Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/329 E. 2021/2940 K. 22.02.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/329
KARAR NO : 2021/2940
KARAR TARİHİ : 22.02.2021

İTİRAZ

Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01/04/2014 tarih, 2011/588 Esas ve 2014/373 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında, hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 141/1,53, maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2016/15338 Esas-2018/5152 Karar sayılı ilamıyla, müsnet suçun sonradan yapılan yasal değişiklik ile CMK’nın 254. maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamında kaldığı, aynı kanunun 253. maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan bahisle ilk kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada uzlaşma sağlanamadığından 28.11.2019 tarih ve 2018/296 Esas -2019/631 Karar sayılı ilamı ile sanığın yine TCK’nın 141/1. maddesi gereğince, CMUK’un 326/son maddesindeki kazanılmış hakkı saklı tutulmadan teşdit uygulanarak, ilk karardan daha fazla bir ceza ile 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırmasına karar verilmiştir. Yargıtay 13. Ceza Dairesi tarafından verilen ikinci ilamda sanığın kazanılmış hakkına değinilmeden 21.10.2020 tarih ve 2020/4686 Esas-2020/9858 Karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına hükmedilmiştir.
Bu karara karşı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29/12/2020 tarih ve KD – 2020/105438 sayılı yazısı ile özetle, Mahkemenin ilk kararı ile sanığa TCK’nın 141/1. maddesi gereğince 2 yıl hapis cezası verilip kararı sadece sanık müdafisi tarafından temyiz edilmesi nedeniyle ilk kararda hükmedilen ve daha az ceza miktarı olan 2 yıl hapis cezasının sanık lehine kazanılmış hak teşkil etmesine rağmen mahkemece bozmaya uyularak verilen ikinci kararda, sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmadan 2 yıl 8 ay hapis cezası verildiği, Yargıtay 13. Ceza Dairesince de yine kazanılmış hakkı saklı tutulmadan ikinci kararda verilen fazla cezanın onandığı, ilk kararı sadece sanığın temyiz etmesi ve aleyhe temyiz bulunmaması nedeniyle ikinci kararda sanık aleyhine kazanılmış hakkı saklı tutulmadan daha fazla cezaya hükmedilmesinin yasaya aykırı olması nedeniyle, hükmün bozulmasına karar verilmesi yönünde itiraz talebinde bulunulması üzerine dosya Daireye gönderilmekle okunarak gereği görüşülüp düşünüldü:

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

Dosyanın incelenmesinde; Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01/04/2014 tarih, 2011/588 Esas ve 2014/373 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında, hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nun 141/1,53, maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13 .Ceza Dairesinin 2016/15338 Esas-2018/5152 Karar sayılı ilamıyla, müsnet suçun sonradan yapılan yasal değişiklik ile CMK’un 254 Maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamında kaldığı, aynı kanunun 253 Maddesinde belirtilen esas ve usule göre uzlaştırma işlemlerinin yerine getirildikten sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunduğundan bahisle ilk kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada uzlaşma sağlanamadığından 28.11.2019 tarih ve 2018/296 Esas -2019/631 Karar sayılı ilamı ile sanığın yine TCK’nın 141/1. maddesi gereğince, CMUK’un 326/son maddesindeki kazanılmış hakkı saklı tutulmadan teşdit uygulanarak, ilk karardan daha fazla bir ceza ile 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırmasına karar verilmiştir. Yargıtay 13. Ceza Dairesi tarafından verilen ikinci ilamda sanığın kazanılmış hakkına değinilmeden 21.10.2020 tarih ve 2020/4686 Esas-2020/9858 Karar sayılı ilamı ile kararın onanmasına hükmedildiği belirlenmekle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 29/12/2020 tarih ve KD – 2020/105438 sayılı itiraz istemi yerinde görülmüş olduğundan itirazın kabulü ile Dairemizin 21/10/2020 tarih 2020/4686 esas ve 2020/9858 karar sayılı ilamı ile sanık hakkındaki onama kararı kaldırılarak yeniden yapılan incelemede;
Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01/04/2014 tarih, 2011/588 Esas ve 2014/373 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında, hırsızlık suçundan 5237 sayılı TCK’nın 141/1, 53. maddeleri gereğince 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık hakkında TCK’nın 58. maddesinin uygulanmadığı, anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2016/15338 Esas-2018/5152 Karar sayılı ilamıyla, müsnet suçun sonradan yapılan yasal değişiklik ile CMK’nın 254. maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamında kaldığı için bozulduğu, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada uzlaşma sağlanamadığından 28.11.2019 tarih ve 2018/296 Esas -2019/631 Karar sayılı ilamı ile sanığın yine TCK’nın 141/1. maddesi gereğince, CMUK’un 326/son maddesindeki kazanılmış hakkı saklı tutulmadan teşdit uygulanarak, ilk karardan daha fazla bir ceza ile 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırmasına karar verilmiş ve sanık hakkında TCK’nIn 58. maddesi uygulanmasına hükmedilerek sanığın cezasını mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedirinin uygulanmasına karar verilmişse de Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’ca TCK’nın 18. maddesi yönünden her zaman itiraz isteminde bulunulabileceği değerlendirilmiştir.
Dosya ve duruşma tutanakları içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve hakimin takdirine göre; suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmış, sanığın diğer temyiz itirazları da yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Bakırköy 24. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 01/04/2014 tarih, 2011/588 Esas ve 2014/373 karar sayılı ilamı ile sanık hakkında, hırsızlık suçundan sonuç ceza olarak 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anılan kararın sanık müdafii tarafından temyizi üzerine, Yargıtay 13. Ceza Dairesinin 2016/15338 Esas-2018/5152 Karar sayılı ilamıyla, müsnet suçun sonradan yapılan yasal değişiklik ile CMK’nın 254. maddesi uyarınca uzlaştırma kapsamında kaldığı için bozulduğu, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada uzlaşma sağlanamadığından 28.11.2019 tarih ve 2018/296 Esas -2019/631 Karar sayılı ilamı ile sanığın yine TCK’nın 141/1. maddesi gereğince, CMUK’un 326/son maddesindeki kazanılmış hakkı saklı tutulmadan teşdit uygulanarak, ilk karardan daha fazla bir ceza ile 2 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırmasına karar verilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedeni yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 5320 sayılı Yasa’nın 8/1. maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK’un 322. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak, sanık hakkında kurulan hüküm fıkrasında TCK’nın 141/1. maddesi uygulanarak verilen 2 yıl 8 ay hapis cezasından sonra gelmek üzere “1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hak gözetilerek sanığın 2 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına cümlesinin eklenmesi suretiyle, diğer yönleri usul ve yasaya uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 22/02/2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.