YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/12728
KARAR NO : 2023/8627
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SUÇ : Nitelikli Yağma
HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi
İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesi birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 35 inci madde gereğince cezalandırılması ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmesi istemiyle 26.11.2021 tarihinde kamu davası açılmıştır.
2. … Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesinin 16.03.2022 tarihli ve 2021/680 Esas, 2022/124 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesi birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri, 35 inci maddenin ikinci fıkrası, 62 nci maddenin birinci fıkrası uyarınca 7 yıl 6 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, cezanın 58 inci maddesi gereğince mükerrirlere özgü infaz rejimi gereğince çektirilmesine ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/2762 Esas, 2022/2394 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafıinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteminin;
1-Delil bulunmaması sebebiyle beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2-Cezanın üst sınırdan tayin edilmesinin yersiz olduğuna yönelik olduğu görülmüştür.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın, suç tarihinde gece vakti saat 00.50 sularında eşiyle birlikte çöplerden kağıt toplayan şikâyetçinin arkasından yaklaşarak içerisinde 985,00 TL para, cep telefonu ve cüzdanı bulunan bel çantasını çekiştirmeye başladığı, şikâyetçinin vermemek için direnmesi üzerine zorlayıp hızlıca çekerek şikâyetçiyi yere düşürdüğü, şikâyetçinin yine de çantayı bırakmadığı, bu sefer sanığın cebinden çıkardığı bıçağı şikâyetçiye sallayarak yumruk atıp çantayı alarak kaçmaya başladığı, şikâyetçinin arkasından sanığa yetişerek kafa kısmına belirlenemeyen bir cisimle vurması üzerine, sanığın çanta ile birlikte yere düştüğü, sonrasında çantayı bırakıp kaçmaya başladığı, olay yerinde devriye görevi yapan kolluk güçleri tarafından yakalandığı kabul edilmiştir.
2. Şikâyetçi …’ın ısrarlı ve tutarlı ifadeleri dosya içerisinde mevcuttur.
3. Olay yerinde bulunan tanık E.G.’nin, şikâyetçi ifadesini destekleyen beyanları dosyada bulunmaktadır.
4. Şikâyetçi ve sanığa ait 13.10.2021 tarihli adli muayene raporları dosya arasında mevcuttur.
5. 13.10.2021 tarihli yakalama tutanağı ve sanığa ait bıçağın ele geçirildiğine dair tutanak dosya içerisinde mevcuttur.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen dava konusunda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
IV. GEREKÇE
A. Beraat Kararı Verilmesi Gerektiği Yönünden;
Sanık hakkında kurulan hüküm, şikâyetçi …’ın ısrarlı ve tutarlı ifadeleri ile şikâyetçi ve sanığa ait 13.10.2021 tarihli adli muayene raporları, dinlenen tanık E.G.’nin beyanları, dosyada mevcut 13.10.2021 tarihli yakalama tutanağı içeriğinden suçun sanık tarafından işlendiğinin anlaşılması ve nitelemenin doğru yapılması sebepleriyle kurulan hükümde hukuka aykırılık görülmemiştir.
B. Cezanın Üst Sınırdan Tayin Edildiği Yönünden;
Hakim her somut olayda 5237 sayılı Kanun’un 61 inci maddesinin birinci fıkrasında sayılan hususları göz önünde bulundurarak işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirleme hakkına sahiptir.Yargılama sonucu kurulan hükümde suçun işleniş biçimi, suç konusunun önem ve değeri, sanığın kastına dayanan kusurunun ağırlığı ile suç sebep ve saikleri dikkate alınarak aynı sayılı Yasanın 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (h) bentleri uyarınca temel cezanın takdiren alt sınırdan uzaklaşılarak 12 yıl hapis cezası olarak belirlenmesinde hukuka aykırı bir yön görülmemiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 07.09.2022 tarihli ve 2022/2762 Esas, 2022/2394 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen re’sen incelenmesi gereken temyiz sebepleri 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddesinin birinci maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … Anadolu 12. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.
(Muhalif Üye)
KARŞI OY
Ceza Genel Kurulu’nun 23.01.2018 tarih, 2018/18 sayılı kararında ”Neticesi hareket ile bitişik bir suç olan yağma teşebbüse elverişli bir suçtur. Failin, cebir veya tehditle suçun icra hareketlerine başladıktan sonra elinde olmayan nedenlerle malı alamadığı hallerde, yağma suçu teşebbüs derecesinde kalmış sayılır. Yağma suçunda almanın gerçekleşmesi hırsızlık suçunun aksine, failin malı egemenlik alanına sokmasına bağlı değildir. Madde gerekçesinde de açıklandığı üzere, yağma suçunun tamamlanabilmesi için kullanılan cebir veya tehdidin etkisiyle mağdur malı teslim etmeli veya alınmasına karşı koyamamalıdır. Malın teslim edilmesi veya alınması ise, suçun konusunu oluşturan mal üzerinde mağdurun zilyetliğine son verilmesini, mağdurun bu eşya üzerinde zilyetlikten doğan tasarruf haklarını kullanmasının olanaksız hâle gelmesini ifade etmektedir. Başka bir anlatımla, cebir veya tehdidin etkisiyle mal teslim edildiğinde veya alındığında suç tamamlanmış sayılacaktır. Bu nedenle mağdurun malı alıp giderken yakalanması halinde suça teşebbüs değil, tamamlanmış suç söz konusu olacaktır. Yağma suçunun tamamlanması için malın zilyedinden alınması yeterlidir. (Nur Centel-Hamide Zafer-Özlem Çakmut, Kişilere karşı İşlenen Suçlar, Cilt: 1, 4. Baskı, Beta Yayınevi, … 2017, s. 405-406) Belirtildiği üzere yağma suçunda malın alınması ile suçun tamamlandığı öngörülmüştür.
Oluş ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, eşi ile çöplerden kağıt toplayan şikâyetçinin arkasından yaklaşarak üzerinde bulunan ve içinde 985,00 TL para, cep telefonu ve cüzdanı bulunan bel çantasını çekiştirmeye başladığı, şikâyetçinin direnmesi üzerine, hızlıca çekmek suretiyle onu yere düşürdüğü, şikâyetçinin buna rağmen çantayı bırakmadığı, sanığın cebinden çıkardığı bıçağı sallayıp, şikâyetçiye yumruk atarak çantayı alıp koşmaya başladığı, onu kovalayan şikâyetçinin sanığın kafa kısmına sert bir cisimle vurduğu, bunun sonucunda sanığın çanta ile yere düştüğü, sanığın çantayı bırakarak kaçtığı, kolluk görevlilerince yakalandığı olayda, yukarıda değinilen Ceza Genel Kurulu kararı da dikkate alındığında, sanığın eyleminin tamamlandığı, hâl böyle olunca sanığın tamamlanmış nitelikli yağma suçundan cezalandırılması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çokluğun, eylemin teşebbüs aşamasında kaldığı yönündeki görüşüne katılmıyorum.
…
(Muhalif Üye)