YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1182
KARAR NO : 2023/12182
KARAR TARİHİ : 11.09.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2777 E., 2019/885 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun’un) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 01.11.2017 tarihli ve 2017/27724 Esas sayılı iddianamesi ile sanık … hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi ve 53 üncü maddesi uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 15. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.06.2018 tarihli ve 2017/411 Esas, 2018/333 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci maddesi ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2018/2777 Esas ve 2019/885 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanığın istinaf başvurusunun “…1-Sanığın adli sicil kaydında tekerrüre esas sabıka kaydı olmasına rağmen, 5237 sayılı TCK’nin 58. maddesinin uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı, ancak istinaf edenin sıfatı itibariyle kazanılmış hak olarak değerlendirildiğinden ve karşı istinaf talebi bulunmadığından eleştiri ile yetinilmiştir. 2-Hüküm tarihine kadar yapılan yargılama gideri toplamı, 5271 sayılı CMK’nın 324/4 maddesinde atıfta bulunulan 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun’un 106. maddesindeki terkin edilmesi gereken tutar olan 20 TL’den az olduğu halde yargılama giderinin sanıktan tahsiline karar verilmiş ise de, hüküm kesinleşinceye kadar yapılacak yargılama giderlerinin de toplam yargılama gideri kapsamında olması nedeniyle hükmün kesinleştiği tarihte sanıktan tahsili gereken yargılama giderinin yukarıda açıklanan terkin edilmesi gereken miktardan az olması halinde Devlet Hazinesi üzerine bırakılmasının infaz aşamasında değerlendirilmesi mümkün görülmüştür…” eleştirisi ile 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesi birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanığın Temyiz Sebepleri
Üzerine atılı eylemin yağma suçunu oluşturmayıp hırsızlık suçunu oluşturduğundan hakkında hırsızlık suçundan hüküm kurulması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Olay günü gündüz saat 16.51 sıralarında sanığın ile dava dışı suç arkadaşları ile birlikte suç işleme kararı kapsamında yolcuların kalabalık olmasından yararlanarak yolcuların eşyalarını çalmak maksadıyla toplu ulaşım aracı olan dolmuşa bindikleri, öncesinde üzerine sanık ve suç arkadaşları tarafından bilerek para atılan yaşlı bir erkek yolcunun araçtan inmek istediği sırada yolcuyu sıkıştırdıkları bu sırada oluşan kargaşadan yararlanan suç arkadaşının, katılanın çantasındaki cüzdanı aldığı, sanığın da bu sırada suç arkadaşının etrafını kapattığı, katılanın cüzdanındaki 3.500,00 TL parayı alarak cüzdanını çantasına geri sokmaya çalıştıkları sırada katılan ve yolculardan birisinin durumu fark edip bağırmaları ve dolmuşu durdurmaya çalıştıkları sırada sanık … ile suç arkadaşlarının hep birlikte hareket ederek katılanı darp etmek suretiyle yaralayarak almış oldukları paralar ile birlikte dolmuştan indikleri ve kaçarak uzaklaştıkları, ilk derece mahkemesi tarafından maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Katılanın aşamalarda tutarlı beyanlarda bulunduğu görülmüştür.
3. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı tevil yoluyla ikrar ettiği anlaşılmıştır.
4. Tanıklar S.A. ve G.S.’nn katılan beyanlarını doğrular nitelikteki beyanları dava dosyasında mevcuttur.
5. Katılanın sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiğine ilişkin 24.03.2017 tarihli Araştırma Tespit CD İzlem Ve Teşhis Tutanağı dava dosyasında mevcut olup ayrıca katılanın sanığın kovuşturma aşamasında sanık ile yaptırılan yüzleştirmesinde sanığı kesin ve net olarak teşhis ettiği anlaşılmıştır.
6. Dosya içerisinde bulunan 11.03.2017 tarihli katılana ait adli muayene raporuna göre, katılanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralandığı görülmüştür.
7. Katılanın suçtan doğan tüm zararının kovuşturma aşamasında sanığın yakınları tarafından giderildiği görülmüştür.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
A. Sanığın Suç Vasfında Hataya Düşüldüğüne İlişkin Temyiz Sebebine İlişkin Olarak;
Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur. Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir. Yağma, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır. Cebir veya tehdit, ”Yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı” şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehdidin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır. Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; sanığın suç arkadaşları birlikte aldıkları suç işleme kararı kapsamında toplu ulaşım aracında seyahat eden katılanın cüzdanındaki 3.500,00 TL parayı aldıkları sırada durumu fark eden katılanın bağırması üzerine katılanı darp etmek suretiyle parasını aldıklarının sabit olduğu anlaşılmakla eyleminin nitelikli yağma suçuna oluşturduğunu kabul eden ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
B. … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2018/2777 Esas, 2019/885 Karar sayılı kararında, heyet üyelerinin ad ve soyadlarına yer verilip sicillerinin gösterilmemesi 5271 sayılı Kanun’un 232 nci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendindeki açık düzenlemeye aykırı ise de; anılan hususun mahallinde eklenmesi olanaklı görülmüştür.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesinin, 18.04.2019 tarihli ve 2018/2777 Esas ve 2019/885 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebebi ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 inci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 15. Ağır Ceza Mahkemesine Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 9. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.09.2023 tarihinde karar verildi.