savunması, olay yeri inceleme raporu, yakalama tutanağı karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 06.11.2019 tarihli ve 2018/2928 Esas, 2019/2229 Karar sayılı kararında suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun ‘un 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
02.05.2023 tarihinde karar verildi.