YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13357
KARAR NO : 2023/8625
KARAR TARİHİ : 08.02.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Suça sürüklenen çocuk hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 10.12.2014 tarihli iddianamesi ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin
birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri 31 inci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca cezalandırılması istemi ile kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/214 Esas, 2016/25 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci madde gereğince 2 yıl 9 ay 10 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 51 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine 51 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 2 yıllık denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
3. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 26.01.2016 tarihli ve 2015/214 Esas, 2016/25 Karar sayılı kararının katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin, 13.02.2020 tarih ve 2017/1706 Esas, 2020/561 Karar sayılı kararıyla;
“1- Oluş ve dosya kapsamına göre; olay günü saat 16.00 sıralarında sanıklar …, … ve …’in yolda yürümekte olan katılan …’iıı karşısına çıktıkları, sanıklar … ve …’in katılanın etrafını çevirerek, sanık …’ın 2 TL para istediği, kendisine bir şey yapılacağı korkusuyla cebindeki 2 TL’yi veren mağdurdan bu kere de sanık …’ın elini kaldırarak “Vururum bak” sende başka para vardır demesi üzerine, katılanın cüzdanındaki 10,00 TL parayı sanıklara verdiği olayda; yağma suçunun yol kesmek suretiyle işlendiğinin kabulü için eylemin yalnızca yol üzerinde gerçekleşmiş bulunması yeterli olmayıp, suçun mağdurunun yoldan geçmesini beklemek suretiyle önceden tasarlayıp, maddi engeller koymak veya tehditle geçişi engellemek ve/veya tertibat alarak yolun kesilmiş olması gerektiği gözetilmeden, sanıklar hakkında TCK’nın 149/1-e maddesi ile hüküm kurulması gerekirken yol kesmenin koşulları oluşmadığı halde, aynı madde ve fıkranın (d) bendine hükümde yer verilmesi,
2- Sanıklar savunmanı Av…. tarafından katılandan alınan 12.00 TL’nın paranın 23.02.2015 tarihinde dosyaya depo edildiğinin anlaşılması karşısında soruşturma aşamasında etkin pişmanlık koşullarının oluşmadığı gözetilmeden, sanıklar hakkında 5237 sayılı TCK’nin 168/3. maddesi gereğince 1/2 oranında indirim yapılarak eksik ceza tayin edilmesi,
3- Sanıklar hakkında verilen 2 yıl 9 ay 10 gün süreli hapis cezasının 5237 sayılı TCK’nın 51. maddesi uyarınca ertelenmesine karar verilirken, denetim süresinin aynı Yasanın 3. fıkrası gereğince mahkum olunan ceza süresinden az olarak belirlenemeyeceği gözetilmeden, sanıklar hakkında 2 yıl denetim süresi uygulanmasına karar verilmesi, sebepleriyle oybirliği ile bozulmasına karar verildiği”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucu … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2020/141 Esas, 2021/97 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 168 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci madde gereğince 3 yıl 8 ay 13 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına karar verilmiştir.
5. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarih ve 2020/141 Esas, 2021/97 Karar sayılı kararının katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafi tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin,
23.03.2022 tarihli ve 2021/23260 Esas, 2022/4113 Karar sayılı kararıyla;
”Y.C.G.K ‘nın 15.12.2009 günlü, 6/242-291 esas ve karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı TCK’nın 145 inci veya 150/2 nci maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu atabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan, şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı almış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir. TCK’nın 145 veya 150/2 nci maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorun yasağı gereği kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez.
Hâkim indirim oranını TCK’nın 3 üncü maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır. TCK’nın 145 inci ve 150/2 nci maddelerinin uygulanmasında hakime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup. T.C. Anayasasının 141/3, 271 sayılı CMK’nın 34, 223, 230 ve 289 uncu maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır. Öte yandan hâkim, TCK’nın 145 veya 150/2 nci maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır.
Suç tarihinde katılan …’i yolda görüp durdurarak kendisinden zorla 12,00 TL parayı alan suça sürüklenen çocuk hakkında suçun işleniş şekli ve özellikleri ile suça konu para miktarı gözetilerek TCK’nın 150/2 nci maddesi gereğince cezadan uygun oranda indirim yapılması gektiğinin düşünülmemesi”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
6. Bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/203 Esas, 2022/302 Karar sayılı kararı ile suça sürüklenen çocuk hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi, 150 nci maddenin ikinci fıkrası, 31 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 168 nci maddesinin üçüncü fıkrası, 62 nci madde gereğince 1 yıl 10 ay 6 gün hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve cezanın 51 inci maddenin birinci fıkrası uyarınca ertelenmesine 51 inci maddenin üçüncü fıkrası uyarınca 1 yıl 10 ay 6 günlük denetim süresi belirlenmesine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
Temyiz etme isteminden ibarettir.
B. Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1-Beraat kararı verilmesi gerektiğine,
2-Yağma suçundan değil hırsızlık suçundan cezalandırma gerektiğine,
C. Vesaire
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Suça sürüklenen çocuğun suç tarihinde yanında bulunan suç arkadaşları ile birlikte gündüz vakti saat 16.00 sularında katılanı yolda görüp önüne geçerek kendisinden zorla toplam 12,00 TL parayı alarak uzaklaştıkları anlaşılmıştır.
2. Yakalama ve 05.12.2014 tarihli canlı teşhis tutanakları dosya içerisinde mevcuttur.
3. Suça sürüklenen çocuğun suçu tevil yollu ikrarına dair ifadesi, katılan beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç baslıgı altında (3) ve (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verilerek gereklerinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Katılan beyanı, sanığın tevil yollu ikrarı, yakalama ve canlı teşhis tutanakları ve Hukukî Süreç başlığı altında (3) ve (5) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı karşısında, suça sürüklenen çocuğun eyleminin sabit olduğu ve yağma suçunu oluşturduğu belirlendiğinden, suça sürüklenen çocuk müdafiinin beraat kararı verilmesi ve suçun vasfına yönelik temyiz sebepleri bakımından kurulan hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfının ve yaptırımların dogru biçimde belirlendigi anlaşıldığından, katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin yerinde görülmeyen diger temyiz sebepleri de reddedilmiştir.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.06.2022 tarihli ve 2022/203 Esas, 2022/302 Karar sayılı kararında katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
08.02.2023 tarihinde karar verildi.