Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2021/653 E. 2021/13402 K. 14.09.2021 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2021/653
KARAR NO : 2021/13402
KARAR TARİHİ : 14.09.2021

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli hırsızlık, konut dokunulmazlığını ihlal etme
HÜKÜMLER : Mahkumiyet

Mahalli mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelenerek, gereği düşünüldü:
O yer Cumhuriyet Savcısının temyiz isteminin konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan hüküm verilmemesine yönelik olduğunun anlaşılması karşısında; konut dokunulmazlığını ihlal etme suçundan sanık hakkında dava zamanaşımı süresi içerisinde her zaman işlem yapılmasının mümkün olduğu görülmüştür.
Sanığın yokluğunda verilen kararın askerlik görevini yaptığı kısım amiri imzasına tebliğ edildiği, ancak asker olan sanığın birlik adresine çıkarılan tebligatın 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 14. maddesinin 1. fıkrası ve Tebligat Kanunu’nun Uygulanmasına Dair Yönetmeliğin 22. maddesi hükümleri uyarınca kıta komutanı ve kurum amiri gibi en yakın üste yapılacağı şeklindeki düzenleme dikkate alındığında, tebligat evrakında tebliğ yapılan kişinin kıta kumandanı veya kurum amiri olup olmadığının belirtilmemesi nedeniyle yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığı ve yapılan tebliğ işleminin geçersiz olduğu anlaşıldığından, 28.03.2016 tarihinde sanığa yapılan tebligatın geçersiz olduğu ve buna bağlı olarak 05.04.2016 tarihinde sanık tarafından yapılan temyiz isteminin geçerli olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;
1-5271 sayılı CMK’nın 196/2. maddesinde yer alan “Sanık, alt sınırı beş yıl ve daha fazla hapis cezasını gerektiren suçlar hariç olmak üzere, istinabe suretiyle sorguya çekilebilir.” şeklindeki düzenleme uyarınca, 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h maddesinde düzenlenen hırsızlık suçuna ilişkin cezanın alt sınırının 5 yıl olması karşısında, sanığın istinabe suretiyle sorguya çekilemeyeceği gözetilmeden savunma hakkı kısıtlanarak hüküm kurulması,
2-28.06.2014 tarihli 6545 sayılı Yasa ile değişik 5237 sayılı TCK’nın 142/2-h ve 143. maddelerinde öngörülen suçun gerektirdiği cezanın alt sınırı dikkate alınarak, 5271 sayılı CMK’nın 150/3 ve 196/2. maddeleri uyarınca sanığa zorunlu müdafii atanması gerektiği gözetilmeden, yargılamaya devam edilerek aynı Kanunun 188/1 ve 289/1-e maddesine aykırı davranılması suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,
3-Anayasanın 141. ve 5271 sayılı CMK’nın 34, 230 ve 289. maddeleri uyarınca mahkeme kararlarının denetimine imkan verecek şekilde açık ve gerekçeli olması, gerekçe bölümünde mevcut delillerin tartışılması, değerlendirilmesi, reddedilen veya kanıtlama yönünden üstün tutulan delillerin neler olduğu ve nedenlerinin gösterilmesi, delillerle sonuç arasında bağ kurulması, bir başka deyişle eldeki delillerle neden bu sonuca varıldığının anlatılması gerektiği, tüm bunların ışığında ulaşılan kanaat ve CMK’nın 230. maddesinde belirtilen diğer unsurların bulunması gerektiği gözetilmeden gerekçesiz hüküm kurulması,
Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün açıklanan nedenlerle tebliğnameye uygun olarak BOZULMASINA, 14.09.2021 gününde oy birliğiyle karar verildi.