Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/1193 E. 2023/12318 K. 13.09.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1193
KARAR NO : 2023/12318
KARAR TARİHİ : 13.09.2023

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
KARAR TARİHİ : 09.04.2019
SAYISI : 2018/3639 E., 2019/978 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükme temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 24.01.2018 tarihli ve 2018/752 iddianame numarası ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (h), 109/2-5 ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.10.2018 tarihli ve 2018/55 Esas, 2018/418 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının ((h) bendi ve 62 inci maddesi uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 53 incü maddesi gereği hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

3. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi 09.04.2019 tarihli ve 2018/3639 E., 2019/978 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi gereğince ve aynı Kanunun 280/1-a maddesi gereğince “TCK nun 149/1-h maddesi” ibaresinin hükümden çıkartılarak, yerine aynı yere kaim olmak üzere “TCK.nın 149/1-d maddesi” ibaresinin eklenerek, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Eksik inceleme ile karar veridiğine,
2. Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna,
3. Şüpheden sanık yararlanır ilkesinin göz ardı edildiğine,
İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Mağdurun suç tarihinde sabah saat 04.00 sıralarında …’da sanık ile karşılaştığı ve sanığa Taksim’e nasıl gideceğini sorması üzerine sanığın kendisini götürebileceğini söylediği, bu şekilde mağdurun sanığın kullandığı araca bindiği, sanığın mağduru bir binaya götürüp zorla bodrum katına indirdiği, burada mağdura “konuşursan seni öldürürüm” dediği ve darp ederek boynundaki altın kolyeyi ve 200,00 TL nakit parasını zorla aldığı, bu sırada mağdurun fenalaşması üzerine tekrar araca bindirip yoldan geçmekte olan ticari taksi şoförü Y. A.’dan yardım istediği, mağduru kendi kullandığı araçla ticari taksi şoförü rehberliğinde hastaneye götürdüğü, tedavi sonrası mağduru yine kendi kullandığı araçla daha önce götürmüş olduğu binanın bulunduğu yere götürdüğü, kendi aracını burada bıraktıktan sonra mağduru tanık Y. A.’nın kullandığı ticari taksiye bindirdiği, tam tespit edilemeyen bir noktada mağdurla birlikte araçtan indiği ve biraz yürüdükten sonra mağduru serbest bırakması şekilde gerçekleşen eylemde sanığın nitelikli yağma suçunu işlediğinin kabul edildiği maddi vakıadır.

2. Sanık aşamalarda suçlamaları kabul etmemiş mağdur ile cinsel beraberlik için anlaştığını, aracıyla onu kaldığım yere götürdüğünü ancak orada fenalaştığını o yüzden hastaneye götürdüğünü savunmaktadır.

3. Mağdur aşamalarda istikrarlı olarak olayla uyumlu beyanlarda bulunmuştur.

4. Dosya arasında mağdura ait 15.09.2016 tarihli genel adli muayene raporu mevcuttur.

5. Dosya arasında … Adli Tıp Şube Müdürlüğünün 11.10.2017 tarihli Doktor Raporunda “boyun ön hatta, alt sol tarafta yaklaşık iki santimetre uzunluğunda kırmızı ekimoz” olduğu ve ayrıca başka bulgular da olduğu belirtilerek mağdurenin uğramış olduğu darp sonrasında hayati tehlike geçirmeyecek şekilde basit tıbbi müdale ile giderilebilecek şekilde yaralandığına ilişkin doktor raporu mevcuttur.

6. Dosya arasında 15.09.2016 Tarihli Olay Tutanağı mevcuttur.

7. Tanık Y.A. Kollukta seyir halindeyken bir aracın bana sellektör yaptığını ve hastaneyi sorduğunu, Çapa hastanesine gittiklerini ve araçtan bir bayan ve bir erkek şahıs inerek bayan şahsın hastanenin acil kısmında tedavi olduğunu, daha sonra yine şahısların kendi araçlarına bindiğini kendisinin takip ettiğini sonrasında araçtan inip el ele tutuşarak aracına bindiklerini beyan etmiştir.

B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği ancak 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a Maddesi Gereğince ve aynı Kanunun 280/1-a Maddesi Gereğince “TCK nun 149/1-h maddesi” ibaresinin hükümden çıkartılarak, Yerine aynı yere kaim olmak üzere “TCK.nın 149/1-d maddesi” ibaresinin eklenerek, düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir

IV. GEREKÇE
… Bölge Adliye Mahkemesi 8. Ceza Dairesi 07.04.2023 tarihli ve 2023/1098 E., 2023/1090 Karar sayılı kararının;

1. Şüpheden Sanık Yararlanır İlkesinin Gözardı Edildiğine Ve Eksik İnceleme İle Hüküm Kurulduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.

Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın aşamalarda alınan istikrarlı ve somut olayın gelişimine uygun beyanlarının tanık beyanları, adli raporlar ile desteklendiği görülmekle soyut inkara dayalı sanık savunmalarına itibar edilmemiş, araştırılacak başkaca bir hususun bulunmadığı yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2.Kararın Usul Ve Yasaya Aykırı Olduğuna İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148,149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır.
5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir.

Zilyedin rızası olmadan başkasına ait taşınır bir malı kendisine veya başkasına bir yarar sağlamak maksadıyla olduğu yerden alınması hırsızlık suçunu oluşturur.
Yağma suçu, hırsızlığın zor kullanılmak suretiyle gerçekleştirilme halidir.
Cebir veya tehdit, ”yaşam hakkı, vücut dokunulmazlığı, cinsel dokunulmazlık ve malvarlığı hakkı” şeklindeki hukuki değerlere yönelik olmalıdır.
Yağma icrai kuvvetle işlenebilen bir suç tipidir. Kullanılan cebir ve tehditin kişinin malı teslim etmeye veya alınmasına ses çıkarmamaya elverişli olmalıdır.
Cebir-şiddet, mağduru, men ederek ve zorlayarak, failin istediği davranışa sokacak fiillerdir.
Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; olay günü gece vakti sanığın mağduru aracına bindirerek bir binanın bodrum katına götürdüğü , burada mağdura “konuşursan seni öldürürüm” dediği ve dosya arasında mevcut olan hastane raporlarından da anlaşılacağı üzere darp ederek boynundaki altın kolyeyi ve 200,00 TL nakit parasını zorla aldığı, ve sanık ile mağdur arasında daha önceye dayalı herhangi bir tanışıklığın da bulunmadığı, mağdurun olayın sıcağı sıcağına alınan soruşturma ve kovusturma aşamasındaki beyanları, bu beyanlar ile örtüşen katılana ait adli muayene raporu, mağdura ait küpenin sanıkta bulunması ve tüm dosya kapsamından anlaşılmakla temyiz sebeplerinde belirtilen eksik araştırma hususlarının suçun sanık tarafından işlendiği hususu ile suç vasfına etki edebilecek nitelikte sonuca etkili görülmediğinden yerinde görülmeyerek, sanığın suçtan kurtarmaya yönelik beyanlarına üstünlük tanınmadan nitelikli yağma suçunu işlendiği kabulü içeren hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesi 09.04.2019 tarihli ve 2018/3639 E., 2019/978 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden ve 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 18. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
13.09.2023 tarihinde karar verildi.