YARGITAY KARARI
DAİRE : 6. Ceza Dairesi
ESAS NO : 2022/1530
KARAR NO : 2023/10033
KARAR TARİHİ : 11.04.2023
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Tehdit (Yağma)
HÜKÜMLER : Beraat
Sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 7035 sayılı Bölge Adliye ve Bölge İdare Mahkemelerinin İşleyişinde Ortaya Çıkan Sorunların Giderilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 21 inci maddesi uyarınca temyiz isteklerinin süresinde olduğu, 1412 sayılı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
1. … Cumhuriyet Başsavcılığının 05.02.2014 tarihli ve 2013/23728 soruşturma sayılı iddianamesi ile; sanıklar hakkında katılanlar … ve …’ e yönelik tehdit suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106 ncı maddesinin birinci fıkrası, 43 üncü maddesinin birinci fıkrası, 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca kamu davası açılmıştır.
2. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2014 tarihli ve 2014/77 Esas, 2014/68 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tehdit suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
3. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.10.2014 tarihli ve 2014/77 Esas, 2014/68 Karar sayılı kararının katılanlar … ve … vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 6. Ceza Dairesinin 14.11.2019 tarihli ve 2019/2021 Esas, 2019/5498 Karar sayılı kararı ile;
” Sanıklar hakkında açılan kamu davasında, yakınlarından olan alacaklarını tahsil amacıyla katılanların tehdit edildiğinin belirtilmesi karşısında; davaya bakma, delilleri değerlendirme ve takdir etme yetkisinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilip görevsizlik kararı verilmesi gerekirken, yazılı biçimde yargılamaya devam edilerek hüküm kurulması,”
Nedeniyle bozulmasına karar verilmiştir.
4. … 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 19.10.2020 tarihli ve 2019/1555 Esas, 2020/961 Karar sayılı kararıyla, sanıkların eyleminin, 5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrası ve 150 nci maddelerinde düzenlenen yağma suçunu oluşturma ihtimaline binayen 5271 sayılı Kanun’ un 3 ve devamı maddeleri uyarınca mahkemenin görevsizliğine, … Nöbetçi Ağır Ceza Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
5. … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2020/425 Esas, 2021/124 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında tehdit (yağma) suçundan, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin ikinci fıkrasının (e) bendi uyarınca beraatlerine karar verilmiştir.
6. Dava dosyası, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca tanzim olunan, 24.01.2022 tarihli ve 2021/61192 sayılı, onama görüşlü Tebliğname ile Daireye tevdi edilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Katılanlar … ve … Vekilinin Temyiz Sebepleri;
1. Sanıklar hakkında yağma suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerekirken eksik inceleme beraat kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna,
2. Vesaire,
İlişkindir.
III. OLAY VE OLGULAR
1. Olay tarihinden bir yıl kadar önce, katılan …’in oğlu, diğer katılan …’in kardeşi olan S.E. ile sanıklar arasında servis aracına ortak olmak için S.E’ ye sanık …’ in 29.000,00 TL, sanık …’ in de 28.000,00 TL para ödedikleri, ancak servis aracının kazancını S.E.’nin sanıklara ödemediği, sanıklara güvence senedi olarak alacaklısı sanık … olacak şekilde 100.000,00 TL senet verdiği, ancak borcunu ödemediği, bunun üzerine sanık …’ın, katılan …’i arayarak telefonda katılana hitaben “Oğlun S.E’ ye ait elimizde senet var, bu ödemeyi yap, aksi halde torunların var, onlar için iyi olmaz, bu senedin borcunu ödeyin, ben araştırdım, mal varlığınız var, bu senetleri başka bir şahsa satarım, bundan sonra olacaklardan ben sorumlu değilim” diyerek tehdit ettiği, sanık …’ın, katılan …’ i arayarak “Oğlunun bizde senedi var, bu borcu ödeyin, aksi halde kötü olacak, senedini satarız” diyerek sanıkların katılanları tehdit ettiği, yine sanıkların katılan …’ i arayarak “Elimizde S.E.’nin 50.000,00 TL’ lik senedi var, bu borcu ödemezseniz bu borcu satacağız, ondan sonra olacaklardan biz sorumlu değiliz, sattığımız kişiler artık nasıl tahsil ederler , torunlarınız var onlar için iyi olmaz, babanız mal varlığı var biliyoruz ” şeklinde tehdit ettiği ve bu aramalarına devam ettikleri, en son 23.08.2013 tarihinde yine sanıkların katılanları arayarak aynı sözlerle tehditlerine devam ettikleri iddiası ile kamu dava açılmıştır.
2. Sanıkların alacaklı oldukları S.E.’ nin annesi olan tanık A.E.’ nin katılanların iddiaların destekler beyanları dava dosyasında mevcuttur.
