YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1510
KARAR NO : 2023/13589
KARAR TARİHİ : 23.10.2023
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI : 2019/19 E., 2019/1694 K.
SUÇ : Nitelikli yağma
HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
İlk Derece Mahkemesince nitelikli yağma suçundan verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Hükmedilen ceza miktarına göre, sanık müdafiinin duruşmalı inceleme istemi, 5271 sayılı Yasa’nın 299. maddesi uyarınca yerinde görülmemiştir.
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 17.02.2017 tarih, 2017/17628 Soruşturma No.lu, 17.02.2017 tarih, 2017/17628 Soruşturma No.lu iddianamesi ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 63 üncü ve 53 üncü maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmıştır.
2. … 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 01.10.2018 tarih, 2017/87 Esas, 2018/317 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı sayılı Kanunun 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi, 62 nci ve 53 üncü maddeleri uyarınca 8 yıl 4 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.
3. … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.09.2019 tarihli ve 2019/19 Esas, 2019/1694 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine,
Karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
1. Sanığın atılı suçu işlediğine dair somut delil bulunmadığına,
2. Eksik inceleme ile karar verilmesine,
3. Etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
4. TCK md.150/1 hükümlerinin uygulanması gerektiğine,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
Temyizin kapsamına göre;
A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü
1. Katılan ile tanık C.S.’nin ev arkadaşı oldukları, sanığın ise tanık C.S.’nin erkek arkadaşı olduğu, katılan ile sanığın suç tarihinden önce ortak arkadaşları C.S. münasebetiyle tanışıyor oldukları, suç tarihinde katılan evde yalnızken sanığın, katılanın evine geldiği, katılanın rızası ile içeriye girdiği, paraya ihtiyacı olduğundan bahsederek katılandan para istediği, katılanın parası olmadığını söylemesi üzerine sanığın katılandan kendisine para bulması için bir müddet yalvardığı, katılandan kredi çekmesini rica ettiği, katılanın bunu da yapmayacağını söylediği, bunun üzerine sanığın katılanın boğazını sıkarak, “incecik boynun var elimde kalırsın” sözleriyle cebir ve tehdit kullanarak katılandan kendisi için para temin etmesini istediği, katılanın kredi kartındaki nakit avans limitinin düşük olduğunu beyan etmesi üzerine nakit avans limitini artırması için katılana banka müşteri hizmetlerini arattırdığı, katılanın banka çalışanı ile görüşmesi esnasında işlemin hızlanmasını temin maksadı ile sanığın araya girdiği ve konuşmalara kendisini katılanın kardeşi Can olarak tanıtarak müdahale ettiği, limitin banka tarafından artırıldığı ve sanığın katılanla birlikte bankaya gitmek üzere evden çıktıkları, bankamatikten günlük para çekme limiti olan 1.500,00 TL nakit avansı çeken sanığın, kalanını da daha sonra çekeceğini söyleyerek kredi kartını da almak suretiyle katılanın yanından ayrıldığı, sanığın bu kartla tekrar para çekmeye çalıştığı ancak bankamatik tarafından karta el konulduğu, katılanın aynı gün kredi kartını iptal ettirdiği anlaşılmıştır.
2. Katılanın aşamalarda çelişmeyen, oluşa uygun ve diğer delillerle örtüşen beyanları mevcuttur.
3. Sanık aşamalarda tevil yolu ikrar içeren savunmalarda bulunmuştur.
4. … Adli Tıp Şube Müdürlüğü’nün 15.02.2017 tarih 2017/1730 sayılı raporunda katılanın basit tıbbi müdahale ile yaralandığı belirtilmektedir.
5. Bilirkişinin 21.03.2018 tarihli raporunda, katılan …’ın ilgili bankanın çağrı merkezi ile gerçekleştirdiği görüşmelere ilişkin ses kayıtlarının dökümü yapılmıştır.
