Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/11714 E. 2023/8926 K. 27.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/11714
KARAR NO : 2023/8926
KARAR TARİHİ : 27.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet

Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. Turhal Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.03.2011 tarihli ve 2011/915 soruşturma numaralı iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli hırsıızlık suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 116 ncı maddenin birinci fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 31 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. Turhal Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2012 tarihli ve 2011/201 Esas, 2012/188 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 116 ncı maddenin birinci fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

3. Turhal Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.03.2012 tarihli ve 2011/201 Esas, 2012/188 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 08.04.2015 tarihli ve 2014/5030 Esas, 2015/7346 Karar sayılı kararı ile;
“…eylemin yağma suçunu oluşturup oluşturmadığına dair delilleri değerlendirme ve takdir yetkisinin ağır ceza mahkemesine ait olması nedeniyle görevsizlik kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle suça sürüklenen çocuğun 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakkı gözetilerek bozulmasına karar verilmiştir.

4. Turhal 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 13.05.2015 tarihli ve 2015/176 Esas, 2015/224 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı Kanun’un 4 üncü ve devamı maddeleri gereğince, delilleri tartışma yerinin Ağır Ceza Mahkemesi olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmiştir.

5. Zile Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.12.2015 tarihli ve 2015/108 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında, nitelikli hırsızlık suçundan 5237 sayılı Kanun’un 142 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 116 ncı maddenin birinci fıkrası, 119 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 52 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 3.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

6. Zile Ağır Ceza Mahkemesinin 09.12.2015 tarihli ve 2015/108 Esas, 2015/139 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii ve o yer Cumhuriyet savcısı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 25.06.2020 tarihli ve 2020/11419 Esas, 2020/6928 Karar sayılı kararı ile;

“1-Müştekinin aşamalardaki beyanlarında; suça sürüklenen çocukların ikametine girerek kuşlarını çaldıklarını, suça sürüklenen çocuklara engel olmaya çalıştığı sırada suça sürüklenen çocukların kendisini itekleyerek düşmesine sebep olduklarını, yine suça sürüklenen çocuk …’in beyanında; …’in evden çıkarken müştekiyi ittiğini ve müştekinin düştüğünü kendisine söylediğini belirttiğinin anlaşılması karşısında; suça sürüklenen çocukların eyleminin 5237 sayılı TCK’nun 149/1-c, d maddesinde düzenlenen yağma suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hüküm kurulması,
2- Suça sürüklenen çocuk … hakkında, 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanunu’nun 35. maddesi ve Çocuk Koruma Kanunu’nun Uygulanmasına İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmeliğin 20 ve 21. maddeleri uyarınca; fiil işlendiği sırada 12-15 yaş grubu içerisinde bulunan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve bu fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin olup olmadığının takdiri bakımından, sosyal yönden inceleme yaptırılması gerekli olduğu halde, mahkemece sosyal inceleme raporu alınmadan yazılı şekilde hüküm kurulması,
3- Kabule göre; suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocukların 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca hakkında konut dokunulmazlığını bozma suçunun hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda uzman hekim raporu alınması gerektiği gözetilmeyerek, sadece hırsızlık suçundan farik ve mümeyyiz olduklarına dair alınan raporla yetinilerek hüküm kurulması,”
Nedeniyle suça sürüklenen çocuğun 1412 sayılı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca kazanılmış hakları gözetilerek bozulmasına karar verilmiştir.

