YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/14590
KARAR NO : 2023/9362
KARAR TARİHİ : 16.03.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Silahla yağma
HÜKÜM : Mahkûmiyet
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 31.10.2016 tarihli ve 2016/49722 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149/1-a, d ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 24.05.2017 tarihli ve 2016/370 Esas, 2017/200 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan mağdurelere yönelik 2 kez, 5237 sayılı Kanun’un 149/1-a, d, 62 ve 53. maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
3. Kararın sanık müdafii tarafından istinaf edilmesi üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 14. Ceza Dairesinin, 30.11.2017 tarihli ve 2017/1985 Esas, 2017/2238 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
4. Kararın sanık müdafii tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesi’nin 02.06.2022 tarihli ve 2021/19198 Esas, 2022/8451 Karar sayılı kararı ile
“…Somut olayda, sanık …’in, olay günü saat 17:30 sıralarında babaannesi müşteki …’in evine giderek, babaannesi ve babaannesi ile birlikte oturan yengesi …’den, polise haber vermelerini önlemek amacıyla önce cep telefonlarını istediği, her iki müştekiden cep telefonlarını aldıktan sonra bıçak gösterip tehdit ederek para istediği, korkuya kapılan babaannesinin sanığa 150,00 TL, müşteki …’nin ise 50 TL’yi çıkarıp sanığa verdiği ardından sanığın müştekilerin cep telefonlarını iade edip oradan uzaklaştığı olayda, aynı konutta yaşayan katılanlara yönelik bıçakla tehdit etmek suretiyle para alma şeklinde gerçekleşen eylemde, sanığın katılanlara yönelik eyleminin tek olduğu, özgüleme nedeniyle tek bir yağma suçundan hüküm kurulması gerekirken hatalı nitelendirme ile yazılı şekilde ayrı ayrı hüküm kurulması,…”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri;
1. Suça konu paranın babaannesi tarafından rızayla verildiği, mağdur …’den ise para istenmediğine,
2. Suçun unsurlarının oluşmadığı ve değer azlığı nedeniyle indirim yapılması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Sanık …’in, olay günü saat 17.30 sıralarında babaannesi katılan …’in evine gelerek, babaannesi ve babaannesi ile birlikte oturan amcasının karısı olan yengesi katılan …’den, uyuşturucu madde satın almak amacıyla para istediği, katılanların razı gelmemesi üzerine sanığın ele geçirilemeyen ekmek bıçağını katılanlara doğrultarak katılanların her hangi bir yeri arayamamaları ve yardım isteyememeleri amacıyla cep telefonlarını istediği, her iki katılandan cep telefonlarını aldıktan sonra “Anneanneme bıçak çekerek para aldım sizden de alacağım” dediği ve bu bıçağı önce babaannesine gösterip onu öldürmekle tehdit ederek para istediği, korkuya kapılan babaannesinin sanığa 200,00 TL çıkarıp verdiği, ardından aynı şekilde yengesi …’den de para istediği, yengesinin üzerinde bulunan tüm parası 50,00 TL’yi çıkarıp sanığa verdiği ardından sanığın katılanların cep telefonlarını geri verip oradan uzaklaştığı maddi vakıa olarak kabul edilmiştir.
2. Sanığın aşamalarda alınan savunmasında olay günü uyuşturucu krizinde olduğunu ve para istemek için babaannesine gittiğine yönelik tevilli ikrarı mevcuttur.
3. Katılanların aşamalarda alınan ve birbiriyle örtüşen beyanları dosya içerisinde mevcuttur.
4. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (4) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulmasına karar verildiği ve gereğinin yerine getirildiği belirlenmiştir.
IV. GEREKÇE
1. Suçun Unsurlarının Oluşmadığına Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden;
Katılanların aşamalardaki istikrarlı beyanları, sanığın tevil yolu savunması ve tüm dosya kapsamından sanık müdafinin suça konu paranın babaannesi tarafından rızayla verildiği, mağdur …’den ise para istenmediği ve suçun unsurlarının oluşmadığına yönelik temyiz istemleri yerinde görülmeyerek hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Değer Azlığı Nedeniyle İndirim Yapılması Gerektiğine Yönelik Temyiz Sebebi Yönünden;
5237 sayılı Kanun’un “Daha az cezayı gerektiren hâl” başlıklı 150/2. maddesinde; “Yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek ceza üçte birden yarıya kadar indirilebilir.” denilmektedir.
Maddenin gerekçesinde ise; “Maddenin ikinci fıkrasında, yağma suçunun konusunu oluşturan malın değerinin azlığı nedeniyle, verilecek cezada indirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.” açıklamasına yer verilmiştir.
