Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/11665 E. 2023/9312 K. 15.03.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11665
KARAR NO : 2023/9312
KARAR TARİHİ : 15.03.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma, basit cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286. maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen ilk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adli para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararlarının temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ve incelemeye konu kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun aynı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında bulunmadığı dikkate alındığında, sanıklar müdafılerinin bu suç yönünden temyiz istemlerinin, aynı sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği,

Sanıklar hakkında nitelikli yağma ve basit cinsel saldırı suçlarından kurulan hükümlerin; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası

gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 12.06.2019 tarihli iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bendi, cinsel saldırı suçundan 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 109 uncu maddesinin birinci, üçüncü ve beşinci fıkraları, hırsızlık suçundan 141 nci maddesinin birinci fıkrası ve 143 üncü maddeleri gereğince, sanık … hakkında 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bendi, hırsızlık suçundan 141 nci maddesinin birinci fıkrası ve 143 üncü maddeleri gereğince cezalandırılmalarına ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına hükmedilmesi istemi ile kamu davası açılmıştır.

2. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarihli ve 2019/310 Esas, 2020/103 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında mağdur …’ya yönelik nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bendi , 168 inci maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci madde, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına ve hak yoksunluklarına, sanıklar hakkında mağdur …’a karşı hırsızlık suçundan 141 nci maddesinin birinci fıkrası ve 143 üncü maddesi ile 62 nci maddesi gereğince 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmalarına, sanık … hakkında cinsel saldırı suçundan 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 nci maddesi gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına yine sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi,109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 62 nci maddesi gereğince 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 10.03.2020 tarih ve 2019/310 Esas, 2020/103 Karar sayılı kararının sanıklar ve müdafiileri tarafından istinafı üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 07.07.2020 tarihli ve 2020/1165 Esas, 2020/1340 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar ve müdafiilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca;
“Sair istinaf taleplerinin reddine, ancak;
1-Ceza yargılaması işlemlerinin belgelendirilebilmesi ve bu işlemlere belge delili değeri tanınabilmesi amacıyla düzenlenen ve yargılamanın, kanunun aradığı şekilde oluşturulan heyet tarafından ve yine kanunun belirlediği ölçüler içerisinde yapılıp yapılmadığı hususunda yegâne delil olan ve sahteliği ya da gerçeğe aykırı olarak düzenlendiği yine aynı değerdeki bir delil ile ispatlanana kadar resmi belge niteliği taşıyan duruşma tutanaklarının şekli ve içerikleri, 5271 sayılı CMK’nın “Duruşma Tutanağı” başlıklı 219. maddesinde: “Duruşma için tutanak tutulur. Tutanak, mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır. Duruşmada yapılan işlemlerin teknik araçlarla kayda alınması halinde, bu kayıtlar vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülerek mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanır. Mahkeme başkanının mazereti bulunursa tutanak, üyelerin en kıdemlisi tarafından imzalanır.” biçiminde düzenlenmiştir. 