Yargıtay Kararı 6. Ceza Dairesi 2022/15012 E. 2023/8563 K. 09.02.2023 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/15012
KARAR NO : 2023/8563
KARAR TARİHİ : 09.02.2023

İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇLAR : Tehdit, hakaret, kasten yaralama
HÜKÜMLER : Beraat, hükmün açıklanmasının geri bırakılması

Sanık hakkında kasten yaralama suçundan 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası uyarınca verilen ”hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına” ilişkin karara karşı, 5271 sayılı Kanun ‘un 231 inci maddesinin onikinci fıkrası ve 06.12.2006 tarih ve 5560 sayılı Kanun ile ek fıkrası uyarınca itiraz yolu açık olup, temyiz olanağı bulunmadığından, 5271 sayılı Kanun’un 264 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca katılan vekilinin yasa yolu ile merciinde yanılması, haklarını ortadan kaldırmayacağı buna karşılık aynı Kanun’un ikinci fıkrasına göre itirazı incelemeye yetkili ve görevli mahkeme olduğu anlaşılan … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararı ile kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karara yönelik itiraz isteminin düzeltilerek reddi şeklinde değerlendirilmiş olduğunun anlaşılması karşısında katılan vekilinin kasten yaralama suçuna yönelik istemi inceleme dışı bırakılmıştır.
Sanık hakkında tehdit ve hakaret suçu yönünden bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteğinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ
1…. Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2013 tarihli ve2013/4346 Soruşturma nolu iddianamesi ile sanık hakkında, hakaret suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi, tehdit suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrasının son cümlesi, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi,
inceleme dışı kasten yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin ikinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi gereğince cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.

2. … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.06.2014 tarihli ve 2013/436 Esas, 2014/352 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından beraat, inceleme dışı kasten yaralama suçundan ise hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararları verilmiştir.

3. … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.06.2014 tarihli ve 2013/436 Esas, 2014/352 Karar sayılı kararının tehdit ve hakaret suçları bakımından katılan vekili tarafından temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 25.03.2015 tarihli ve 2014/16711 Esas, 2015/5444 Karar sayılı ilâmıyla;
“… Sanık … hakkında katılan …’a karşı tehdit, hakaret ve yaralama suçlarından düzenlenen … Cumhuriyet Başsavcılığının 04.12.2013 gün 2013/1375 sayılı iddianame anlatımına göre, sanık …’in katılan …’yı darp edip ” bana olan borcunu ödesene lan şerefsiz, seni öldüreceğim” şeklinde sözlerle tehdit edip yaraladığının anlaşılması karşısında; sanık …’in eylemlerinin sübutu halinde yağma veya yağmanın daha az cezayı gerektiren hali olan 5237 sayılı TCK’nın 150/1.maddesi yollamasıyla tehdit ve/veya yaralama suçunu oluşturup oluşturmayacağına ilişkin delilleri takdir ve tartışmanın üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek, görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, duruşmaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.

4.Bozmaya uyan … 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 28.12.2020 tarihli ve 2020/605 Esas, 2020/826 Karar sayılı kararı ile; 5237 sayılı Kanun’un 149 uncu maddesi, 150 nci maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesi, 58 inci maddesi, 5271 sayılı Kanun’un 4 üncü maddeleri uyarınca görevsizlik kararı ile dosyanın … Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.

5. … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 23.09.2021 tarih ve 2021/194 Esas, 2021/364 Karar sayılı kararı ile; sanık hakkında tehdit ve hakaret suçlarından , 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatine ve ayrıca … 2. Sulh Ceza Mahkemesinin 27.06.2014 tarihli ve 2013/436 Esas, 2014/352 Karar sayılı kasten yaralama suçundan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yönelik itirazın itiraz mercii tarafından kabulüne dair verilen karar ile yeniden yargılamasına devam olunan inceleme dışı kasten yaralama suçundan ise 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası delaletiyle 86 nı maddesinin ikinci fıkrası, 62 inci maddesinin birinci fıkrası, 52 inci maddesinin ikinci fıkrası, 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası geregi hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş ve bu karara yönelik itiraz istemi ise … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2021 tarihli kararı ile değerlendirilerek itirazın düzeltilerek reddine dair karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılan Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1.Yargıtay’ın, dava konusu olayda tehdit ve yaralama suçunun oluştuğunu zaten kabul ettiğine bu tehdit ve yaralamanın yağma ya da 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilip değerlendirilemeyeceği hususuna ilişkin olduğundan tehditin hiç oluşmadığına dair kabulün hatalı olduğuna,
2. Borcun mevcudiyetiyle ilgili herhangi bir araştırma yapılmadığına, alacak-borç ilişkisin mevcut olduğunun kabulünün hatalı olduğuna,
3.İnceleme dışı hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın kaldırılması gerektiğine,
4- Mahkemenin sanığa altı sınırdan ceza verip lehine olan tüm maddeleri de uygulamış olmasının da usul ve yasaya aykırı olduğuna,
5.Vekalet ücretine hükmedilmediğine,
6. Vesaire;
İlişkindir.

III. GEREKÇE
1. Katılan ile sanığın akraba oldukları ve aralarında alacak verecek meselesinden dolayı husumet bulunduğu olay günü sanığın katılanı cadde üzerinde görmesi üzerine bahsedilen alacak verecek meselesi sebebiyle aralarında tartışma yaşanmaya başladığı ve bu tartışma sırasında sanığın katılana yumruk ile vurmak suretiyle adli muayene raporu içeriğine göre etkisi basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek derecede yaraladığı ve ayrıca katılana hitaben “bana borcunu ödesene lan şerefsiz, seni öldüreceğim” dediğinin iddia olunduğu belirlenmiştir.

2. Sanığın eyleminin 5237 sayılı kanun’un 150 ıncı maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen hukuki alacağın tahsili amacı taşıdığı böylelikle 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesini birinci fıkrası ile 5237 sayılı Kanun’un 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları kapsamında kalan yargılama konusu eylemlerinin suç tarihlerinin 24.11.2013 kovuşturma aşamasında alınan ilk savunma tarihinin ise 28.03.2014 olduğu belirlenmiştir.

3. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanaşımı başlıklı 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının ilgili bölümü “Kanunda başka türlü yazılmış olan haller dışında kamu davası;
…,
…,
…,
(e) Beş yıldan fazla olmamak üzere hapis veya adlî para cezasını gerektiren suçlarda sekiz yıl, Geçmesiyle düşer.” şeklinde düzenlenmiştir.

4. 5237 sayılı Kanun’un Dava zamanasımı süresinin durması veya kesilmesi başlıklı 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası; “Kesilme halinde, zamanasımı süresi ilgili suça ilişkin olarak Kanunda belirlenen sürenin en fazla yarısına kadar uzar.” seklinde düzenlemeye haizdir.

5. Sanık hakkında açılan kamu davalarına konu suçların, 5237 sayılı Kanun’un 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 125 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları kapsamında bulundugu ve 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü dava zamanaşımı sürelerine tabi olduğu belirlenmiştir.

6. Bu açıklamalar ışığında dava zamanaşımı incelendiğinde; sanığın kovuşturma aşamasında alınan 28.03.2014 tarihli ilk savunma tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar 8 yıllık olağan dava zamanaşımı süresinin dolduğu belirlenmiştir.

IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 23.09.2021 tarihli ve 2021/194 Esas, 2021/364 Karar sayılı kararına yönelik katılan vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesinin birinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden 1412 sayılı Kanun’un 322 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davalarının 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebligname’ye uygun olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,

09.02.2023 tarihinde karar verildi.