Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/11289 E. 2023/11580 K. 14.06.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11289
KARAR NO : 2023/11580
KARAR TARİHİ : 14.06.2023

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI : 2022/149 E., 2022/173 K.
MAĞDURLAR : …, …
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2012/6147 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanık hakkında silahla tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanun’un (5237 sayılı Kanun) 106/2.a, (2 kez), 53/1. maddeleri uyarınca cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 26.12.2012 tarihli, 2012/761 Esas ve 2012/870 Karar sayılı kararı ile görevsizliğine sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-h, 35, 53, 54.maddeleri uyarınca yargılama yapılması için dosyanın … Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 25.04.2013 tarihli, 2013/54 Esas ve 2013/160 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 106/2-a, 43,62,53. maddeleri uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

4. … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.04.2013 tarihli, 2013/54 Esas ve 2013/160 Karar sayılı kararının sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin19.09.2018 tarihli, 2016/6815 Esas, 2018/5725 Karar sayılı kararı ile;
“…’in, olay günü arkadaşı …’in evine oturmaya gittiği, evden ayrılmadan önce çantasını kontrol ettiğinde 100,00-TL parasının olmadığını farkedip parasını arkadaşı …’nin aldığını iddia ederek birlikte yaşadığı sanık …’a durumu haber verdiği,
Sanık …’ın, …’in eşi ve babası olan mağdurlar … ve …’in bulunduğu evin kapısının önüne gelip onları dışarı çağırıp, eşinin kaybolan 100,00.-TL parasını iade etmelerini istediği, mağdurların“biz almadık” demeleri üzerine sanığın, mağdurların konutunda arama yapmak istediği, aldığı olumsuz yanıt üzerine, belinden bir tabanca çıkartarak mağdurlara doğrultup “bugün bu parayı getireceksiniz” şekinde sözler sarfettiği, mağdurların “evde bir arama olacaksa polis gelsin” demelerine karşın sanığın eylemine devam ettiği, mağdurların ise herhangi bir hırsızlık olayını kabul etmedikleri dosyaya yansıyan delillerden anlaşılmıştır.
Tamamı sözlü yargılamadan oluşan dosyada;
Taraflar arasında hukuken korunan bir ilişkinin varlığının hangi delillere göre benimsendiği denetime olanak verecek şekilde karar yerinde açıklanıp gösterilmeden genel geçişli ifadelerle yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması “
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

5. Bozma üzerine … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli ve 2018/798 Esas ve 2019/133 Karar sayılı kararı ile 149/1-a-h, 35/1-2, 62, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

6. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.02.2019 tarihli, 2018/798 Esas ve 2019/133 Karar sayılı kararının sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 11.03.2021 tarihli, 2020/125 Esas, 2021/4725 Karar sayılı kararı ile;
“Sanığın eyleminin alt sınırı 5 yıldan fazla hapis cezasını gerektiren yağma suçunu oluşturduğu düşünülmeden, hükmün açıklandığı 19.02.2019 tarihli oturumda sanık müdafi bulundurulmaksızın mahkûmiyet kararı verilmesi suretiyle, 5271 sayılı CMK’nın 150/3, 188/1 ve 289/1-e maddelerine aykırı davranılması ve böylece savunma hakkının kısıtlanması”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

7. Bozma üzerine … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2021 tarihli ve 2021/138 Esas, 2021/124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un149/1-a-h (iki kez), 35/1-2, 62, 53. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis (iki kez) cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 5271 sayılı Kanun’un 283/1. maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

8. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 26.04.2021 tarihli ve 2021/138 Esas, 2021/124 Karar sayılı kararı sanık müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 05.04.2022 tarihli, 2021/24961 Esas, 2022/5013 Karar sayılı kararı ile;
“1-Sanığın birlikte yaşadığı …’in olay günü evine oturmaya gittiği arkadaşı … tarafından 1.000.00 TL’sinin çalındığını iddia ederek bu durumu sanığa anlatması üzerine sanığın …’in eşi ve babası olan mağdurlar … ve …’in bulunduğu evin kapısının önüne gelip onları dışarı çağırıp …’in 1.000.00 TL parasını iade etmelerini isteyerek belinden tabanca çıkartıp mağdurlara doğrultarak “bugün bu parayı getireceksiniz” şeklinde sözler sarf etmesi şeklinde gerçekleşen olayda; sanığın para istediği mağdurlardan birinin …’nin eşi diğerinin ise babası olduğu, mağdurlardan birlikte yaşadığı …’in çalındığını iddia ettiği 1.000.00 TL parayı istediği, ayrıca başka bir talebinin olmadığının anlaşılması karşısında; olayların başından beri özgülediği kastı doğrultusunda mağdurlardan 1.000.00 TL’yi almayı amaçlayan eyleminin, bir bütün halinde tek bir yağmaya teşebbüs suçunu oluşturduğu düşünülmeden, yerinde olmayan gerekçe ile iki kez yağmaya teşebbüs suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi,
2-Hükmün kazanılmış hakka ilişkin bölümünde 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi aracılığı ile 1412 sayılı CMUK’un 326/son maddesinin yerine, 5271 sayılı CMK’nın 283. maddesinin gösterilmesi”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

9. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/149 Esas, 2022/173 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a-h, 35/1-2, 62, 53.maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına, 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

10. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4, 6, 7) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Delil yetersizliğine, şüpheden sanık yararlanır ilkesine,
2. Suç vasfında hata yapıldığına,
3. Lehe olan hükümlerin uygulanmadığına,
B. Vesaireye,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanığın birlikte yaşadığı S.Ü.’ün olay günü evine oturmaya gittiği arkadaşı A.D. tarafından 1.000,00 TL’sinin çalındığını iddia ederek bu durumu sanığa anlatması üzerine sanığın A.D.’in eşi ve babası olan mağdurlar …D. ve H.T.’in bulunduğu evin kapısının önüne gelip onları dışarı çağırıp …’in 1.000,00 TL parasını iade etmelerini isteyerek belinden tabanca çıkartıp mağdurlara doğrultarak “bugün bu parayı getireceksiniz” şeklinde sözler söylediği, mağdurların beyanı, sanığın savunmasından anlaşılmıştır.

2. Mağdur H.T.’in aşamalarda özde değişmeyen beyanlarda bulunduğu anlaşılmıştır.

3. Mağdur …D.’in soruşturma aşamasındaki beyanı dava dosyasında mevcuttur.

4. Sanığın üzerine atılı suçu tevil yoluyla ikrar ettiği belirlenmiştir.

5. Kolluğun düzenlediği 13.05.2012 tarihli olay yakalama geçici olarak muhafaza altına alma tutanağı dava dosyasında mevcuttur.

6. Sanığın adli sicil kaydı dava dosyasına eklenmiştir.

IV. GEREKÇE
A. Suç Vasfında Hata Yapıldığına, Delil Yetersizliğine ve Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148,149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır. 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
Mağdurların beyanları, sanığın savunmaları ve Hukukî Süreç başlığı altında (4, 6, 7) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

B. Lehe Hükümler Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca takdiri indirim sebebi uygulandığı, somut olayda her ne kadar 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca 2 yıl 1 ay hapis cezası üzerinden infazının yapılmasına karar verilmiş ise de; sanık hakkında hükmolunan sonuç ceza miktarının 5 yıl hapis olması karşısında, 5237 sayılı Kanun’un 50/1. maddesi gereği seçenek yaptırımlara çevirme, aynı Kanun’un 51/1. maddesi gereği ertelenmesine ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanmasında, sonuç ceza miktarı itibarıyla kanunî engel bulunduğu anlaşıldığından, hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

C. Vesaire yönünden
Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 24.05.2022 tarihli ve 2022/149 Esas, 2022/173 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

14.06.2023 tarihinde karar verildi.