B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü
Her ne kadar yağma suçundan hüküm kurulurken kredi kartını kötüye kullanmak fiilin bir bütün olarak yağma suçunu oluşturduğu belirtilmiş ise de yağma ve kredi kartını kullanma fiillerinin ayrı ayrı suç oluşturduğu, bu konudaki hukuka aykırılığının zaman aşımı süresinde giderilmesinin mümkün olduğu, eleştirilen husus dışında başkaca hükmün düzeltilmesini veya kaldırılmasını yada bozulmasını gerektiren hukuka aykırılığın bulunmadığı anlaşılmakla istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir.
IV. GEREKÇE
1. Somut Delil Bulunmadığına Ve Eksik İncelemeye İlişkin Temyiz Sebepleri Yönünden
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilliyetliğindeki taşınabilir malı zilliyetin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır.
5237 sayılı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçu temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanun’un 148 inci ve 149 uncu maddelerinde düzenlemeye göre; bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır.
Yağma suçu ekonomik nitelikteki suçlar arasında yer alıp işin niteliği gereği faydalanma amacını taşıması gerekir.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanığın suç tarihinde katılanın evinde, katılanın boğazını sıkarak öldürmekle tehdit etmek suretiyle para istediği, katılanın korkarak kredi kartından 1.500,00 TL para çekerek sanığa verdiği, sanığın katılana ait bu kartı da alarak banka atm cihazından para çekmeye çalıştığı, fakat banka atm cihazının karta el koyduğunun katılanın aşamalardaki beyanları, doktor raporu, dosya arasında bulunan bilirkişi raporları ile kolluk tutanakları ile sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. Etkin Pişmanlığa İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı TCK’nun 168. maddesinde yer alan “etkin pişmanlık” hükmünün uygulanabilmesi için, maddede sınırlı bir şekilde sayılan suçların işlenmesi ve failin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi gerekmektedir. Bu açıklamaların sonucu olarak; iade ve tazminin cebri icra yoluyla gerçekleştirilmesi, zararın failin rızası hilafına veya ondan habersiz olarak üçüncü kişilerce giderilmesi, eşyanın failin yakalanmamak için kaçarken atması sonucu veya kaçarken yakalanan failin üzerinde ele geçirilmiş olması gibi hallerde, failin gerçek anlamda pişmanlığından söz edilemeyeceğinden, 5237 sayılı TCK’nun 168. maddesinin uygulanma şartları oluşmayacaktır.
Bu açıklama ışığında somut olay değerlendirildiğinde; katılanın talimatla alınan beyanında zararının karşılanmadığını belirttiği, mahkemece süre verilmesine rağmen sanık veya müdafii tarafından mahkeme veznesine depo etmek suretiyle zararı gidermediklerinin anlaşıldığı, etkin pişmanlık hükmünün koşullarının bulunmadığından kararda bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3. Alacağın Tahsiline İlişkin Hükümlere İlişkin Temyiz Sebebi Yönünden
5237 sayılı Kanun’ un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için; öncelikle ortada failin mağdura yönelik bir alacak hakkı bulunması, alacağın hukuken korunan ve geçerli hukuki ilişkiye dayanması, yağma eyleminin de hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi gerekir.
Bu hak hukuki ilişki kurulunca; kurulan hukuki ilişkinin tarafı olan kimseleri kapsar ve onlar yararlanabilir, bunun dışındaki kimseleri kapsamamaktadır. Anılan açıklamalar ışığında somut olayımıza gelince; her ne kadar ev eşyası konusunda eşya alması nedeniyle 2.335,00 TL borcu olduğunu beyan etmiş ise de aşamalarda katılanın borcu kabul etmediği, soruşturma aşamasında sanığın borca ve miktarına ilişkin tutarlı beyanlarda bulunmadığı, böyle bir borcun varlığı kabul edilse dahi, sanığın borç miktarının çok üzerinde olan miktarları istediği anlaşılmakla eyleminin nitelikli yağma suçunu oluşturduğunu kabul eden ilk derece mahkemesinin suç vasfının tayininde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin, 10.09.2019 tarihli ve 2019/19 Esas, 2019/1694 Karar sayılı kararında sanık müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ile re’sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca … 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise … Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
23.10.2023 tarihinde karar verildi.