Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/25980 E. 2023/8537 K. 07.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/25980
KARAR NO : 2023/8537
KARAR TARİHİ : 07.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 02.01.2014 tarihli ve 2013/121125 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 20.01.2014 tarihli ve 2014/106 Esas, 2014/33 Karar sayılı kararıyla eylemin 5237 sayılı Kanunu’nun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan yağmaya teşebbüs suçunu oluşturma ihtimali nedeniyle görevsizlik kararı verilmiştir.

3. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli ve 2015/93 Esas, 2015/332 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 150 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.000 TL Adli Para Cezasına karar verilmiştir.

4. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli ve 2015/93 Esas, 2015/332 Karar sayılı kararının sanık müdafii ve katılan vekili tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 15.06.2021 tarihli ve 2020/2717 Esas, 2021/11503 Karar sayılı kararı ile;
“…Sanığa yüklenen ve 5237 sayılı Yasanın 106/1. maddesindeki alacağın tahsili amacıyla tehdit suçunun, 24.11.2016 tarihinde kabul edilen 6763 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 34. maddesi gereğince uzlaşma kapsamında kaldığı gözetilerek, taraflara usulünce uzlaşma önerisinde bulunulup, sonucuna göre yeniden değerlendirilmesi lüzumu,” Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli ve 2021/212 Esas, 2021/351 Karar sayılı kararı
ile sanık hakkında alacağın tahsili amacıyla tehdit suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun 150 nci maddesinin birinci fıkrası delâletiyle 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının birinci cümlesi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 50 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 6.000 TL Adli Para Cezasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1.Tanık M. K.’nın beyanı alınmadan hüküm kurulmuş olmasına,
2.Tanık L. D.’nin beyanlarının dikkate alınmadığına,
2. Vesaire,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık ile katılan arasında ev alım satımı nedeniyle alacak/borç ilişkisi bulunduğu, olay günü yaptıkları telefon görüşmesinde ödenecek faiz miktarı nedeniyle tartıştıkları, sanığın katılanı borcunu ödemediği taktirde kızı Sıla’yı kaçırmakla tehdit ettiği anlaşılmıştır.

2. Tanık L. D.’nin, konuşmanın içeriğini duymamakla beraber konuşma nedeniyle katılanın korkmuş olduğuna dair beyanı dosya içerisindedir.

3. Mahkemece, Hukuki Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

4. 23.08.2021 tarihli katılanın uzlaşmayı kabul etmemesi nedeniyle uzlaşmanın sağlanamadığına ilişkin Uzlaşma Raporu dosya içerisindedir.

IV. GEREKÇE
A. Tanık M. K.’nın Beyanı Alınmadan Hüküm Kurulmuş Olduğuna Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Tarafların anlatımlarına göre tanığın taraflar arasındaki alacak/borç ilişkisinin tanığı olduğu ve tehdit olayına tanık olduğuna dair herhangi bir anlatımda bulunulmadığı belirlendiğinden, tanığın dinlenilmemiş olması yönünden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Tanık L. D.’nin Beyanlarının Dikkate Alınmadığına Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden
Olay tarihlerinde katılanın evinde çocuk bakıcısı olarak çalışan tanığın olaydan iki yıl kadar sonra kovuşturma aşamasında alınan beyanında genel olarak olay akışını doğruladığı anlaşıldığından, ayrıntıya ilişkin hatırlanamayan hususun dikkate alınmamasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Vesaire Yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 10. Ağır Ceza Mahkemesinin 21.10.2021 tarihli ve 2021/212 Esas, 2021/351 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

07.02.2023 tarihinde karar verildi.