YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/6526
KARAR NO : 2021/6303
KARAR TARİHİ : 30.03.2021
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, 6136 sayılı Kanuna aykırılık
HÜKÜMLER : Mahkumiyet, İstinaf başvurusunun esastan reddi, temyiz isteminin reddi
TEMYİZ EDENLER : Sanıklar …, … ve müdafiileri suça sürüklenen çocuklar … ve … müdafiileri
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
Sanık … müdafii duruşmalı inceleme isteminde bulunmuş ise de; hükmolunan cezaların miktarına göre 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’un 318. maddesi gereğince duruşmasız olarak yapılan incelemede;
1-) Sanıklar … ve … haklarında 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, suça sürüklenen çocuklar … ve … haklarında nitelikli yağma suçundan kurulan temyiz isteminin reddi kararına yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Hükmolunan cezaların miktarı ve türü gözetildiğinde, 5271 sayılı CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca, ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyizleri mümkün olmadığından, … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin 17/11/2020 tarihli, 2020/166 Esas ve 2020/882 Karar sayılı ek kararda bir isabetsizlik görülmediğinden, bu karara yönelik sanık … müdafii, suça sürüklenen çocuk … müdafii ve sanık …’ın temyiz itirazlarının reddiyle, temyiz isteminin reddine dair ek kararın ONANMASINA,
2-) Sanıklar … ve … ile suça sürüklenen çocuklar … ve … haklarında katılanlar … ve …’a yönelik kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan mahkumiyet hükümleri ile sanıklar … ve … haklarında katılanlar … ve …’a yönelik nitelikli yağma suçundan kurulan mahkumiyet hükümlerine yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
5271 sayılı CMK’nın 288. maddesinin ”Temyiz, ancak hükmün hukuka aykırı olması nedenine dayanır. Bir hukuk kuralının uygulanmaması veya yanlış uygulanması hukuka aykırılıktır.”, aynı Kanunun 294. maddesinin ”Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda göstermek zorundadır. Temyiz sebebi ancak hükmün hukuki yönüne ilişkin olabilir.” ve aynı Kanunun 301. maddesinin ”Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa, temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında incelemeler yapar.” şeklinde düzenlendiği de gözetilerek, suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteminin sanık hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan alt sınırdan uzaklaşılarak hüküm kurulmasının yanlış olduğuna; suça sürüklenen çocuk … müdafiinin temyiz isteminin verilen cezaya ilişkin olarak sanığın etkin pişmanlık, iyi hali, samimi ikrarı, kandırılması vb. nedenlerden atılı suçtan beraati gerektiğine, aksi kanaat hasıl olursa verilen cezadan lehe indirimlerin yapılması gerektiğine; suça sürüklenen çocuk …’ün temyiz isteminin duruşmalardaki ikrarı ve iyi hali dikkate alınmadan cezalandırılmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, beraatine karar verilmesine; sanık … ve müdafiinin temyiz istemlerinin diğer sanıkların atılı suçtan kurtulmaya yönelik sanığa iftirada bulunduklarına, sanığın cezalandırılmasına yeterli somut delillerin bulunmadığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanmamasının usule aykırılık teşkil ettiğine, atılı suçlardan beraatine, aksi kanaat hasıl olursa verilen cezadan lehe indirimlerin yapılması gerektiğine; sanık … müdafiinin temyiz isteminin mağdurların maddi zararları karşılanmış olup, suçtan dolayı maddi yarar temin edilmeyip yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, sanığın mağdurları kendi iradesi ile serbest bırakmış olup, diğer sanık …’ın baskısı altında kaldığından atılı suçu işlemediğine, verilmiş bulunan cezaların orantısız olduğuna; sanık …’ın temyiz isteminin hükmün usul ve yasa ile dosya içeriğine aykırı olduğuna, eksik inceleme sonucu verildiğine, samimi ikrarı olması ve mağdurların zararlarını giderilmesine rağmen indirim maddelerinin uygulanmadığına, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçu bakımından TCK’nın 110. maddesinin uygulanması gerektiği halde uygulanmamasına, teşebbüs hükümlerinin faydalanması gerektiğine; yönelik olduğu belirlenerek anılan sebeplere yönelik yapılan incelemede;
Oluş ve dosya içeriğine göre, tüm sanıklar haklarında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan, sanıklar … ve … haklarında nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlerde herhangi bir isabetsizlik bulunmadığı, sanıkların üzerine atılı yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarında zincirleme suç hükümleri uygulanamayacağı için her bir katılana yönelik eylemin ayrı ayrı yağma ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunu oluşturduğu ve 43. madde hükümlerinin uygulanmamasının yasal ve yeterli olduğu; sanıkların katılanların ellerini plastik kelepçe ile bağladıktan sonra katılanları darp ettiklerinin anlaşılması karşısında, eylemde TCK 110. madde hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunmadığı; bu itibarla … Bölge Adliye Mahkemesi 15. Ceza Dairesinin, tüm sanıklar hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan kurulan hükümlere yönelik istinaf isteminin esastan reddi kararı ile sanıklar … ve … hakkında nitelikli yağma suçundan verilen … 6. Ağır Ceza Mahkemesi’nin 09/12/2019 tarih ve 2019/296 Esas, 2019/448 Karar sayılı kararının kaldırılarak sanık …’ın neticeten 6 yıl 6 aylık ve 8 yıl 8 aylık hapis cezalarına, sanık …’ın neticeten 5 yıl 5 ay ve 5 yıl 5 aylık hapis cezalarına mahkumiyetlerine dair istinaf mahkemesinin duruşma açarak yeniden verdiği karar hukuka uygun bulunduğundan, sanık … ve müdafii, sanık … ve müdafii, suça sürüklenen çocuk … ve müdafii ile suça sürüklenen çocuk … müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, 5271 sayılı CMK’nın 302/1. maddesi uyarınca, usul ve yasaya uygun olan bölge adliye mahkemesi kararına yönelik TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ ile tebliğnameye uygun olarak HÜKÜMLERİN ONANMASINA, mahalli mahkemesine gönderilmek üzere dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının iadesine, 30/03/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.