YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/13828
KARAR NO : 2023/8997
KARAR TARİHİ : 01.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : Mahkûmiyet
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 2015/5211 soruşturma numaralı iddianamesi ile; sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-c-d, 53. maddeleri uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/60 Esas, 2015/140 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 149/1-c-d, 168/3, 62, 53/1-2-3, 58/6. maddeleri uyarınca 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
3. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 02.07.2015 tarihli ve 2015/60 Esas, 2015/140 Karar sayılı kararının sanıklar müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 04.02.2019 tarihli ve 2016/2665 Esas, 2019/503 Karar sayılı kararı ile;
“Diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Ancak;
Sanıkların mağdurun işletmecisi olduğu marketin yanına bir araç ile geldikleri, sanık …’in otomobil içinde beklemede kalıp, sanık …’ın markete girip, muhtelif cinste market ürününü yanında getirdiği poşetlere doldurup ödeme yapmadan marketten dışarı çıktığı, bu durumu fark eden mağdurun sanık …’ın peşinden koştuğu, henüz yakalayamadan sanık …’ın kendini bekleyen sanık …’in sevk ve idaresindeki otomobil ile hareket ettikleri olayda;
1- Sanıkların hırsızlık olarak başlayıp işyerinin dışında yağmaya dönüşen eylemleri nedeniyle 5237 sayılı TCK’nin 149. maddesinin 1. fıkrasının (c) bendi ile uygulama yapılmakla yetinilmesi gerektiği düşünülmeden yasal koşulları bulunmadığı halde aynı kanunun madde ve fıkrasının (d) bendine yer verilip olayla nispetli olmayan şekilde fazla temel ceza tayini,
2- Mağdurun mahkemeye sunduğu 05/05/2015 tarihli dilekçeye göre etkin pişmanlığın kovuşturma aşamasında gerçekleştirildiğinin anlaşılması karşısında, 5237 sayılı TCK’nin 168/3. madde ve fıkrasının 2. cümlesi gereğince, cezadan 1/3’e kadar indirim yapılması gerekirken, 1/2 oranında indirim yapılarak eksik cezaya hükmedilmesi,
3- 24/11/2015 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08/10/2015 gün, 2014/140-2015/85 Esas ve Karar sayılı kararı ile TCK’nin 53. maddesinde yazılı, “seçme, seçilme ve diğer siyasi hakları kullanmaktan” ibaresinin iptal edilmiş olması nedeniyle karar yerinde yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu,”
Nedeniyle bozulmasına ve kazanılmış hakkın korunmasına karar verilmiştir.
4. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2019/79 Esas, 2019/169 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 149/1-c, 168/3, 62, 53/1-2-3, 58/6 maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ancak aleyhe temyiz olmadığından ve kazanılmış hak teşkil ettiğinden neticeden 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
5. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.05.2019 tarihli ve 2019/79 Esas, 2019/169 Karar sayılı kararının sanıklar ve müdafileri tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 26.01.2022 tarihli ve 2021/21662 Esas, 2022/857 Karar sayılı kararı ile;
“1-Yağma suçu için öngörülen cezanın alt sınırına göre, hükmün açıklandığı 08/05/2019 günlü oturumda sanık …’in müdafiisi hazır bulundurulmadan karar verilmek suretiyle 5271 sayılı CMK’nin 150/3, 188/1 ve 289/1-e maddeleri uyarınca savunma hakkının kısıtlanması,
2-1412 sayılı CMUK’un 326/2. maddesinde “…Ancak sanık hakkında verilecek ceza bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir.” biçimindeki savunma hakkının kısıtlanamayacağı ilkesine dayanan yasanın emredici kuralına uyulması gerekirken, her ne kadar ceza süresi yönünden kazanılmış hak gözetilse dahi suç vasfı yönünden daha ağır cezaya hükmolunduğundan, sanık …’ın aleyhe bozmaya karşı diyecekleri sorulmadan hüküm kurulması suretiyle anılan yasa maddesine aykırı davranılarak sanığın savunma hakkının kısıtlanması,”
Nedeniyle diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmiştir.
6. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/51 Esas, 2022/224 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanunu’nun 149/1-c, 168/3, 62, 53/1-2-3, 58/6 maddeleri uyarınca 5 yıl 6 ay 20 gün hapis cezası ile cezalandırılmalarına ancak aleyhe temyiz olmadığından ve kazanılmış hak teşkil ettiğinden neticeden 5 yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluklarına ve cezanın mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
7. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan 15.11.2022 tarihli 2022/137534 sayılı, usul ve yasaya uygun olan hükmün onanması, görüşünü içeren Tebliğname ile dava dosyası Daireye tevdi edilmiştir.
II. GEREKÇE
Kısa kararın açıklandığı oturumda sanık …’ın Sungurlu Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka bir suçtan hükümlü olarak bulunduğu, 17.05.2022 tarihli duruşmada hazır edilmesi için yazılan yazıya gelen cevapta sanığın covid 19 tedbirleri kapsamında izinli olduğu bildirilmiş ise de yazı ekindeki izin belgesinde sanığın 15.05.2022 – 31.05.2022 tarihleri arasında izinli olduğunun bildirildiği, kısa kararın açıklandığı oturum tarihinde izinli olduğuna dair dosyada evrak bulunmadığının karşısında; duruşmadan vareste tutulması yönünde bir istemi bulunmayan sanık …’ın 5271 sayılı Kanun’un 196. maddesi gereğince duruşmaya getirtilerek, esas hakkındaki savunması sorulduktan sonra hüküm kurulması gerektiği gözetilmeden, yokluğunda karar verilmesi suretiyle savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur ve Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.
III. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 08.09.2022 tarihli ve 2022/51 Esas, 2022/224 Karar sayılı kararına yönelik sanık … müdafiinin, sanık …’in ve müdafiinin temyiz istekleri yerinde görüldüğünden diğer yönleri incelenmeyen hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
01.03.2023 tarihinde karar verildi.