7. Bozma üzerine… Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2020/84 Esas, 2020/115 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı nedeni ile sonuç olarak 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

8. Zile Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.10.2020 tarihli ve 2020/84 Esas, 2020/115 Karar sayılı kararının suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 2. Ceza Dairesinin 03.03.2021 tarihli ve 2020/32691 Esas, 2021/4375 Karar sayılı kararı ile;
“Suç tarihi itibariyle 12-15 yaş grubunda olan suça sürüklenen çocuk … hakkında 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca 14/02/2011 tarihinde işlediği yağma suçuyla ilgili fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunun tespiti amacıyla gönderildiği Adli Tıp Kurumu … Şube Müdürlüğünde yapılan muayenesi sonucu adli tıp uzmanı hekim tarafından verilen 23/09/2020 tarihli raporun içeriğinde, “olay tarihinde 14 yaş 4 aylık olan suça sürüklenen çocuğun işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılayıp algılayamadığı hususunda değerlendirme yapılabilmesi için kişinin biyopsikososyal gelişimi, yaşadığı çevre, kültürel ortam ve bu faktörlerin kişi üzerindeki etkisinin birlikte değerlendirilmesi gerektiği, tarafımıza gönderilen evrakta olay tarihine yakın yapılmış herhangi bir psikiyatrik muayene ya da sosyolog/psikolog görüşme evrakı, sosyal inceleme raporu vb. belge bulunmaması ve olayın üzerinden uzun zaman (yaklaşık 9 yıl) geçmiş olmasının belirtilen faktörlerin kişi üzerindeki etkisi ile suça dair olay tarihli algısına yönelik değerlendirme yapılmasını güçleştirdiği, dolayısıyla sorulduğu üzere …’in yağma fiilinin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu

fiille ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği hususunda mevcut haliyle tıbben yorum yapılamadığı” şeklinde belirtilmesi karşısında, suça sürüklenen çocuk hakkında varsa olay tarihine yakın yapılmış herhangi bir psikiyatrik muayene ya da sosyolog/psikolog görüşme evrakına ilişkin belgelerin ve yine sosyal inceleme raporunun da temin edilerek bu evraklarla birlikte suça sürüklenen çocuğun Adli Tıp Kurumuna veya Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesine sevk edilerek, 5237 sayılı TCK’nın 31/2. maddesi uyarınca 14/02/2011 tarihinde işlediği yağma suçuyla ilgili fiilin hukukî anlam ve sonuçlarını algılayıp algılamadığı veya davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediğinin dolayısıyla cezai ehliyetinin bulunup bulunmadığının tespit edilmesi amacıyla rapor aldırılıp sonucuna göre suça sürüklenen çocuğun hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken eksik kovuşturmaya dayalı yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

9. Bozma üzerine… Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2022 tarihli ve 2021/104 Esas, 2023/175 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 31 inci maddesinin ikinci fıkrası ve 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca 4 yıl 7 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 1412 sayılı Kanun’un 326 ncı maddesi uyarınca suça sürüklenen çocuğun kazanılmış hakkı nedeni ile sonuç olarak 9.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Yağma suçunun maddi ve manevi unsurlarının oluşmadığına,
2. Bozma sonrası alınan rapor ile ilk rapor arasında çelişki bulunduğundan, bu çelişkinin suça sürüklenen çocuk lehine değerlendirilerek hakkında beraat kararı verilmesi gerektiğine,
3. Vesaire,
İlişkindir.

III. GEREKÇE
1. Suça sürüklenen çocuğun, suç tarihinde temyiz dışı suça sürüklenen çocuk … ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde mağdur …’in ikametine girerek, ikametin salon kısmında bulunan güvercinleri topladıkları, kendilerine engel olmaya çalışan mağduru itekleyerek yere düşürdükleri ve güvercinlerle birlikte ikametten ayrıldıkları anlaşılmıştır.

2. Suça sürüklenen çocuğa yüklenen 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri ile 31 inci maddesinin ikinci fıkrasında tanımlanan nitelikli yağma suçunun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre; 5237 sayılı Kanun’un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 66 ncı maddesinin ikinci fıkrası ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 11 yıl 3 aylık olağanüstü dava zamanaşımı süresinin suç tarihi olan 14.02.2011 tarihinden inceleme tarihine kadar geçmiş olduğu anlaşılmıştır.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Zile Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.09.2022 tarihli ve 2021/104 Esas, 2022/175 Karar sayılı kararına yönelik suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

27.02.2023 tarihinde karar verildi.