Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/1187 E. 2023/12787 K. 27.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1187
KARAR NO : 2023/12787
KARAR TARİHİ : 27.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/2960 E., 2019/883 K.
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının;
a) 19.12.2014 tarih 2014/4337 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında mağdur …’e yönelik nitelikli yağma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c), (d) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca;

b) 10.12.2014 tarih 2014/4218 No.lu iddianamesi ile sanık hakkında mağdur …’ya nitelikli yağma suçunu işlediği iddiası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c) bentleri ve 53 üncü maddesi uyarınca;
Cezalandırılması istemli kamu davaları açılmıştır.

2…. 7. Ağır Ceza Mahkemesinin, 20.04.2018 tarihli ve 2014/440 Esas, 2018/89 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında;
a)Mağdur …’e yönelik nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) benti, 168 inci maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci madde ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;

b)Mağdur …’ya yönelik nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) benti, 168 inci maddenin üçüncü fıkrası, 62 nci madde ve 53 üncü maddesi uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına;
Karar verilmiştir.

3…. Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.04.2019 tarihli ve 2018/2960 Esas, 2019/883 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükÜMLERE yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle
1.Sanığın cezai ehliyeti hususunda dosyadaki rapora göre karar verilemeyeceğine,
2.Sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanunun 155 inci maddesindeki suçu oluşturduğuna,
3.Zararın soruşturma aşamasında giderilmesine rağmen sanığın cezasından 1/2 yerine 1/3 oranında indirim yapıldığına,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdur …’e Yönelik Eylem
a) Üniversite öğrencisi olan mağdurun 26.11.2014 tarihinde saat 11.00 sıralarında Topkapı şehir parkında yürüdüğü sırada kimliği tespit edilemeyen 14-15 yaşlarında bir kişinin mağdura saati sorduğu, mağdurun cevap verdiği, bu defa saati soran kişinin “abim ileride duruyor sana bir şey soracak” dediği, mağdurun yoluna devam ettiği sırada 9-10 kişilik bir grubun önünü keserek etrafını çevirdiği, arkadan gelen grubun mağdura yetiştiği ve yolunu kestikleri, sanığın mağdura “telefonunu ver birisini arayacağız” dediği, üzerinde Samsung Galaxsy S4 cep telefonu olan mağdurun ilk olarak vermek istemediği, kontörünün olmadığını söylediği ancak grubun etrafını sarması ve sanık …’ın belindeki kabarıklığı gösterip bir şey çıkaracakmış gibi davranışlarda bulunarak “illa emaneti mi gösterilim” dediği, mağdurun sanıkta bıçak olduğunu düşünerek korkup cep telefonunu sanık …’a verdiği sonrasında sanığın kaçtığığı anlaşılmıştır.
İlk Derece Mahkemesince, nitelikli yağma suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafın (a) bentinde bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.

b)Mağdurun 27.11.2014 tarihinde polise başvurması üzerine başlayan soruşturmada; 04.12.2014 günü başka mağdurlara yönelik telefon yağması eylemi nedeniyle görevli kolluk personelince yakalanan sanığın eşgalinin, mağdur …’in telefonunu gasp eden şahsın eşgal bilgisi ile benzerlik gösterdiğinin değerlendirilmesi üzerine mağdur …’e dört kişi arasından yaptırılan canlı teşhiste sanığı kesin ve net bir şekilde teşhis ettiğinin bildirildiği 04.12.2014 tarihli teşhis tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır.

c) Mağdurun aşamalardaki beyanlarının istikrarlı ve birbiri ile uyumlu olduğu görülmüştür.

d) Mağdurun kovuşturma aşamasının 20.11.2015 tarihli celsede yüz yüze geldiği sanığı teşhis ettiği anlaşılmıştır.

e)Sanık müdafiili kolluk savunmasında; olay günü kardeşi ve arkadaşları ile Topkapı parkında bir erkek şahıs gördüklerini, kardeşi ve arkadaşının bu şahıstan telefonunu alarak uzaklaştıklarını, kendisinin bir şey yapmadığını ifade etmiştir.

