YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1170
KARAR NO : 2023/12180
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/1755 E., 2019/2015 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Red, Temyiz başvurularının esastan reddi ile hükümlerin onanması
1. Kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçları bakımından; İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezaların tür ve miktarları ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararları nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun ( 5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadıkları dikkate alındığında, sanık … müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği ön inceleme neticesinde belirlenmiştir.
2. Nitelikli yağma suçları bakımından; İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanunu’nun 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü;
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Söke Cumhuriyet Başsavcılığının 12.02.2018 tarihli ve 2018/364 Esas sayılı iddianamesi ile sanıklar … ve … haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 58 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.03.2019 tarihli ve 2019/51 Esas, 2019/12 Karar Sayılı Kararı ile; sanıklar … ve … haklarında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanunu’nun149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri, 62 inci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 8 yıl 9 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve sanık … hakkında ayrıca hükmedilen hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.09.2019 Tarihli ve 2019/1755 Esas, 2019/2015 karar sayılı kararı ile; sanıklar haklarında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanık … ve müdafii ile sanık … müdafiinin istinaf başvurularının 5271 sayılı sayılı Kanun’un 280 inci maddesi birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Şikâyetçinin çelişkili beyanlarına ve yetersiz kriminal rapora dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olup sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine,
B. Sanık … Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine dair somut, kesin ve her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığından beraat etmesi gerektiğine,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığına,
3. Şikâyetçinin sanığa iftirada bulunduğuna ilişkin kovuşturma aşamasında vermiş olduğu beyanlarının hükme esas alınmamasının hatalı olduğuna,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay tarihinde gündüz 20.00 sıralarında sanıklar … ve …’nın şikâyetçinin işlettiği iş yerine geldikleri, sanık …’ın bıçak göstermek suretiyle şikâyetçinin arabasına binmesini istediği, şikâyetçinin korkarak arabaya bindiği ve zeytinlik bir alana gittikleri, burada sanık …’ın “Söz uçar gider bu ne böyle sen senede 5.000,00 TL lik imza at bir daha para istemeyelim, parayı getirdiğin zaman senedi yırtarız.” dediği, şikâyetçiden aldığı olumsuz yanıt üzerine bıçağı şikâyetçinin göğsüne dayayarak “Zeytinlik alan içerisindeyiz, seni burada öldürürüm gömerim kimsenin ruhu duymaz.” dediği, şikâyetçinin 5.000,00 TL bedelli senedi zorla imzaladığı ancak üzerini yanlış doldurduğu, bu durumu fark eden sanık …’ın senedi alıp yırttığı ve yeniden senet imzalattıkları ve her iki sanığın birlikte şikâyetçiye “Geçmiş olsun.” dedikten sonra şikâyetçiyi işyerinin önüne bıraktıkları ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Şikayetçinin sanıkları suçtan kurtarmak amacıyla soruşturma aşamasında vermiş olduğu ilk beyanını değiştirmiş olduğu anlaşılmıştır.
3. Sanıkların, üzerlerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettikleri anlaşılmıştır.
4. Tanık M.Ö.’nün olayı doğrular nitelikteki beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Kolluk güçleri tarafından tanzim olunan, 21.08.2017 tarihli Olay Yeri Raporu ve Yer Gösterme Tutanağı dava dosyasında mevcuttur.
6. Dosya arasında 27.12.2017 tarihli … Jandarma Kriminal Laboratuvarı Müdürlüğü Uzmanlık Raporu mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen olay ve olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğuna Ve Sanıkların Delil Yetersizliği Nedeniyle Beraat Etmeleri Gerektiğine İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Şikayetçinin tanık beyanı ile doğrulanan ve olayın sıcağı sıcağına kolluk tarafından alınan ilk beyanı, sanıkların olay tarih ve saatinde şikâyetçiyi araçlarına alarak alkol almaya gittiklerine ilişkin tevili yollu ikrar içeren savunmaları, uzmanlık raporu ve tutanak içerikleri ve tüm dosya içeriği karşısında, sanıklar … ve …’nın eylemlerinin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümlerde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. Suçun Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci uyarınca; kişinin veya yakınının hayatına, vücut veya cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştirileceği ya da malvarlığı bakımından büyük bir zarara uğratılacağından bahisle tehdit edilerek veya cebir kullanılarak bir malı teslime veya alınmasına karşı koymamaya mecbur bırakılması yağma suçunu oluşturur. Suç, anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştirileceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılmak suretiyle gerçekleşir. Aynı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasında nitelikli halleri düzenlenmiştir. Hâl böyle olunca her iki sanığın birlikte iştirak iradesi içinde şikâyetçiye silah sayılan bıçak doğrultmak ve ölümle tehdit etmek suretiyle 5.000,00 TL bedelli senet imzalatmaları şeklindeki eylemlerinin nitelikli yağma suçunu oluşturduğu ve bu yönüyle kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
C. Şikayetçinin Aşamalardaki Beyanlarının Çelişkili Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Sanıklar haklarında iftirada bulunması için aralarında herhangi bir neden ve husumet tespit edilemeyen şikayetçinin olayın hemen sonrası sıcağı sıcağına alınan beyanı olayın akışına ve tanık anlatımlarına uygun olup, sonradan sanıkları suçtan kurtarmak amacıyla değiştirmiş olduğu kovuşturma aşamasında vermiş oldukları beyanlarına itibar edilmemesi gerektiği kanaatine varılmakla bu yönüyle kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
A. Sanıklar Haklarında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Kurulan Hükümler Bakımından
Ön inceleme bölümünde birinci paragrafta açıklanan nedenlerle sanık … müdafii ile sanık … müdafiinin temyiz istemlerinin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
B. Sanıklar Haklarında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Bakımından
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 25.09.2019 Tarihli ve 2019/1755 Esas, 2019/2015 Karar sayılı kararında sanık … müdafii ile sanık … müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Söke 2. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.