3. Sanıklar, “S.E.’ den alacaklı oldukları için katılanları arayıp durumu anlattıkları onlardan yardım istedikleri, ancak kesinlikle onları tehdit etmediklerini” belirterek üzerlerine atılı suçu kabul etmedikleri görülmüştür.
IV. GEREKÇE
Yağma suçları 5237 sayılı Kanun’un 148, 149 ile 150 nci maddelerinde düzenlenmiştir. Yağma başkasının zilyetliğindeki taşınabilir malı zilyedin rızası olmadan faydalanmak amacıyla cebir ve tehdit ile yarar sağlamak maksadıyla alınmasıdır.
5237 sayılı Kanun’un 148 inci maddesinin birinci fıkrasında yağma suçunun temel şekli, ikinci fıkrasında senet yağması, üçüncü fıkrasında cebir karinesine yer verilmiştir. 5237 sayılı Kanun’ un 149 uncu maddesinde yağma suçunun nitelikli halleri düzenlenmiştir. 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinde hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amaçlı yağma ile değer azlığı yaptırıma bağlanmıştır.
5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında; yağma suçunun bir hukuki ilişkiye dayanan alacağın tahsili amacıyla işlenmesi halinde faile yalnızca tehdit ve/veya yaralama suçundan ceza verileceği öngörülmüştür. Bu şekilde de daha az cezayı gerektirir nitelikli hal olarak düzenlenmiştir.
5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrasında, bir hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla denildiğinde bu nitelikli hal uygulanabilmesi için; öncelikle ortada failin mağdura yönelik bir alacak hakkı bulunması, alacağın hukuken korunan ve geçerli hukuki ilişkiye dayanması, yağma eyleminin de hukuki ilişkiye dayanan alacağı tahsil amacıyla işlenmesi gerekir.
Bu hak hukuki ilişki kurulunca; kurulan hukuki ilişkinin tarafı olan kimseleri kapsar ve onlar yararlanabilir, bunun dışındaki kimseleri kapsamamaktadır.
Bu bilgiler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; sanıkların … alacakları bulunduğu bu alacaklarını tahsil etmek amacı ile sanık …’ın, …’ in babası katılan …’ i telefonda arayarak “Oğlun S.E’ ye ait elimizde senet var, bu ödemeyi yap, aksi halde torunların var, onlar için iyi olmaz, bu senedin borcunu ödeyin, ben araştırdım, mal varlığınız var, bu senetleri başka bir şahsa satarım, bundan sonra olacaklardan ben sorumlu değilim” diyerek tehdit ettiği, sanık …’ın, katılan …’ i arayarak “Oğlunun bizde senedi var, bu borcu ödeyin, aksi halde kötü olacak, senedini satarız” diyerek sanıkların katılanları tehdit ettiği, yine sanıkların katılan …’ i arayarak “Elimizde S.E.’nin 50.000,00 TL’ lik senedi var, bu borcu ödemezseniz bu borcu satacağız, ondan sonra olacaklardan biz sorumlu değiliz, sattığımız kişiler artık nasıl tahsil ederler , torunlarınız var onlar için iyi olmaz, babanız mal varlığı var biliyoruz ” şeklinde tehdit ettiği, bu şekilde tehdit ettiklerine ilişkin tanık A.E.’ nin katılanların iddiaların destekler beyanları bulunduğu, sanıklarda katılanları telefonla aradıkları yönünde savunmada bulundukları hususları birlikte değerlendirildiğinde, sanıkların, … adındaki şahıstan olan hukuki alacaklarını tahsil edebilmek için …’ in babası ve ablası olan katılanlara yönelik ölümle tehditte bulundukları anlaşılmakla öncelikle, sanıkların hukuki alacakları bulunan … ile tehdit eyleminde bulundukları katılanlar aynı çatı altında yaşayıp yaşamadıkları, ekonomik birliktelikleri bulunup bulunmadığı araştırılıp sonucuna göre, katılanların … ile aynı ekonomik kaynağa ve mal varlığına sahip oldukları belirlenmesi halinde sanıkların eyleminin 5237 sayılı Kanun’un 150 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 106 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 43 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkralarında düzenlenen hukuki alacağı tahsil amacı ile tehdit suçunu, aksi halde aynı Kanun’ un 148 inci maddesinin birinci fıkrası ve 35 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen yağmaya teşebbüs suçunu oluşturulacağı gözetilmeden delillerin takdirinde ve suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur.
V. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle … 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2021 tarihli ve 2020/425 Esas, 2021/124 Karar sayılı kararına yönelik katılanlar …, … vekilinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,
11.04.2023 tarihinde karar verildi.