2. Mağdur …’ya Yönelik Eylem
Öğrenci olan mağdurun 03.12.2014 tarihinde saat 09.00 sıralarında yanın da arkadaşı olan tanık T.S. ile okula gittiği sırada yanlarına gelen kimliği tespit edilemeyen bir şahsın “abim sizi çağırıyor” dediği, o sırada sanığın ve kimliği tespit edilemeyen bir şahsın daha yanlarına geldiği, sanığın mağdura “…’i tanıyormusun” diye sorduğu, mağdurun tanımadığını söylemesi üzerine “nasıl tanımazsın çocuğu dövmüşsün” dediği, mağdurun böyle bir olay olmadığını söylemesine rağmen sanığın “ver telefonunu …’i arayacağım” dediği, mağdurun telefonunu vermemesi üzerine sanığın paltosunun sol üst cebinden, iç kısmında üzerinde beyaz çizgiler olan siyah saplı bir bıçak gösterdiği, bunun üzerine mağdurun telefonunu sanığa verdiği, sanığın konuşma bahanesi ile elinde telefon bulunduğu halde uzaklaşmaya başladığı, diğer iki şahsın mağdur ve tanığa ”gidin” diyerek kendisine ikazda bulunduğu, mağdurun sanığın yanına giderek telefonunu geri istediği, sanığın telefonu vermediği ve paltosunun sol üst kısmından, iç cebinden siyah sağlı, kesici kısmı metalik gir renkli bıçağı çekerek ” 15 ay yattım, 15 ay daha yatmak istemiyorum, takmak istemiyorum, kendine takdırma” diyerek yürümeye devam ettiği, bunun üzerine korkan mağdur ve tanığın olay yerinden ayrılarak polise başvurdukları anlaşılmıştır.

İlk Derece Mahkemesince, nitelikli yağma suçunu işlediği kabul edilen sanık hakkında Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafın (b) bentinde bilgilerine yer verilen hükmün kurulduğu belirlenmiştir.

b)Mağdurun 03.12.2014 tarihinde polise başvurması üzerine başlayan soruşturmada; 04.12.2014 günü başka mağdurlara yönelik telefon yağması eylemi nedeniyle görevli kolluk personelince yakalanan sanığın eşgalinin, mağdur …’in telefonunu gasp eden şahsın eşgal bilgisi ile benzerlik gösterdiğinin değerlendirilmesi üzerine mağdur …’e dört kişi arasından yaptırılan canlı teşhiste sanığı kesin ve net bir şekilde teşhis ettiğinin bildirildiği 04.12.2014 tarihli teşhis tutanağı dosya içerisinde yer almaktadır.

c) Mağdurun aşamalarda özde değişmeyen beyanlarda bulunduğu görülmüştür.

d) Tanık T.S.’nin anlatımlarının mağdur beyanlarını doğruladığı görülmüştür.

e) Mağdurun kovuşturma aşamasının 16.02.2015 tarihli celsede yüz yüze geldiği sanığı teşhis ettiği anlaşılmıştır.

f) Sanık müdafiili kolluk savunmasında; kardeşinde I phone marka bir cep telefonu gördüğünü, olayla kendisinin bir ilgisinin olamadığını ifade etmiştir.

g) Dosya içerisinde yer alan Adli Tıp Kurumu Genel Kurulunun 25.08.2016 tarihli raporunda sanığın ceza sorumluluğunun tam olduğu bildirilmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
… Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.04.2019 tarihli ve 2028/2960 Esas, 2019/883 Karar sayılı kararında; ”Yerel mahkeme tarafından dosya kapsamından atılı suçun silahla ve birden fazla kişi tarafından işlendiği anlaşılmasına rağmen TCK 149/1/a maddesi yerine olayda uygulama yeri bulunmayan TCK 149/1-d maddesi gereğince hüküm kurulmuş ise de ceza miktarlarının aynı olması nedeniyle sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.” şeklinde eleştirilerek sanık müdafiinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE
1.Sanığın Cezai Ehliyeti Hususunda Dosyadaki Rapora Göre Karar Verilemeyeceğine Yönelik;
Olay ve Olgular başlığı altında iki numaralı paragrafın (f) bentinde belirtildiği üzere dosya içerisinde yer alan 25.08.2016 tarihliAdli Tıp Kurumu Genel Kurulu raporunda;” sanığın ceza sorumluluğunu müessir ve kişide şuur ve harekât serbestîsini ortadan kaldıracak veya azaltacak mahiyet ve derecede herhangi bir akıl hastalığı ve zekâ geriliği saptanmadığı, adli dosya tetkikinde sanığın mezkûr suçu işlediği sırada fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını idrak etme ve bu fiil ile ilgili olarak davranışlarını yönlendirme yeteneğini ortadan kaldıracak boyutta bir akli arızanın içinde olduğuna delalet edecek herhangi bir tıbbi bulgu ve belgeye de rastlanmadığı, bu duruma göre …’ın 03.12.2014 ve 26.11.2014 tarihinde sanığı bulunduğu suça karşı ceza sorumluluğunun tam olduğu”’nun belirtilmiş olması karşısında sanık müdafiinin temyiz itirazları reddedilmiştir.