5271 sayılı CMK’nın “Duruşma tutanağının içeriği” başlıklı 221. maddesi uyarınca; “Duruşma tutanağında: Oturumlara katılan sanığın, müdafiin, katılanın, vekilinin, kanunî temsilcisinin, bilirkişinin, tercümanın, teknik danışmanın adı ve soyadı, duruşmanın seyrini ve sonuçlarını yansıtan ve yargılama usulünün bütün temel kurallarına uyulduğunu gösteren unsurlar, sanık açıklamaları, tanık ifadeleri, bilirkişi ve teknik danışman açıklamaları, okunan veya okunmasından vazgeçilen belge ve yazılar, istemler, reddi halinde gerekçesi, verilen kararlar ile hüküm” yer alır.
5271 sayılı CMK’nin “Duruşma tutanağının ispat gücü” başlıklı 222. maddesinde ise: “Duruşmanın nasıl yapıldığı, kanunda belirtilen usul ve esaslara uygun olarak yapılıp yapılmadığı, ancak tutanakla ispat olunabilir. Tutanağa karşı yalnız sahtecilik iddiası yöneltilebilir.” hükmüne yer verilmiştir. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun yerleşik kararlarında belirtildiği üzere; yargılama işlemleri, onlara belge delili değeri tanınması için duruşmada okunarak tutanaklara yansıtılmakta ve duruşmaya katılan mahkeme başkanı, hâkim ve zabıt kâtibi tarafından imzalanarak resmi belge niteliğine kavuşturulmaktadır. Duruşma tutanaklarının teknik araçlar kullanılarak (video kamera, ses kayıt cihazı vs.) kaydedilmesi de mümkündür. Ancak bu kayıtların da vakit geçirilmeksizin yazılı tutanağa dönüştürülerek mahkeme başkanı veya hâkim ile zabıt kâtibi tarafından imzalanması
gerekmektedir. Bu bilgiler çerçevesinde;
19/12/2019 tarihinde adli görüşme odasında uzman huzurunda beyanları görüntülü olarak kayda alınan mağdur …’ın beyanlarının 5271 sayılı CMK’nin 219. maddesine uygun şekilde tutanağa dönüştürülmesi gerekirken, uzman bilirkişiden bu hususta rapor alınıp. CMK’nin 219. maddesine aykırı olarak elde edilen bu raporun hükme esas alınması suretiyle CMK’nin 289/1-i maddesine aykırı hareket edilmesi,
2-Mağdurların tüm aşamalarda, tanık …’in kullandığı araca bindikten sonra sanık …’un mağdur …’ın oturduğu arka kapıyı, sanık …’ın ise, mağdur …’nın oturduğu sağ ön kapıyı açtıklarını, bu esnada mağdur …’ın araçtan çıkıp kaçtığını beyan edip. mağdur …’nın sanık … bıçak ile kendilerini tehdit etmesi akabinde sanık ile tanık Yıldıray’ın konuştuklarını, hatta sanık …’ın kendisini …’ın evinin arka bahçesine götürmeden önce tanığa “kıza bir şey soracağım sen bekle” dediğini ifade etmesi,sanık …’un mağdur … ile sanık …’ın tartışması sırasında kendisini Yıldıray ile konuştuğunu ve “senin bu çocukla ne işin var” dediğini belirtmesi, sanık …’ın olay yerine geldikten sonra … ile konuştuğunu, aracın ön şofor kapısını açarak şofore kim olduğunu sorduğunu, hatta karşılıklı olarak birbirlerine kendilerini tanıttıklarını beyan etmesine rağmen, olay esnasında olay yerinde bulunduğu taraf beyanlarından anlaşılan tanık yıldırayın ise, tüm aşamalarda mağdurları adresini bilmediği bir yere getirdiğini, onların da Araçtan malzemelerini alıp indiklerini, olaya ilişkin bilgisinin olmadığını, sanıkları olay günü hiç görmediğini söylemesi karşısında;
Tanık Yıldıray ile sanıkların ve mağdurların yüzleştirilmek suretiyle tanığın beyanlarındaki çelişkilerin giderilmeye çalışılması, dosya kapsamı itibariyle olay anında olay yerinde bulunduğu anlaşılan tanığa CMK’nin 53/1 maddesi uyarınca tanıklık görevinin önemi vc yalan tanıklığın sonuçları anlatılıp, olay hakkındaki bilgi ve görgüsünün tespit edilmesi, tanığın olayı görmediğini beyan etmesi halinde tarafların aşamalardaki beyanlarının da okunarak sorulması, akabinde taraflara tanığın bu beyanlarına karşı diyeceklerinin sorulup tespit edildikten sonra sanıkların hukuki durumunun tayini gerekirken, olayın tek tanığı olan tanık Yıldıray’ın beyanları ile taraf beyanları arasında çelişki giderilmeden hüküm kurulması,

