YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1381
KARAR NO : 2023/14407
KARAR TARİHİ : 21.11.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2018/1707 E., 2019/1756 K.
SUÇLAR : Nitelikli yağma, kasten yaralama
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 27.03.2018 tarihli ve 2016/133 Esas, 2018/212 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma ve kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (h) bentleri, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 10 yıl 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 149 uncu maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 86 cı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
2. … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 02.10.2019 tarihli ve 2018/1707 Esas, 2019/1756 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümler kaldırılarak duruşmalı yapılan yargılama sonucunda sanığın nitelikli yağma ve kasten yaralama suçlarından 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (d) ve (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü ve birinci fıkraları, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına; 149 uncu maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 86 ncı maddesinin üçüncü fıkrasının (e) bendi, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) ve (d) bentleri, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 6 yıl 18 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiş, aleyhe istinaf talebi olmaması nedeniyle 5271 sayılı Kanun’un 283 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca sanığın kazanılmış hakkının korunarak cezanın 5 yıl 15 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi
Sanığın lehine delillerin göz önüne alınmadığına, delillerin yanlış değerlendirildiğine, lehe hükümlerin uygulanmadığına,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Sanığın mağdurla aynı mahallede ikamet ettiği ve birbirlerini tanıdıkları, mağdurun bakkal dükkanından daha önce alışveriş yapan sanığın mağdura borcu olduğu, mağdurun olay günü 17.00 sularında sanıktan borcunu ödemesini istediği, aynı gün gece vakti sayılan 19.00 sularında mağdurun bakkal dükkanına, elinde satır olduğu halde gelen sanığın mağdurla iş yerinin arka kısmında bulunan bir bölmede oturduğu, mağdurun ısınmak maksadıyla ısıtıcıya uzandığı sırada bir anlık savunmasızlığından faydalanan sanığın elindeki satırla mağdurun kafasına iki kez vurduğu ve mağduru etkisiz hale getirerek cebindeki 500,00 TL parayı aldığı anlaşılmaktadır.
2. Sanık aşamalarda suçlamayı inkar etmekte, mağdurla aralarında bir boğuşma geçtiği, yağma kastıyla hareket etmediğini, elinde satır bulunmadığını ve mağdurun parasını almadığını beyan etmektedir.
3. Mağdurun sanığın eylemi sonucunda basit tıbbi müdahale ile giderilemeyecek ve hayati tehlike geçirmesine sebep olacak şekilde, ağır derece kemik kırığı oluşturan ve yüzde sabit ize neden olacak şekilde yaralandığını bildiren kati ve nihai 20.01.2017 tarihli … Adli Tıp Şube Müdürlüğü raporu ile aynı tespitleri içerir 18.06.2019 tarihli Adli Tıp Başkanlığı 2. İhtisas Kurulu raporu dosya arasında yer almaktadır.
4. Mağdur aşamalarda vakıayı istikrarlı şekilde anlatmakta ise de 22.01.2018 tarihli dilekçesinde suça konu parayı sanığın değil eşinin aldığını, şikayetinden vazgeçtiğini beyan etmiş, ilk derece mahkemesi mağdurun önceki beyanlarını samimi bularak bu beyanlarına itibar etmiştir.
5. Tanıklar H.M. ve S.K.’nin vakıayı doğrulayan beyanlar verdikleri görülmektedir.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
İlk Derece Mahkemesince kabul edilen maddi vakıada, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik görülmediği anlaşılmıştır.
Fakat;
1. Mağdur 23.11.2018 tarihli dilekçesi ile sanığın ailesi tarafından tüm zararının 05.02.2016 tarihinde giderildiğini beyan ettiğinden sanık hakkında nitelikli yağma suçundan hüküm kurulurken ilk derece mahkemesinin kararını kaldırarak 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkralarını uygulamıştır.
2. Sanığın eyleminin öldürmeye teşebbüs mü yoksa nitelikli kasten yaralama suçunu mu oluşturduğu hususunda “…öncesinde dosyaya yansıyan ve öldürmeyi gerektirecek herhangi bir husumet bulunmamaktadır. Her ne kadar saldırı aletinin öldürmeye elverişli nitelikte olduğu anlaşılmakta ise de, bu alet ile gerçekleştirilen iki adet darbeden biri nedeniyle mağdur hayati tehlike geçirmiş, ikinci darbenin ise hayati tehlikeye neden olacak nitelikte olup olmadığı, yukarıda açıklanan nedenlerle kesin olarak belirlenemediğinden, sanık lehine yorumla hayati tehlikeye neden olmadığı sonucuna varılmıştır. Olay sırasında sanığın, yere düşen mağdura daha fazla vurma olanağı varken eylemini kendiliğinden sonlandırdığı ve kastını mağdurun cebinde bulunan parayı almaya yönelttiği, mağdur ile sanık arasındaki boğuşmanın da bu sırada gerçekleştiği anlaşılmaktadır.
Bu itibarla sanığın, öldürme kastıyla değil yaralama kastıyla hareket ettiği ve eyleminin bu haliyle kasten yaralama suçunu oluşturduğu kanaatine varılmış…” değerlendirmesinde bulunarak ilk derece mahkemesinin kasten yaralama suçundan kurduğu mahkumiyet hükmünü kaldırarak temel cezayı üst hadden belirlemiş, ayrıca 5237 sayılı Kanun’un 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendinde yazılı nitelikli halden de cezalandırma yoluna gitse de sonuç ceza itibariyle sanığın kazanılmış hakkını koruyarak 5 yıl 15 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar vermiştir.
IV. GEREKÇE
Sanığın atılı suçu işlediği mağdur beyanı, tanık beyanları, sanığın çelişkili beyanları, genel adli muayene raporları ve adli tıp raporları göz önüne alındığında sabit olmakla, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kurulan mahkûmiyet hükümlerinde hukuki nitelendirme ve uygulama yönünden ileri sürülen temyiz sebepleri bağlamında bir hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 02.10.2019 tarihli ve 2018/1707 Esas, 2019/1756 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 3. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
21.11.2023 tarihinde karar verildi.