YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11
KARAR NO : 2023/9802
KARAR TARİHİ : 05.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvuruların esastan reddine
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 19.03.2018 tarihli ve 2016/29101 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 35 inci maddesi, 53 üncü maddesi uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.07.2018 tarihli ve 2018/159 Esas, 2018/432 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında, nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 62 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2018/3106 Esas, 2019/1689 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık ve sanık müdafiinin istinaf başvurusu yönünden esastan reddi kararı verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Yağma suçunun yasal unsurlarının gerçekleşmemiş olduğuna, müvekkilin katılan tarafından da kabul edilmeyen alacağa karşılık belli bir yoğunluğa erişmeyen, bağırma ve sert hareketlerle tartışmaları ve boğuşmuş olması eylemlerinin zorla kendiliğinden hak alma suçunu oluşturduğuna,
3. Kesin ve inandırıcı delil bulunmadığına, bıçak kullanıldığına yönelik somut bir delil bulunmadığına, 4. Mağdurun sağlık raporunda darp ve cebir izine rastlanılmamış olduğuna, boğuşma sırasında mağdurun omuzundan ve başından yaralanmış olduğuna,
5. Mağdurun yaşı da göz önüne alınarak teşhis de yanılmış olabileceğine, kolunda aslan dövmesi olan birçok şahıs bulunduğuna maktadır. Sırf buna dayanarak müvekkilin şuç işlemiş olduğunu düşünmemiz bizce mümkün değildir.
6. Şüpheli ve aydınlatılmamış olaylar ve iddiaların sanığın aleyhine yorumlanarak hüküm tesis edilemeyeceğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde sanık …’ın gündüz vakti durakta bekleyen katılanın yanına giderek ‘”Sen benim halamın altınlarını almışsın, seni eniştemin yanına götüreceğim dediği”, katılanın bu durumu kabul etmemesine rağmen kolundan tutarak zorla götürdüğü ara sokakta cebinden çıkardığı bıçağı katılanın sol tarafında tutarak “Sesini çıkarma seni bıçaklarım” dediği ve katılanı boş bir araziye götürdüğü, burada katılanın üzerini arayıp cep telefonunu alarak cebine koyduğu, ardından katılana “Sakın buradan ayrılma yoksa seni bıçaklarım” şeklinde tehdit ederek olay yerinden uzaklaşmaya başladığı, katılanın da sanığın peşinden gidip cep telefonunu vermesi için yalvardığı sırada polis ekiplerini görmesi üzerine bağırdığı, sanığın da bunun üzerine katılanın omzuna yumruk ve kafasının arkasına bıçağın sapıyla vurmak suretiyle etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaraladığı ve cep telefonunu yere atıp olay yerinden kaçtığı, belirlenmiştir.
2. Sanığın üzerine atılı suçu inkar ettiği anlaşılmıştır.
3. Katılanın tüm aşamalarda oluşa uygun beyanda bulunduğu ve sanığı soruşturma aşamasında fotoğrafından, kovuşturma aşamasında ise sanığın segbis vasıtası ile hazır edildiği celse mahkeme huzurunda teşhis etmiş olduğu belirlenmiştir.
4. Katılanın etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaralandığına dair adli muayene raporunun dosyada mevcut olduğu anlaşılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
Suçun Sanık Tarafından İşlenmediği ile Suç Unsurlarının Oluşmadığı Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’ un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın gündüz vakti durakta bekleyen katılanın yanına giderek “Sen benim halamın altınlarını almışsın, seni eniştemin yanına götüreceğim” bahanesini söylediği, katılanın bu durumu kabul etmemesine rağmen önce kolundan tutarak zorla bir ara sokağa götürdüğü, burada cebinden çıkardığı bıçağı katılanın sol tarafında tutarak “Sesini çıkarma, seni bıçaklarım” demek suretiyle de katılanı bu kez boş bir araziye götürdüğü, burada ise katılanın üzerini arayıp cep telefonunu zorla alarak cebine koyduğu ve katılana “Sakın buradan ayrılma yoksa seni bıçaklarım” şeklinde tehdit etmek suretiyle olay yerinden uzaklaşmaya başladığı, katılanın sanığın peşinden gidip cep telefonunu vermesini istediği, katılanın çevrede gördüğü kişilerden yardım istediğinde sanığın bu kişilere katılanın altın çaldığını ve onu karakola götürdüğünü söylediği, bu esnada katılanın yoldan geçmekte olan devriye polis aracını görmesi üzerine bağırdığında sanığın bu kez katılanın omzuna yumruk, kafasının arkasına da bıçağın sapıyla vurmak suretiyle etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaraladığı ve suça konu cep telefonunu yere atıp olay yerinden kaçması şeklindeki eylemde katılanın olayın sıcağı sıcağına soruşturma aşamasında alınan beyanında eylemi gerçekleştiren kişiye yönelik ayırt edici özellikleri detaylı şekilde belirtmiş olması ve buna uygun şekilde soruşturma ve ayrıca kovuşturma aşamasında teşhis işlemlerinin gerçekleştirilmiş olması ve nihayet katılanın beyanlarının adli muayene raporu ile de örtüşmesi hep birlikte değerlendirildiğinde suçun sanık tarafından işlendiği ile suç vasfının suça konu cep telefonunun cebir ve tehdit suretiyle zorla alınması ile tamamlanmış olduğu kabulü ile nitelikli yağma suçunun oluştuğuna dair hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 26.09.2019 tarihli ve 2018/3106 Esas, 2019/1689 Karar sayılı kararında sanık … müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
05.04.2023 tarihinde karar verildi.