Aynı sayılı Yasanın 145. maddesiyle daha az ceza verilmesini gerektiren bir nitelikli hâl olarak “Değer azlığı” hırsızlık suçu bakımından da suçun işleniş şekli ve özellikleri de göz önünde bulundurularak, “Ceza vermekten de vazgeçilebilir.” ibaresi ilâvesiyle- hüküm altına alınmış bir husustur.
Yargıtay Ceza Genel Kurulu’nun (Y.C.G.K.’nın) 15.12.2009 günlü, 6/242-291 esas ve karar sayılı içtihadında belirtildiği üzere, 5237 sayılı Yasanın 145. (veya 150/2) maddelerinde veya gerekçelerinde “Daha çoğunu alabilme olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak az olan şeyi alma” koşulu yoktur. Elbette değerin az olmasına ilaveten, daha çoğunu alma olanağı varken daha azı alınmış ise; bu maddeler sanık lehine uygulanmalıdır. Ancak; her iki maddenin, yalnızca bu tanımlamayla sınırlandırılması da olanaklı değildir.
Aynı Yasanın 145 veya 150/2. maddeleri uyarınca faile verilen cezada indirim yapılabilmesi için malın değerinin az olması kural olarak yeterli olup, suç ve cezada kanunilik ilkesi ile aleyhe kıyas ve yorum yasağı gereği, kanunda bulunmayan başka bir koşul ihdas edilemez.
Hâkim indirim oranını Kanun’un 3. maddesinde öngörüldüğü üzere “İşlenilen fiilin ağırlığıyla orantılı” olacak şekilde saptamalıdır.
5237 sayılı Yasanın 145 ve 150/2. maddelerinin uygulanmasında hâkime geniş bir takdir yetkisi tanınmış olup, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 141/3, 5271 sayılı Yasanın 34, 223, 230 ve 289. maddeleri uyarınca sözü edilen yetki kullanılırken, keyfiliğe kaçmadan, her somut olaya uygun, yasal ve yeterli gerekçe göstermek suretiyle açıklanmalı ve uygulama yapılmalıdır.
Öte yandan hâkim, 5237 sayılı Yasanın 145 veya 150/2. maddeleriyle kendisine tanınan takdir yetkisini kullanırken, evrensel ceza hukuku prensiplerinden olan ve ceza kanunlarımızın hazırlanmasında esas alınan, kanunilik, belirlilik, orantılılık ve ölçülülük ilkeleri, kıyas ve aleyhe yorum yasağı ile mükerrer değerlendirme yasağına uygun bir değerlendirme yapmak zorundadır.
Bu açıklamalardan değer az ise, verilecek cezadan mutlaka indirim yapılmalıdır gibi bir anlam da çıkartılmamalıdır. Diğer bir anlatımla indirim yapıp yapmama hususu her somut olayda özenle değerlendirilmelidir.
Nitekim YCGK’nın Dairemizce benimsenen içtihatları uyarınca; rögar kapağı, plaka, sürücü belgesi, kimlik belgesi ve bankamatik kartı gibi eşyaların hırsızlık suçuna konu olması halinde, ortaya çıkan tehlike veya bunların yeniden çıkartılması için sarf edilecek emek ve mesai vb.’de gözetilerek değer azlığı indirimi yapılmamalıdır.
Bunun gibi kasten öldürme, kasten öldürmeye teşebbüs, cinsel istismar gibi ağır suçların yağma ile birlikte işlenmesi hallerinde değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka, vicdana ve adalete de uygun olacaktır.
Bu açıklamalardan sonra somut olay değerlendirildiğinde, sanık …’ın, olay günü saat 17.30 sıralarında babaannesi katılan …’in evine giderek, babaannesi ve babaannesi ile birlikte oturan yengesi …’den, polise haber vermelerini önlemek amacıyla önce cep telefonlarını istediği, her iki katılandan cep telefonlarını aldıktan sonra bıçak gösterip tehdit ederek para istediği, korkuya kapılan babaannesinin sanığa 150,00 TL, katılan …’nin ise 50,00 TL’yi çıkarıp sanığa verdiği ardından sanığın cep telefonlarını iade edip oradan uzaklaştığı olayda suç tarihi olan 25.09.2016 itibariyle paranın satın alma gücü ve günün ekonomik koşulları ile birlikte değerlendirildiğinde, sanığa verilen cezada değer azlığı indiriminin yapılmaması hukuka aykırı bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 12.09.2022 tarihli ve 2022/261 Esas, 2022/379 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda aykırılık görülmediğinden aynı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca … 4. Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
16.03.2023 tarihinde karar verildi.