Kabule göre ise,
3-Mağdurların aşamalarda değişmeyen beyanlarına, dosya kapsamına, sanık savunmalarına ve mahkemenin kabulüne göre. sanıkların olay günü fikir ve irade birliği içerisinde mağdurların bulunduğu aracın yanına gelip, aracın kapılarını açtıklarını, sanık …’un arka koltukta oturan sanık …’ın kolunu tutacağı sırada …’ın araçtan inerek kaçtığı, sanık …’ın mağdur …’yı araçtan indirip bıçağı beline dayayarak ” sesinizi çıkarmayın, silahla sizi vururum” şeklinde tehditte bulunduktan sonra, sanıkların araç içerisinde bulunan sanık …’a ait çantayı ve market alışverişini içerir poşetleri aldıkları, akabinde sanık …’ın bıçakla tehdit ederek mağdur …’yı evin arka bahçesine götürüp cinsel saldırıda bulunduğu esnada mağdurun sağ cebinde bulunan 200 TL parayı aldığı olayda, sanıkların tehdit kullanarak mağdurların uhdesinde bulunan eşyaları almak şeklinde gerçekleşen eylemlerinin kül halinde tek yağma suçunu oluşturacağı gözetilmeden, sanıklar hakkında ayrıca mağdur …’a karşı hırsızlık suçundan da mahkumiyet hükmü kurulması,
4-Sanıkların mağdur …’a ait çantayı, mağdurların marketten almış oldukları 130 TL değerindeki ürünleri, ayrıca mağdur …’nın cebindeki 200 TL. parayı aldıkları, olaydan sonra sanık …’ın yer göstermesi ile mağdur …’a ait çantanın bulunduğu, ancak içindeki eşyaların elde edilemediği, sanıkların kovuşturma aşamasında 130 TL parayı mağdur …’nın PTT hesabına gönderdikleri ve bu nedenle haklarında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulandığı anlaşılmış ise de, Mağdurların olay nedeniyle oluşan toplam zararlarının tespit edilmesi, bu hususta mağdur …’ın da beyanının alınması, ardından zarar miktarının sanıklara bildirilerek ödeme için yer ve imkan sağlanması, zararın kısmen giderilmesi halinde mağdurlardan TCk’nın 168/4 maddesi uyarınca kısmi ödemeye rızalarının bulunup bulunmadığının sorulması ve buna göre sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanma koşullarının değerlendirilmesi gerekirken, mağdurların zararlarının kısmen ödenmesine rağmen mağdurların şikayetlerinden vazgeçmesi ve sanıkların iyi niyet göstermesi şeklindeki oluşa, usul ve yasaya uygun olmayan gerekçe ile sanıklar lehine etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması,
5-CMk’nın 219. maddesine aykırı olarak adli görüşme odasında alman mağdur beyanlarının tutanağa dönüştürülmek yerine bilirkişiye tevdi edilmesi neticesinde, bilirkişi ücretinin sanıklardan tahsiline karar verilmesi,
6-Gerekçeli karar başlığında 5271 sayılı CMK’nin 232/2-c maddesi uyarınca suçun işlendiği zaman diliminin gösterilmemesi”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4. Bozma üzerine … 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 05.04.2022 tarih ve 2020/201 Esas, 2022/138 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 nci maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) ve (h) bendi ve 62 nci maddesi uyarınca 10 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına 5271 sayılı yasanın 307 nci maddesinin dördünncü fıkrası gereğince sonuç cezanın 6 yıl 8 ay olarak belirlenmesine, sanık … hakkında cinsel saldırı suçundan 102 nci maddesinin birinci fıkrası, 102 nci maddesinin üçüncü fıkrasının (d) bendi, 62 nci madde gereğince 6 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına yine sanık … hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan 109 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 109 uncu maddesinin üçüncü fıkrasının (a) bendi, 109 uncu maddesinin beşinci fıkrası ve 62 nci madde gereğince 5 yıl hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın kanuni sonucu olarak da hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

5. … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.05.2022 tarihli ve 2022/1823 Esas, 2022/1599 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanıklar müdafıilerinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanıklar hakkında mahkümiyet için delil bulunmadığına beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2. Eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ve yağma suçunun unsurlarının oluşmadığına yönelik olduğuna,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanıklardan … ile mağdur … arasında suç tarihinden önce eşcinsel birliktelik yaşandığı, bir süre bu ilişkinin devam ettiği, sonrasında mağdurun ilişkiyi bitirmek istediği ancak sanığın buna … göstermediği, ilişkinin devamı için mağduru taciz edip tehditlerde bulunduğu, suç tarihinde gece vakti saat 21.30 sularında mağdurların marketten alışveriş yaparak mağdur …’ın ikamet ettiği evin bulunduğu yere gittikleri, araç içerisinde oldukları sırada mağdur …’ı beklemekte olan sanıkların mağdurları farkedip aracın yanına gittikleri, sanık …’un arka koltukta oturan mağdur …’ı araçtan indirmek için kapıyı açtığı sırada mağdurun ani bir hareketle araçtan atlayıp kaçtığı, diğer sanık …’ın ise aracın ön kapısını açarak mağdur …’yı araçtan indirdiği, ele geçirilemeyen bıçağı mağdurun beline dayayarak “sesinizi çıkarmayın silahla sizi vururum” dediği sonrasında araçta bulunan içerisinde 130,00 TL’lik malzemelerin olduğu poşeti ve mağdur …’a ait içinde kimlik, bankamatik kartı, öğrenci belgesi ve cep telefonunun olduğu çantayı aldıkları, akabinde sanık …’ın diğer sanık …’a etrafı gözetlemesini söyleyip mağdur …’yı müstakil evin arka bahçesine götürdüğü, kuytu bir köşede mağdura sesini çıkarmamasını söyleyip mağdurun eşofmanını ve külotunu indirip boynundan öpmeye başladığı, bir ara mağdurun ceketinin cebine elini atıp 200,00 TL parasını alarak cebine koyduğu, mağdura sürtünerek boşalması üzerine mağdurla birlikte bulundukları yerden dışarı çıktıkları, mağduru bırakarak alışveriş poşeti ile mağdur …’a ait çantayı alıp uzaklaştıkları, mağdurların şikâyeti üzerine sanıkların yakalandıkları kabul edilmiştir.

2. Dosya içerisinde 10.04.2019 tarihli yakalama tutanağı ve aynı tarihli teşhise yönelik tutanak mevcuttur.

3. Sanıkların suçlamayı kabul etmedikleri anlaşılmıştır.

4. Mağdurların beyanları ve mağdur …’ya ait eşofman üzerinde sanık …’a ait DNA örneklerinin bulunduğuna dair 24.05.2019 tarihli uzmanlık raporu dosya içerisinde mevcuttur.

5.Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (3) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Bölge Adliye Mahkemesinin bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE
Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma ve Cinsel Saldırı, Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçlarından Kurulan Hükümlere Yönelik Müdafiilerinin Temyiz Talepleriyle İlgili Yapılan İncelemede;
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’ un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir.
Bir başkasını, kendisinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden ya da malvarlığı itibarıyla büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak, bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişi, altı yıldan on yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.
Mağdurun, herhangi bir vasıta ile kendisini bilmeyecek ve savunamayacak hâle getirilmesi de, yağma suçunda cebir sayılır.
Bu bilgiler ışığında yapılan değerlendirme sonucunda; mağdurların ısrarlı ve tutarlı beyanları ve sanıkların kısmen tevil yollu ifadeleri, dosyada mevcut yakalama tutanağı, mağdur …’ya ait eşofman üzerinde sanık …’a ait DNA örneklerinin bulunduğuna dair 24.05.2019 tarihli uzmanlık raporu içeriği, mağdurlardan para, poşet ve çantadan dolayı meydana gelen zararın kısmen giderilmesi, suçların sanıklar tarafından işlendiği ve yağma kastıyla hareket edildiğinin anlaşılması karşısında, kurulan hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık görülmemiştir.

V. KARAR
A. Sanık … Müdafiinin Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçuna Yönelik Temyiz Talebinin İncelemesinde;
Ön inceleme bölümünün birinci paragrafında açıklanan nedenle sanık müdafiinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,

B. Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma ve Cinsel Saldırı, Sanık … Hakkında Nitelikli Yağma Suçlarından Kurulan Hükümlere Karşı Sanıklar Müdafiilerinin Temyiz Taleplerine Yönelik Yapılan İncelemede;
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 27.05.2022 tarihli ve 2022/1823 Esas, 2022/1599 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiileri tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun ‘un 288 ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

15.03.2023 tarihinde karar verildi.