2.Sanığın Eyleminin 5237 Sayılı Kanunun 155 inci Maddesindeki Suçu Oluşturduğuna Yönelik;

Güveni kötüye kullanma suçu, başkasına ait olup da, muhafaza etmek veya belirli bir şekilde kullanmak üzere zilyedliği kendisine devredilmiş olan mal üzerinde, kendisinin veya başkasının yararına olarak, zilyedliğin devri amacı dışında tasarrufta bulunulması veya bu devir olgusunun inkar edilmesidir.

Yağma suçu ise, başkasının zilyetliğindeki taşınabilir bir malı, zilyedin rızası olmaksızın faydalanmak amacıyla cebir veya tehdit kullanmak suretiyle alınmasıdır.

Cebir veya tehdit, “Yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık veya malvarlığı hakkı” şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.

Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır.

Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.

Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince;

Mağdurların beyanları ve tanık anlatımı ile sabit olduğu üzere sanığın her iki mağdura yönelik eylemde de tehdit ederek suça konu cep telefonlarını almış olması karşısında sanığın eylemlerinin nitelikli yağma suçunu oluşturduğunu kabul eden yerel mahkeme ve istinaf mahkemesi kararlarında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3.Zararın Soruşturma Aşamasında Giderilmesine Rağmen Sanığın Cezasından 1/2 Yerine 1/3 Oranında İndirim Yapıldığına Yönelik;
Mağdur … ve babası 16.02.2015 tarihli celsede alınan beyanlarında cep telefonunun iade edilmediğini beyan ettikleri, mağdurun babası tarafından dosyaya sunulan 11.05.2015 tarihli dilekçede zaararın giderilmiş olduğunun belirtilmiş olması karşısında sanığın mağdurun zararını kovuşturma aşamasında giderdiği anlaşılmakla bu husustaki temyiz itirazları reddedilmiştir.

Her ne kadar mağdur … Önal dosyaya sunduğu 12.05.2015 havale tarihli dilekçede sanık tutuklandıktan 3-4 gün sonra zararının giderildiğini belirtmiş ise de; 20.11.2015 tarihli celsede cep telefonunun iade edilmediğini ifade ettiği, aynı celsede sanık müdafii beyanında mağdurun zararının karşılanması hususunda ailesi ile görüştüklerini söyleyerek bu hususta mehil talep ettiği ve mahkemece talebe uygun olarak mağdurun zararının giderilmesi için sanığa ve müdafiine süre verilmesine karar verildiğinin anlaşılması karşısında mağdurun zararının kovuşturma aşamasında giderildiği kabul edilerek bu husustaki temyiz itirazları da reddedilmiştir.

4. Mağdur …’e yönelik yağma suçunu birden fazla kişi ile birlikte işleyen sanık hakkında 149 uncu maddenin birinci fıkrasının (c) benti kapsamında hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yeri bulunmayan (d) benti ile hüküm kurulması sonuca etkili görülmediğinden bozma nedeni yapılmamıştır.
Mağdur …’a yönelik yağma suçunu birden fazla kişi ile birlikte ve silahtan sayılan bıçak ile işleyen sanık hakkında 149 uncu maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yeri bulunmayan (d) benti ile hüküm kurulması karşı temyiz bulumadığından bozma nedeni yapılmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesinin, 17.04.2019 tarihli ve 2028/2960 Esas, 2019/883 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 ve 289. maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Gerekçe bölümü 4 numaralı paragrafta belirtilen eleştiriler dışında hukuka aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 7. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

27.09.2023 tarihinde karar verildi.